hamilelikbelirtileri.org https://www.hamilelikbelirtileri.org Hamilelik Belirtileri, İlk Belirtiler Nelerdir? tr-TR hourly 1 Copyright 2018, hamilelikbelirtileri.org Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Thu, 15 Nov 2018 00:00:00 +0000 60 Hamilelikte Bulantıya Ne İyi Gelir https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-bulantiya-ne-iyi-gelir.html Sat, 01 Aug 2015 04:12:30 +0000 Hamilelikte bulantıya ne iyi gelir, hamilelik döneminde kadınlar farklı zamanlarda bulantı sorunuyla karşılaşabilir. Bazı gebeler gün boyu bulantı sorunu çekerken, bazılarının yakınması sabah, akşam saatlerinde Hamilelikte bulantıya ne iyi gelir, hamilelik döneminde kadınlar farklı zamanlarda bulantı sorunuyla karşılaşabilir. Bazı gebeler gün boyu bulantı sorunu çekerken, bazılarının yakınması sabah, akşam saatlerinde etkili olur. Özellikle sabah bulantıları hamileliğin altıncı haftasıyla birlikte başlar, 8. ve 9. haftalara kadar etkisini iyice arttırır. İlk üç aylık trimesterde genellikle bulantı sorunu etkili olur. Ancak nadiren de olsa, gebeliği süresince bulantı sorunu olan kadınlarda bulunmaktadır. Hamileler genel olarak bu dönemde ilaç kullanamadığından, bulantı sorununa karşı bitkisel önerilerden faydalanabilir ya da bulantıyı azaltacak önlemler alınabilir.

Hamilelikte bulantıya iyi gelen öneriler

Zencefil: Özellikle sabahları oluşan bulantıların hafifletilmesi için, her gün 2-3 bardak zencefil çayı içilebilir. Çayın hazırlanmasında taze zencefil kullanılması tavsiye edilmektedir.

Sindirimi kolay olan gıdaların tüketilmesi: Yağ içeren, bol proteinli besinlerin yerine hafif besinler, tuzlu krakerler tercih edilmelidir. İçeriğinde koku ve tat etkisi fazla olmayan krakerler sabahları oluşan bulantıyı kesebilir. Hamile kadınlar sabahları uyandığında yatağın baş ucunda tuttukları krakerleri yiyerek, bulantının olmamasını ya da hafiflemesini sağlayabilirler.

Limon: Ekşi tadı ve kokusuyla limon, hamile kadınların bulantı sorununa çare olabilir. Dilerseniz bunu zencefil çayıyla birlikte kullanabilir, etkisini arttırabilirsiniz.

Midenin boş bırakılmaması: Midenin boş olması bulantının artmasını sağlayabilir. Bu nedenle sindirimi kolay olacak, hafif atıştırmalıklar tüketilebilir. Özellikle midenin suyunu alacak bir parça ekmek içi bile hamilelerin bulantı sorununa çare olabilir.

Su içmek: Hamile kadınların vücutlarında su kaybının olması, bulantıyı tetikleyecek bir unsurdur. Bu yüzden özellikle mide bulantısının olduğu zamanlarda su tüketimine özen gösterilmelidir. Suyu azar azar tüketmeli ve soğuk olmamasına özen gösterilmelidir. Bu arada kafeinli içeceklerden uzak kalınmalıdır. Bulantının su kaybından dolayı oluşması halinde, suyla birlikte muz tüketilmesi de yararlı olacaktır.

Hamilelikte Bulantıya Ne İyi Gelir

Nane: Bulantı sorunu olan gebe kadınların bu esnada 1-2 taze nane yaprağını çiğnemesi ya da nane çayı içmesi yararlı olacaktır. Mideyi rahatlatacak etkisiyle, nane bulantının azalmasına neden olur. Bulantıyla birlikte mide ekşimesi sorunu olursa, bu durumda nane mide ekşimesini arttırabilir. Buna dikkat edilmelidir.

Elma: Lifli içeriği nedeniyle elma, midede bulunan toksinlerin atılmasını sağlar ve bulantı sorununa çare olabilir. Ancak elma ağır ağır tüketilmelidir.

Kuruyemiş: Beslenmede protein eksikliği olursa, mide bulantısı görülebilir. Bu durumda gebe kadınlar protein ihtiyacı için besinleri yemeyi reddedebilir. Bu yüzden fıstık, fındık, badem gibi kuruyemişler tüketilebilir.

Tavuk suyu: Mide bulantısına iyi gelen tavuk suyu, hamilelik döneminde de etkili olabilir.

Bu önerilerin dışında hamile kadınlar bulantı çektikleri dönemlerde yürüyüş yapabilir, yemeklerini ağır yemeyi tercih edebilir, bulundukları ortamı havalandırabilir, dikkatlerini dağıtacak kitap okuma gibi faaliyetlerde bulunabilir. Mide bulantısının geçici bir dönem devam edeceğini bilirlerse, bu sorunun kendilerini daha az etkilemesini sağlayabilirler.

]]>
Hamilelikte İshal https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-ishal.html Sat, 01 Aug 2015 04:12:18 +0000 Hamilelikte ishal normal şartlara göre daha çok tehlike arz edebilir ve bebeğinize zarar verebilir. Eğer böyle bir durum yaşarsanız mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. İshal normalde bir hastalık değildir ve vücutta ki dışk Hamilelikte ishal normal şartlara göre daha çok tehlike arz edebilir ve bebeğinize zarar verebilir. Eğer böyle bir durum yaşarsanız mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. İshal normalde bir hastalık değildir ve vücutta ki dışkının sık ve çok akıcı bir şekilde vücuttan atılmasıdır. Yetişkinler için çok büyük sıkıntılar yaratmasa da hamilelikte ishal bebeğiniz için sıkıntı yaratabilir. İshal durumunda vücut susuz kalabilir buda bebeğinizin gelişiminde olumsuz etkiler yaratabilir. İshalden ölen bebek sayısı çok fazladır bunların az sayıda olanı anne karnında ölen bebeklerdir. Çoğu anneler hamilelik durumunda herhangi bir rahatsızlık yaşarsa ilaç kullanmazlar çünkü bunun bebeğe zarar vereceğini düşünürler fakat bu tamamen yanlış bir yoldur.

Hamilelikte ishal de bu durumun bir benzeridir. Normal şartlarda ishal olan bir kadın ishalin bir süre sonra geçeceğini düşünür ve bu düşünceye hamileyken ishal olursa yine kapılır. Kendiliğinden geçeceğini düşünür ve doktora başvurmaz. Doktora gitmemesinin en büyük nedeni ise ilaç alacağını düşünmek ve hamilelikte ishalin önemsiz olduğunu düşünmektir.
Hamilelikte İshal
Hamilelikte ishal durumunun en büyük nedenlerinden biri içtiğiniz sular olabilir. Musluk sularının temiz olmaması veya ilaçlanması yada kullandığınız hazır suların sağlıksız olması hamilelikte ishali durumunu ortaya çıkarabilir. Bu nedenle içtiğiniz sulara çok dikkat etmelisiniz ve markasını bilmediğiniz sulardan içmemelisiniz. Özellikle trafikte satılan ve insanların almaya mecbur kaldığı yerlerde satılan sulara çok dikkat etmelisiniz. Sularınızı uzman kontrollerinin geçtiği yerlerden almaya özen gösteriniz. Bunlar nereler olabilir diye soracak olursanız en büyük örneği büyük marketlerdir ve hepimizin yakınlarında bulunmaktadır.

Hamilelikte ishal durumunda tedavi sürecini aksatmamalısınız ve doktorunuzun tavsiyelerine kesinlikle uymalısınız. Doktora görünmekten kaçınmayın ve verdiği ilaçları kullanmaktan çekinmeyin çünkü doktorunuz bebeğinize zarar verecek ilaçları tavsiye etmez aksine bebeğinizin ishalden gelecek tehlikeli durumlardan korumak için ilaç verecektir.]]>
Hamilelikte Cilt Bakımı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-cilt-bakimi.html Sat, 04 Oct 2014 08:55:18 +0000 Hamilelikte cilt bakımı, bu dönemde kadınlarda yaşanan yoğun hormonal değişimler, metabolizmanın hızlanması gibi etkenlerle birlikte ciltte bazı değişimler meydana gelir. Özellikle gebeliğin ilk trimesterinde cildi Hamilelikte cilt bakımı, bu dönemde kadınlarda yaşanan yoğun hormonal değişimler, metabolizmanın hızlanması gibi etkenlerle birlikte ciltte bazı değişimler meydana gelir. Özellikle gebeliğin ilk trimesterinde cildin doğal salgısı sebumda olan artış yüzünden, cildinde akne sorunu bulunmayan anne adaylarında bile akne oluşumu meydana gelebilir. Bu yüzden cilt bakımına özen gösterilmelidir. Fakat kimyasal içeriğe sahip olmayan, organik cilt temizleyicileri kullanarak cilt temizliği yapılmalıdır. Hamilelikte kimyasal madde içermeyen ürünlerle cilt bakımına önem vermelisiniz. Cildinizde mekanik peelingler kullanmayı tercih etmelisiniz. Kozmetik ürünler kullanılırken, bebeğinizin fiziksel ve zihinsel gelişimine engel olmamak için  daha hassas davranmalısınız.  

Hamilelikte cilt değişimleri ne zaman görülmeye başlanır

Hamilelikte ilk üç aylık dönemle birlikte ciltte sebum artışı olmasıyla ciltte akne oluşumları ve renk değişimleri meydana gelmeye başlar. Hamileliğin son trimesterinde cildin iyice gerilmesi ve bebeğin daha fazla bası yapması nedeniyle, ciltte gözle görülür çatlaklar meydana gelir. Bu yüzden erken dönemde cilt elastikiyetini arttıracak, kimyasal içeriği olmayan tıbbi ya da doğal kozmetik ürünlerin kullanılmasına başlanmalıdır. Masajla cilde tatbik edilen ürünlerle, kiloyu kontrol altına almakla cildimizin bu tür değişimlerden daha az etkilenmesine çalışılmalıdır. 

Hamilelikte ciltte renk değişimleri

  • Meme başlarında renk koyulaşması
  • Göbek ve göğüs arasında olan dikey çizgide renk koyulaşması
  • Vücutta bulunan benlerde büyüme ve sayı olarak artma
  • Yüz bölgesinde alın, elmacık kemikleri ve burunda gebelik maskesi denilen durumun oluşması

Hamilelikte özellikle esmer cilde sahip olan anne adaylarının mineral içeriği olan organik güneş koruyucu ürün kullanmaları gerekir. Bunu güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulamaları ve açık havada bulundukları sürece 3 saatte bir tekrar etmeleri çok önemlidir.

Hamilelikte Cilt Bakımı

Hamilelikte meydana gelen cilt hastalıkları

Gebelik döneminde anne adayının var olan sedef gibi cilt hastalıklarının olması halinde, bunların seyri farklı gelişebilir. Bazı hastalıklar daha fazla kötüleşirken, bazı hastalıkların aktivitesinde azalma meydana gelebilir. Bu yüzden cilt hastalıkları olan anne adayları hamilelik süresince dermatolog kontrolünde olmalıdır. Hamilelikte mantar enfeksiyonları oluşma eğiliminde artış görülmektedir. Bunun sebebi vücuttaki bağışıklılık farklılıkları, anne adayının kilosunda ve terleme oranında artış olmasıdır. Ayrıca bu dönemde toplardamarlarda gelişen mantar, hemoroit gibi sorunlarda meydana gelebilir. Kilo artışı nedeniyle ciltte selülit oluşumunun engellenmesi için, hafif egzersizler yapılmalıdır. 

Hamilelikte cilt bakımı için yapılabilecekler

Duş almak: Bu dönemde ter bezlerinin daha fazla çalışması nedeniyle her gün dış alınması tavsiye edilir. Ilık suyla en fazla 15 dakika sürecek duş sırasında doğal sabunlar kullanılmalıdır. Saçlarda bile bu sabunlar kullanılmalı, banyo sonrasında cilt çatlaklarına karşı karın ve göğüs bölgesine bebe yağı sürülmelidir. Hamilelikte mantar enfeksiyonlarına eğilim arttığından, vücutta her alan iyice kurulanmalı, pamuklu çamaşır ve çoraplar tercih edilmelidir.
Göğüs bakımı: Göğüs bölgesi hamilelikte özen gösterilmesi gereken alanlardır. Göğüs çatlaklarına engel olabilmek için, duş sonrası nemlendirici kullanılmalı ve masaj yapılmalıdır. Göğüslerdeki sarkma için, günde iki defa soğuk suyla yıkanması faydalı olur.
Makyaj ve saç bakımı: Hamilelikte ilk üç ay bebeğin gelişimi için çok önemlidir. Bu nedenle ilk 3 ay daha dikkatli olunmalıdır. Saçlarda kimyasal ürün kullanımından kaçınılmalıdır. Özellikle bu dönemde boya yapılmakt]]> Hamilelikte İkili Test Nedir https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-ikili-test-nedir.html Sat, 04 Oct 2014 08:55:03 +0000 Hamilelikte ikili test nedir, hamilelikte yapılan ikili test halk arasında kombine test, ikili tarama testi, ikili tarama gibi farklı isimlerle olarak anılır. Hamileliğin sağlıklı şekilde devamının sağlanması için, Hamilelikte ikili test nedir, hamilelikte yapılan ikili test halk arasında kombine test, ikili tarama testi, ikili tarama gibi farklı isimlerle olarak anılır. Hamileliğin sağlıklı şekilde devamının sağlanması için, bu test  gebeliğin ilk üç ayında yapılmaktadır. Anne rahminde gelişmekte olan bebekte kromozom anomalileri açısından taşıyabileceği risklerin belirlenmesi için yapılan bir tarama testi olan ikili test, bebeklerde down sendromu, mongol bebek, trizomi 18 gibi risklerin tespit edilmesinde yardımcı olur. Bu test sırasında ultrasonla bebeğin ense kalınlığının ölçülmesi, kadından alınan kan örneğiyle PAPP-A ile HCG değerlerine bakılır.

Hamilelikte ikili test ne zaman yapılır

Ultrasonla bebeğin ense kalınlığının ölçülmesi hamilelik döneminin 11. ve 14. haftaları arasında en iyi sonucu verir. Bu nedenle ikili test  bu dönemde yapılır. Ancak testin gebeliğin 11. haftasında yapılması halinde, down sendromlu bebeklerin belirlenme oranı % 87 gibi iyi bir orana sahipken, 14. haftalık gebelikte bu oran % 79 oranına düşer. Bu nedenle erken uygulanması daha faydalıdır. Down sendromu tespit edilme oranı ikili testte, üçlü testle kıyaslandığında daha yüksektir. Çünkü üçlü testteki oran % 69 dur. Bu açıdan da ikili testin zamanı kaçırılmamalıdır. 

İkili testte neler yapılır

Bebeğin ense kalınlığının ölçülmesi: Gebeliğin 11. ve 14. haftalarında anne adayı sırt üstü yatırılarak, ultrason yardımıyla bebeğin ensesindeki arka taraftaki saydam alan milimetre cinsinden ölçülmektedir.

İkili test: Anneden alınan kan örneğinde PAPP-A ile HCG adlı iki hormon proteinine bakılmaktadır. Yapılan test bu yüzden ikili test olarak tanımlanır. Fakat testte bebeğin ense kalınlığının ölçülmesi ve anne adayının kanındaki iki hormon proteini kombine edilerek sonuç alınmaktadır.

Hamilelikte İkili Test Nedir

Yapılan test sırasında bebeğin ensesindeki boşluğun belirli bir seviyenin altında olması gerekir. Bebeğin başı ile popo mesafesi de alınır. Bu sırada anne adayından kan örneği alınarak değerlere bakıldıktan sonra, bilgisayar ortamına kadının yaşı, kilosu ve boyunun değerleri de girilerek, bebeğin down sendromu riski belirlenmektedir. Fakat bu teste göre bebekte kesin olarak down sendromu var denilemez. Sadece daha ileri tetkiklerin yapılması konusunda bilgiler elde edilir. Test sonucu yüksek riskli çıktığı takdirde, amnio sentez uygulaması yapılmaktadır. Ancak anne adayının 35 yaşın üzerinde olması halinde, ikili test yapılmadan direkt olarak amnio sentez uygulaması yapılır.

İkili testte hangi değerlere bakılır

Bebekte down sendromu, kalp hastalıkları ve dolaşım sorunları olduğunda, bebeğin ense kalınlığı olması gerekenden daha kalın çıkar. Bu değerin fazla çıkması anne adayının yaşıyla da alakalıdır. Yaşın ilerlemesi durumunda ense kalınlığı artar. Bebekte hem ense kalınlığının yüksek çıkması, hem de kan değerlerinin yüksek çıkması halinde bebekte down sendromu görülme riski yükselir. Anne adayının kanında bakılan PAPP-A değeri normalden daha az çıkarsa, serbest HCG değerinin normalden daha yüksek çıkması gerekir. Down sendromu riski kandaki değerler ile bebeğin ense kalınlığının birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir. Bu test her yaştaki anne adayına uygulanmalıdır. Anne adayının ileri yaşta olması tespitteki başarıyı arttırmaktadır. İkili testin yapıldığı her 20 anne adayının 16 sı yüksek riskli, 4 kadında ise, risk belirlenmez.

]]>
Hamilelikte Yapılması Gerekenler https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-yapilmasi-gerekenler.html Sat, 04 Oct 2014 08:54:54 +0000 Hamilelikte yapılması gerekenler, hamilelik döneminin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi anne adayının alışkanlıklarına ve davranışlarına dikkat etmesi gerekir. Bu dönem kadının yaşamında rutin alışkanlıklar Hamilelikte yapılması gerekenler, hamilelik döneminin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi anne adayının alışkanlıklarına ve davranışlarına dikkat etmesi gerekir. Bu dönem kadının yaşamında rutin alışkanlıklara ara verilen, bazı kurallara dikkat edilmesi gereken bir süreçtir. Toplumda hamile kalan kadınlar genellikle hamilelikleri başladıktan sonra rutin doktor kontrollerine giderler. Fakat hamile kalmayı planlayan kadınların daha önce doktora giderek, hamileliği için bir hazırlık sürecinden geçmeleri gerekir. Hamileliğin sağlıklı şekilde devam etmesi ve tamamlanması için böyle bir temel atılmalıdır. Hamilelik dönemi emek verilmesi gereken bir süreci kapsamaktadır.

Anne adayı gebeliğin başlamasından itibaren doktor kontrolünde olması gerekir. Kadında gebelik açısından herhangi bir risk bulunmuyorsa, 28. hamilelik haftasına kadar her ay periyodik olarak kontrole gitmelidir. Daha sonra 36. haftaya kadar ayda iki defa kontrole gidilmeli, 36. haftadan itibaren her hafta düzenli şekilde doktora gidilmelidir. Anne adaylarında gebeliğin değerlendirilmesi için, üçer aylık dönemlerde farklı incelemeler yapılır. Bunların zamanı geçirilmemeli, acil durumlarda hemen doktora gidilmelidir. Risk taşıyan gebelerde daha sık doktor kontrolleri yapılmalıdır.

Hamilelikte Yapılması Gerekenler

Hamilelikte neler yapılmalıdır

  • Hamileliğin daha sağlıklı geçmesi için, gebelik öncesinde kadınların bir jinekolog tarafından değerlendirilmesi gerekir. Hamileliğin planlanmadan olması halinde, öğrenilmesini takiben hemen doktora gidilmelidir.
  • Hamilelikte bebekte olabilecek doğumsal anomalilerin önlenmesi açısından, folik asit kullanımı oldukça önemlidir. Planlı bir gebelikte en az 3 ay öncesinde folik asit alımına başlanmalı, hamilelikte 3 ay boyunca kullanımına devam edilmelidir.
  • Hamilelik öncesi ya da hamilelikte yapılan muayenede hepatit, toksoplazma, rubella antikorları, tiroit fonksiyonları açısından TSH değerleri incelenmelidir.
  • Hamilelik kadın için fizyolojik bir süreç olarak görülse de, daha fazla önemsenmesi gerekir. Kadınlar alkol ve sigara alışkanlıklarını bırakmalı, sigara içilen ortamlardan uzak durmalı, kafein içeren çay, kahve, kola gibi içecekleri sınırlamalıdır. 
  • Hamilelik döneminde sağlıklı ve düzenli bir beslenme programı uygulanmalıdır. Anne adayları düzenli uyku alışkanlığı edinmelidir. Stresten uzak kalmalı, ağır aktivitelerden kaçınmalıdır. Beslenmesinde sebze ve meyveyi, eti, balığı, yumurtayı, sütü dengeli olarak tüketmeli, çiğ besinlerden kaçınılmalıdır. Yiyeceklerin yıkanmasına, içeceklerin sütün pastörize edilmesine dikkat edilmelidir. Yemeklerini daha sık aralıklarla, daha az miktarlarda yemelidir. Uzun süre açlıktan kaçınmaları gerekir.
  • Daha önceden kronik hastalığı olan anne adayları, bunu ve kullanmış olduğu ilaçları doktoruna bildirmelidir. Şeker hastası ve yüksek tansiyon hastaları bu konuya daha fazla dikkat etmelidir.
  • Hamilelik süresince kadınların kendilerini bulaşıcı hastalıklara karşı koruması çok önemlidir. Bu yüzden kalabalık yerlere girmemeli, özellikle okul çağında olan çocuklardan uzak kalmalıdır.
  • Hamilelikte sıcak banyo yapmaktan, sauna gibi sıcak ortamlarda bulunmaktan kaçınılmalıdır. Röntgen merkezi, manyetik alanlar gibi yerlerden uzak kalmaları gerekir.
  • Hamileliğin devamında sorun yaşamamak için düzenli doktor ziyaretleri ihmal edilmemelidir.

Hamilelikte hangi tetkikler yapılmalıdır

Hamilelikte ilk muayene sırasında kan ve idrar tahlilleri yapılmalı ve ultrason yapılarak gebelik teşhisi konulmalıdır. Hamilelikte ilk 3 ay içinde bebekteki anomalilerin tespiti için tarama testi olan ikili test yapılmalıdır. Testte anne adayının kanındaki değerlere, bebeğin ultrasonla değerlendirilmesine bakılır. Bebeğin ense kalınlığı, annenin kanındaki değerlerle birlikte değerlendirilerek genetik anormallikler açısından bi]]> Hamilelikte Karın Ağrısı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-karin-agrisi.html Sat, 04 Oct 2014 08:54:49 +0000 Hamilelikte karın ağrısı, hamilelik döneminde her anne adayında ortaya çıkan bir yakınma olan karın ağrısı, en fazla ilk trimesterde etkili olur. Karın ağrısına genellikle kasık ağrısı da eşlik eder. Bunlar Hamilelikte karın ağrısı, hamilelik döneminde her anne adayında ortaya çıkan bir yakınma olan karın ağrısı, en fazla ilk trimesterde etkili olur. Karın ağrısına genellikle kasık ağrısı da eşlik eder. Bunlar çeşitli sebeplerden kaynaklanır. Bazı ağrılar normal kabul edilirken, bazılarının tedavi edilmesi gerekebilir. Hamileliğin ilk günleriyle birlikte hissedilen karın ağrıları, adetin gecikmesiyle birlikte yaşanan adet öncesi ağrıları andırır. Bu dönemde hissedilen ağrılar giderek artış gösterebilir. Ağrılar hareket halindeyken, ani şekilde ayağa kalkarken, uzun süre ayakta kalındığında aniden başlayabilir ve giderek şiddetlenebilir. 

Hamilelikte karın ağrısı neden olur

Bu süreçteki karın ağrıları genellikle rahmin büyümesi nedeniyle oluşur. Rahim çevresinde olan zarlardaki gerilme, rahmin büyümesiyle artar ve ağrıların oranını arttırır. Bu ağrıları anne adayları çeşitli şiddetlerde hissedebilir. Bazılarında hafif olan ağrılar, bazılarında şiddetli bıçak saplanması şeklinde olabilir. Bunun dışında karın ağrıları kabızlıktan ve mide sorunlarından da kaynaklanabilir. Çünkü hamilelik döneminde sindirim sistemi bozuklukları daha fazla görülmektedir. Bu yüzden hamilelik döneminde beslenmenin ve eğersizin önemi büyüktür. Rahim büyürken çevresinde olan dokulara baskı yaptığından, karın ve kasık ağrısı dışında bacaklarda da ağrıya neden olabilir. Bu tür ağrılar hamileler için normal karşılanmakta ve ilaçlarla hafifletilmektedir. Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde Braxton Hicks adı verilen kasılmalarında karın ağrısına neden olduğu bilinmektedir.

Gebe kadınlarda bazı karın ağrıları normal kabul edilmez. Bu tür ağrılar uzun süreli ve kramplar şeklinde hissedilir. Anne ve bebeğin sağlığı açısından mutlaka tedavi edilmelidir. Bunlar ilk aylarda yaşandığında, dış gebelik ve mol gebelik gibi sorunların habercisi olarak değerlendirilebilir. Son aylarda görülen karın ağrılarında ve kasılmalarda erken doğum ve preeklampsi gibi olumsuzluklar değerlendirilmelidir. 

Hamilelikte Karın Ağrısı

Hamileliğin normal seyri içinde görülen karın ağrıları dışında, hamilelik dışındaki hastalıklar da karın ağrısına sebep olabilir. Bu hastalıklar içinde böbrek taşı, ülser, idrar yolu enfeksiyonu, apandisit, safra kesesi iltihabı, pankreas, bağırsak enfeksiyonları, bağırsak tıkanıklıkları, miyomlar ve mide sorunları sayılabilir.

Hamilelikte karın ağrısı tedavisi

Hamilelikte oluşan karın ağrıları için mutlaka doktor kontrolüne gidilmelidir. Bu tür ağrılar hafif ağrı kesicilerle kontrol altına alınmalıdır. Özellikle karın ağrısına eşlik eden terleme, kanama, bulanık görme, nefes alamama, baş dönmesi, halsizlik ve kusma gibi belirtiler varsa hiç vakit kaybetmeden doktora gidilmelidir. Bunun altında başka bir hastalık bulunuyorsa, hastalığın tedavisi yapılmalıdır. Hamilelikte rahmin büyümesi vücutta ağırlık merkezinin değişimine, omurganın fizyolojik şeklinin bozulmasına neden olur. Bu sebeplerle oluşan karın ağrılarında kalsiyum ve magnezyum alımı, sert yatakta yatmak ağrıların hafiflemesine yol açar. Rahimde olan kasılmaların sıklaşması karın ağrısıyla karıştırılmamalıdır. Bu erken doğum belirtisi de olabilir. Bu durumda anne adayına NST testi yapılarak tanı konulabilir. Verilecek ilaçlarla hamileliğin devamı sağlanır. Gebelik döneminde en tehlikeli karın ağrısı şiddetli ve karnın tahta gibi sert olduğu ağrılardır. Bu tür ağrılar tedaviye yanıt vermez. Kadında tansiyon düşer ve şok gelişimi söz konusu olabilir. Buna vajinal kanama eşlik edebilir. Bu durumda genellikle bebek kaybedilebilir, annenin yaşamı tehlikeye girebilir. Bu nedenle karın ağrıları hamilelikte ihmal edilmeyecek kadar önemlidir.

]]>
Hamilelikte Şeker Testi https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-seker-testi.html Sat, 04 Oct 2014 08:54:39 +0000 Hamilelikte şeker testi, gebelikte herhangi bir belirti vermeden gelişme gösteren gestasyonel diyabet yani gebelikte görülen şeker hastalığının 24. ve 28. haftalarda yapılan iki farklı şeker testiyle araştırılması Hamilelikte şeker testi, gebelikte herhangi bir belirti vermeden gelişme gösteren gestasyonel diyabet yani gebelikte görülen şeker hastalığının 24. ve 28. haftalarda yapılan iki farklı şeker testiyle araştırılmasıdır. Diyabet yönünden daha fazla risk taşıyan gebelere 100 gram glikoz yüklemesi yapılarak OGTT denilen tanı koyduran test, risk açısından düşük olan kadınlara 50 gram glikoz yüklenerek PPG denilen tarama testi uygulanır. PPG testinde sadece ilk saatte tokluk kan şekeri ölçümü yapılırken, OGTT testinde birer saat aralıkla dört defa kan şekeri ölçülür. PPG testi şeker hastalığı tarama testidir. Test sonucu kan şekeri yüksek çıkan anne adaylarına diyabet şüphesine tanı koyulması için, OGTT testi yapılır. PPG testi için aç ya da tok olunması önemli değildir. Fakat glikoz verildikten sonra bir saat herhangi bir şey yenilmemesi gerekir. Risk taşıyan gebelerde belirli aralıklarla şeker testinin tekrarlanması uygun olur. Hamilelikte şeker testi yapılmadığında anne ve bebekte oluşacak sorunların tespit edilememesi ya da bunların geç saptanması gibi etkilerle anne ve bebekte geri dönüşümü olmayan sağlık sorunları yaşanabilecektir.

Hamilelikte şeker hastalığı açısından risk taşıyan anne adayları

  • Daha önceden gebeliğinde şeker hastalığı olanlar
  • Önceki gebeliklerinde ölü doğum yapmış ya da anomalisi olan bebek doğurmuş olanlar
  • Gebeliğe aşırı kiloyla başlayan ya da 35 yaşın üzerinde olanlar
  • Çok sayıda düşük yapmış ya da önceden 4 kg daha fazla kilolu bebek doğuranlar
  • Hamilelik süresince fazla kilo alanlar
  • İdrarında glikoz tespit edilenler
  • Ailesinde kalıtımsal olarak şeker hastalığı olanlar
  • Hamileliğinde amnios sıvısı fazla olanlar 

Hamilelikte Şeker TestiHamilelikte şeker testinin yapılmasının önemi nedir

Şeker testinin yapılmadığı hamile kadınlarda, gestasyonel diyabet olması halinde kan şekerinin kontrol altında tutulmasın mümkün değildir. Anne adayı bu durumda bazı hastalıklara karşı savunmasız kalır. Aynı zamanda kan şekerinin ani yükselmesi nedeniyle anne karnında olan bebeğin ölme riski bulunmaktadır. Bu risk şeker hastalığı tespiti yapılmış ancak tedavisini aksatan ve kan şekeri seviyeleri yüksek seyreden anne adaylarında daha yüksektir. Kan şekerinde yükselme olması amnios sıvısının artmasına ve bebeğin daha kilolu doğmasına neden olmaktadır. Doğumda bebekte oksijensiz kalma, sarılık gibi sorunların yaşanmasına sebep olabilir. Bebeğin ileri yaşlarında kalp hastalığı gelişimine, şeker hastası olmasına yatkınlık gözlenebilir. 

]]>
Hamilelikte Pilates https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-pilates.html Fri, 03 Oct 2014 06:41:44 +0000 Hamilelikte pilates, gebelik dönemi kadında fiziksel, psikolojik ve hormonal değişimlerin yaşandığı özel bir süreçtir. Bu dönem salgılanan hormonlar, bebeğin büyümesiyle annenin vücuduna ağırlık yüklemesi, ann Hamilelikte pilates, gebelik dönemi kadında fiziksel, psikolojik ve hormonal değişimlerin yaşandığı özel bir süreçtir. Bu dönem salgılanan hormonlar, bebeğin büyümesiyle annenin vücuduna ağırlık yüklemesi, anne adayının kas ve iskelet yapısında değişimlere neden olur. Bel ve sürt ağrıları meydana gelebilir, bağ dokusunda gevşeme olur, eklemler daha kolay yaralanabilir, el ve ayaklarda meydana gelen ödem nedeniyle karpal tünel ve tarsal tünel sendromu oluşabilir. Bu dönemde bebeğin yaptığı ağırlıkla rahme yapılan baskı ve yerçekimi yüzünden pelvis tabanında yaklaşık 2,5 cm çökme oluşur. Güçlü pelvis taban kaslarının olması doğumda ve sonrasında oldukça önemlidir. Pilates kasların güçlendirilmesi için, anne adaylarına en faydalı egzersizlerden birisidir. 

Hamilelikte pilates yapmanın faydaları

  • Doğum sırasında daha rahat ıkınma yapılmasını sağlayarak, doğumu kolaylaştırır
  • Doğum sırasında meydana gelebilecek yırtıklar azalır
  • Hamilelikte ve daha sonra oluşabilecek idrar kaçırma sorunları ortadan kalkar
  • Doğumdan sonra rahmin daha kolay toparlanması sağlanır
  • Hamilelikte oluşan hazımsızlık, ödem gibi sorunların azalması sağlanır
  • Nefes egzersizleri yapıldığından, gevşeyen ve uzayan karın kasları daha hızlı güçlenmekte, toparlanmakta ve gebelik döneminde kadının duygusal dalgalanmalardan daha az etkilenmesine neden olmaktadır.
  • Egzersizler nedeniyle anne adayının uykuları düzenlenir, günü zinde bir şekilde geçirir.
  • Cinsel yaşam üzerine de olumlu etkiler yapar
  • Hormonlar nedeniyle zayıflamış olan göğüs kaslarını güçlendirir
  • Egzersiz yapılırken zihinsel farkındalığı sağladığından, kadının mental rahatlamasını sağlar
  • Yapılan araştırmalarla hamileliğinde egzersiz yapan kadınların bebeklerinde otonom fonksiyonlar, diğer bebeklere göre daha iyi çalışmaktadır.

Hamilelikte PilatesHamilelikte pilatese ne zaman başlanmalıdır

Gebelik döneminde doktorun izin verdiği sürece, hamileliğin 12. ve 16. haftalarında başlanabilir. Bu egzersizler her hafta 2-3 defa doğuma kadar güvenle yapılabilir.

Hamilelikte pilates kimlere önerilmez

  • Erken doğum riski olan kadınlara
  • Vajinal kanaması olan anne adaylarına
  • Erken membran rüptürü olanlara
  • Yüksek tansiyon gibi genel sağlık sorunları bulunan hamilelerde doktor kontrolüyle yapılması tavsiye edilir. 

Hamilelik pilates yapmak kas ve iskelet sorunlarına faydalıdır

İlerlemiş omurga eğrilikleri, skolyoz, doğuştan kalça çıkığı gibi sorunları bulunan anne adaylarının pilates yapması çok faydalı olur. Hamilelik normalde bu tür sorunların artmasına neden olur. Ancak düzenli olarak pilates egzersizleri yapıldığında, anne adaylarının rahatlamasını sağlayacak kas ve iskelet sisteminde değişimlere neden olur. Tüm vücudun dengeli şekilde çalışmasını sağlar, gebe kadının değişen anatomisine uygun egzersizler içerir. 

]]>
Erken Hamilelik Belirtileri https://www.hamilelikbelirtileri.org/erken-hamilelik-belirtileri.html Fri, 03 Oct 2014 06:40:43 +0000 Erken hamilelik belirtileri, Hamilelik dönemi anne adayını zorlayan birçok belirti ve şikayetin yaşandığı zorlu ve uzun bir süreçtir. Bu dönemde anne adayı hem psikolojik hem de fiziksel birçok değişim yaşar. Gebe Erken hamilelik belirtileri, Hamilelik dönemi anne adayını zorlayan birçok belirti ve şikayetin yaşandığı zorlu ve uzun bir süreçtir. Bu dönemde anne adayı hem psikolojik hem de fiziksel birçok değişim yaşar. Gebelik rahme yerleştikten sonra HCG olarak adlandırılan hormon üretilmeye başlar. Normal şartlarda HCG hormonu kan ve idrarda az miktarda bulunmaktadır. Ancak bu hormon gebeliğin başlaması ile beraber artmaya başlar. Yapılan gebelik testinde kan ya da idrarda bu hormonun artışı tespit edildiğinde gebelik kesinleşir.

Adet Gecikmesi: Erken hamilelik belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Fakat bazı belirtilere çoğu gebe kadın maruz kalmaktadır. Erken hamilelik belirtisi denildiği zaman akla ilk gelen adet gecikmesi olmaktadır. Eğer adet gecikmesi yaşanmış ve gebelik planlanıyorsa hamilelik olasılığı oldukça yüksektir.

Göğüslerde Hassasiyet: Hamileliğin bir diğer belirtisi de göğüslerde yaşanan hassasiyettir. Göğüslerde normalden farklı olarak şişme, ağrı ve temas edildiğinde acı hissetmek yine bir hamilelik belirtisidir.

Mide Bulantısı: Mide bulantısı gebelerin tümünün %80'inin maruz kaldığı bir hamilelik belirtisidir. Özellikle sabah bulantıları anne adayını canından bezdirebilir. Genellikle adet gecikmesinden hemen sonra başlayarak gebeliğin 4. ayına kadar yoğun bir şekilde yaşanır. Ani bir mide bulantısına kusma eşlik edebilir. Gebeliğin 3-4. ayından sonra yavaş yavaş ortadan kaybolur. Ancak bazı gebelerde gebelik tamamlanıncaya kadar devam edebilir.

Erken Hamilelik Belirtileri

Aşırı Yorgunluk: Hamileliğin en erken dönemlerinde aşırı yorgunluk hissi ve beraberinde sürekli uyku hali hissedilebilir. Anne adayı daha önce uyuduğu saatlerden önce uyuyabilir, sabahları uyanmakta güçlük çekebilir ya da gün içinde herhangi bir saat uyumak isteyebilir.

İştah Patlaması-Tiksinme: Bazı anne adaylarında aşırı bir iştah artışı yaşanırken bazılarında yiyeceklere karşı hassasiyet oluşabilir. Bazı yemeklerin kokusuna karşı aşırı tiksinme yaşanarak mide bulantısı söz konusu olabilir.

Sık İdrara Çıkmak: Sık aralıklar ile idrar çıkmak hamileliğin erken belirtilerindendir. Bazı anne adaylarında hamileliğin ilk birkaç ayında yaşanırken bazılarında doğuma kadar devam edebilir.

Ateş Basması: Vücut ısısında yaşanan artış hamileliğin erken belirtileri arasında yer almaktadır.

Duygusallık: Gebelik hormonlarının etkisi ile ruh halinde değişimler yaşanabilir. Anne adayı bazen aniden ağlayabilir, heyecanlanabilir ya da kendini çok mutlu hissedebilir.

]]>
En Erken Hamilelik Belirtileri https://www.hamilelikbelirtileri.org/en-erken-hamilelik-belirtileri.html Fri, 03 Oct 2014 06:38:28 +0000 En erken hamilelik belirtileri, kadınlar genellikle hamile kaldıkları zaman, bedenlerini iyi tanıyorlarsa bunu kendileri bile anlayabilir. Çünkü bazı istisnalar dışında bu belirtiler herkeste aynı şekillerde olur. Bu En erken hamilelik belirtileri, kadınlar genellikle hamile kaldıkları zaman, bedenlerini iyi tanıyorlarsa bunu kendileri bile anlayabilir. Çünkü bazı istisnalar dışında bu belirtiler herkeste aynı şekillerde olur. Bu doğal bir süreç olsa da, kadınlar için özel bir dönem olarak kabul edilir. Bu nedenle hamilelik belirtileri nasıl olursa olsun, bu dönemin doyasıya yaşanmasına gayret edilmelidir.

Hamilelik şüphesi nasıl başlar

Hamileliğin en erken belirtisi adet gecikmesiyle başlayabilir. Gebeliğin erken döneminde kadında bulantı ve kusma, yorgunluk, göğüslerde gerginlik, vajinal akıntının artması, uykuya meyilli olma, meme başında koyulaşma gibi belirtiler olur. Bu süreçte adet gecikmesinin olması farklı sebeplerden dolayı olması mümkün olsa da, buna diğer belirtilerin eşlik etmesi halinde kadında hamilelik şüphesi olması gerekir. Hamileliğin bu erken döneminde baş dönmesi, hormonlardaki değişimden idrar miktarının artması, aşerme etkisi, alkol, sigara ve besinlere karşı tiksinme, vücut ısısının farklılaşması ya da gebeliğe rağmen lekelenme tarzında kanamalar oluşması muhtemeldir.

Hamilelik belirtileri

Bulantı: Hamileliğin erken döneminde genellikle 6.-12. haftalarda başlayan sabahları ya da gün boyu devam eden bulantılar hamilelik belirtilerinin arasındadır. Bu belirtinin yaşanmasına kadınlar biraz sevinmelidir. Çünkü yapılan araştırmalar hamilelikte bulantı yakınması olan anne adaylarının daha nadir düşük yaşadığını belirlemiştir. Bulantı yakınması gebelikte HCG hormonundaki artıştan kaynaklanmaktadır. Gebeliğin üçüncü ayından itibaren bu hormonun düşmeye başlaması bulantıları azaltır.

Yorgunluk: Hamileliğin başlamasıyla kadınlar kendilerini daha yorgun hissederler. Bu etki başlangıçta yadırgansa da, hamilelikte progesteron hormonunun yükselmesi nedeniyle yorgunluğun yaşanması normal bir belirtidir.

Hormonlar: Gebelikte hormon değişimlerinin yaşanması nedeniyle kadında bazı belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Bunların artasında ciltte akne oluşması, ciltte renklenme, kalp çarpıntısı, kan yoğunluğunda azalma, varis, mide ekşimesi, kabızlık, kalsiyum artışı gibi etkiler sayılabilir.

En Erken Hamilelik Belirtileri

Kas kasılması: Hamilelikte döllenmiş yumurtanın bir kaç günde rahim iç duvarında tutunması, hamilelikte ilk belirtiler arasında kabul edilen beneklenme ve kas kasılmalarına neden olur. Kadın bu belirtileri yumurtanın döllenmesini takip eden 6-12 gün içinde hissedebilir. Bazen bu etkiler adet döneminde oluşan kramplarla karışabilir. Bu belirtiler hamilelik dışında enfeksiyonlardan, adet düzensizliğinden, doğum kontrol hapının değiştirilmesinden de kaynaklanabilir.

Vajinal kanama ve akıntı: Hamileliğin erken döneminde lekelenme tarzında vajinal kanamalara eşlik eden beyaz renkte ve kıvamlı bir akıntı meydana gelebilir. Bu etkiler rahmin iç duvarındaki kalınlaşmadan ve vajinada olan hücrelerdeki büyümeden oluşur. Ancak akıntının kötü kokulu olması halinde mutlaka araştırılması gerekir.

Göğüslerdeki değişimler: Erken dönemde meydana gelen belirtilerin arasında göğüslerde olan değişimler yer alır. Hormonların gebelikle birlikte değişime uğraması nedeniyle göğüslerde irileşme, hassaslaşma, gıdıklanma tarzında etkiler meydana gelir. Göğüs uçları koyulaşır. Bunlar her ne kadar hamilelikte yaşansa da, ilk başta hamilelik belirtisi dışında başka etkenlerde değerlendirilmelidir.

Hamilelik belirtileri farklı sıralarda meydana gelebilir

Hamileliğin erken döneminde meydana gelen belirtilerin süresi, sıklığı, şiddeti her kadında farklı olmaktadır. Bu belirtiler genellikle adet döneminde oluşan belirtilerle benzerlik gösterir. Hamileliği planlı olan kadınlar bu belirtileri hamilelik belirtisi olarak algılarken, hamile kalmayı hiç düşünmemiş bir kadında adet b]]> Hamilelikte Kansızlık https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-kansizlik.html Fri, 03 Oct 2014 06:38:15 +0000 Hamilelikte kansızlık, genellikte demir eksikliğine bağlı olarak görülür. Kansızlık kandaki hemoglobin değerinin normal sınırların altına düşmesiyle oluşur. Hamilelik döneminde birinci ve üçüncü trimesterde Hamilelikte kansızlık, genellikte demir eksikliğine bağlı olarak görülür. Kansızlık kandaki hemoglobin değerinin normal sınırların altına düşmesiyle oluşur. Hamilelik döneminde birinci ve üçüncü trimesterde hemoglobin değeri 11 gr/dl altındaysa ya da ikinci trimesterde 10,5 gr/dl altındaysa bu kansızlık yani anemi olarak değerlendirilir. Gebe bir kadının günlük demir ihtiyacı 6-7 mg kadardır. Demir kandaki hemoglobinin ana yapısında olan bir elementtir. Kadınlar kansızlık sorunu çekmeye erkeklerden daha yatkındır. Buna sebep olan adet kanaması nedeniyle düzenli olarak kan kaybına uğramaları ve beslenme düzenlerinin erkeklere göre daha farklı olmasındandır.

Hamilelik kansızlığı nasıl etkiler

Hamilelik dönemi anemi oluşma riskini arttıran bir süreç olarak kabul edilir. Kan şekilli elemanlar olarak tanımlanan akyuvar, şekilli elemanları taşıyan alyuvar hücrelerinden oluşur. Kırmızı kürelerin plazmaya olan yüzdesi hematokrit olarak tanımlanır. Normal olarak hematokrit % 38-45 olmalıdır.  Kandaki şekilli elemanların oranı % 38-45, kalan kısmı plazma tarafından oluşturulur. Hamilelik döneminde kadındaki kan hacmi % 50 oranında artış göstermektedir. Kandaki bu artışın çoğunluğu plazma bölümünde olur. Alyuvarların plazma kadar hızlı çoğalamaması nedeniyle kanın içinde alyuvar konsantrasyonu azalmaktadır. Bu hamilelikten öncesinden daha aşağıya düşmektedir. Özellikle hamileliğin ilk yarısında daha belirgindir. Bu durum demire daha fazla ihtiyaç duyulmasına neden olur. Hamileliğin başında bu ihtiyaç vücuttaki demir deposundan karşılanır, zaman geçtikçe depolar bile yetersiz kalır. Kadının demir takviyesi yapmaması halinde kansızlık ortaya çıkar. Hamile olan kadınların yaklaşık % 20 si anemiktir. Özellikle çoğul gebeliklerde bu durum daha belirgindir. Gebeliğe bağlı oluşan anemide risklerde artış olmaz. Ancak gebeliğe anemik başlama ya da gebeliğin ilk üç ayında anemik olmak sorun haline gelir.

Hamilelikte Kansızlık

Hamilelikte kansızlığın sebepleri nelerdir

  • Demir eksikliği anemisinde sebep yetersiz demir alımıdır. Bu dönemde özellikle yeşil yapraklı sebzelerin ve hayvansal gıdaların yeterince tüketilmesi gerekir.
  • Kadında folik asit yetersizliği olması
  • Kadında hemoroit ya da buna benzer sebeplerden kronik kan kaybının olması
  • Bebeğin gelişimi sırasında kadındaki depoları tüketmesi
  • Kaza ya da travma sonucunda fazla miktarda kan kaybının olması
  • Diğer kansızlık sebepleri 

Demir eksikliğine sebep olan faktörler

  • Çoğul gebelik olması
  • Beslenme yetersizliği
  • Sigara kullanma alışkanlığı
  • Alkol tüketimi
  • Bazı ilaçların kullanımı
  • Sindirim sistemindeki bazı hastalıklar
Hamilelikte demir eksikliği belirtileri nelerdir
Çoğu kadın anemik olduğunun farkında olmaz. Çünkü bu sorun yavaş geliştiğinden vücutta buna karşı tolerans gelişir. Ancak rutin incelemelerde bu durum belirlenebilir.Buna rağmen bazı belirtileri bulunmaktadır. Belirtilerin hamileliğin erken dönem belirtilerine benzerlik gösterdiğinden, bunlara dikkat etmek gerekir. 
  • Halsizlik ve çabuk yorulma
  • Solgun görünüm
  • Çarpıntı, aktivitelerde erken yorulma, nefes nefese kalma
  • Baş dönmesi ve baygınlık hissi
  • Baş ve karın ağrısı
  • Tırnak diplerinde soluklaşma
  • Nadiren sarılık olma
Hamilelikte kansızlık tanısı nasıl yapılır
Bu rahatsızlığa tanı koymak kolaydır. Yapılan kan sayımı sayesinde anemi teşhisi konulabilir. Öncelikle yapılan kan sayımıyla hamilelikten önce anemi varlığı araştırılmalıdır. Kan sayımı hamileliğin 24.-28. haftalarında yeniden yapılmalıdır.
Hamilelikte  kansızlık tedavisi nasıl yapılır
Uygulanacak tedavide anne adayının demir depolarının tekrar doldurulmasına çalışılır. Bu]]> Hamilelikte Yürüyüş https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-yuruyus.html Fri, 03 Oct 2014 06:38:05 +0000 Hamilelikte yürüyüş, anne adayları tarafından en fazla tercih edilen egzersizler arasındadır. Hamilelik anne adaylarının hareketlerinde kısıtlanmaya neden olduğundan, ağır ve yorucu olan egzersizlerden kaçınılmas Hamilelikte yürüyüş, anne adayları tarafından en fazla tercih edilen egzersizler arasındadır. Hamilelik anne adaylarının hareketlerinde kısıtlanmaya neden olduğundan, ağır ve yorucu olan egzersizlerden kaçınılmasında fayda vardır. Yürüyüş gibi hafif egzersizler her zaman tavsiye edilen, faydalı sportif aktiviteler yapılmalıdır. Anne adayının gebeliğinde herhangi bir risk bulunmuyorsa, doktorun uygun görmesiyle gebeliğin üçüncü ayından sonra yürüyüşlere başlanabilir. Haftada düzenli olarak üç gün yürüyüş yapılabilir. Bunlar orta tempoda yaklaşık olarak 20-30 dakika kadar sürebilir. Rahat kıyafetler giyilerek, uygun spor ayakkabı tercihiyle yürüyüşler düzenlenmelidir. Yürüyüş her yerde ve her zaman  yapılması kolay olan bir egzersizdir. Gebelikte güvenli ve tercih edilen yürüyüşler anne adayının uygun göreceği zamanda yapılabilir. Ancak anne adayı yürüyüş sırasında koşulları en uygun şekilde ayarlamalı, yemek üzerine, güneşte ve sıcakta yürümemeye çalışmalıdır. Su kaybı dikkate alınarak, yürüyüş öncesi ve sonrasında bol miktarda su içilmelidir.

Hamilelikte yürüyüşün faydaları

  • Gebelik döneminde anne adayının fazla kilo almasını önler. Bu dönemde kadının diyet ya da spor yapamaması nedeniyle fazla kilo alması söz konusu olabilir. Bu yüzden kilo almamak isteyen anne adaylarına yürüyüş tavsiye edilir.
  • Yürüyüş yapan anne adayları kendilerini fiziksel olarak daha güzel görür. Hormonların etkisiyle anne adayı kendini beğenmeyebilir, bu yüzden strese girebilir.
  • Yürüyüş sayesinde kadın kendini daha zinde ve güçlü hisseder.
  • Kadınlar psikolojik açıdan rahatlar, huzur içinde olur. Hamilelikte meydana gelen stresin atlatılması için yürüyüş oldukça faydalıdır.
  • Hamilelik döneminde yürüyüş yapan kadınlar, doğumdan sonra aldıkları kiloları daha rahat verirler. Hamilelik öncesi formlarına dönmekte zorluk çekmezler.
  • Yürüyüş anne adayının formunu ve vücut şeklini koruyan bir egzersizdir.

Hamilelikte YürüyüşHamilelikte yürüyüş sırasında dikkat edilecekler

  • Yürüyüş için öncelikle doğru ayakkabı seçimi yapılmalıdır. Bunun için en uygun olan spor ayakkabıdır. Ayakkabı çorapla giyilmeli ve tırnaklar kesilmelidir. Ayakkabının ayağa tam oturmasına ve rahat olmasına özen gösterilmelidir.
  • Yürüyüşün başında ısınmak için yavaş adımlarla kısa süreli yürüyüş yapılmalı, ardından tempo orta seviyeye çıkarılmalıdır. Aynı şekilde yürüyüşün bitişine doğru yavaşlamak ve yürüyüşü bitirmek gerekir.
  • Yürüyüşte doğal olunmalıdır.
  • Yürüyüş sırasında vücut dik tutulmalı, omuzlar öne doğru eğilmemelidir.
  • Yürüyüş sırasında yere bakmak yerine, karşıya bakılmalıdır.
  • Hamilelik döneminde olunduğundan, yürüyüş düz yolda yapılmalı, inişli veya çıkışlı alanlar tercih edilmemelidir.

Hamilelikte yürüyüş koşu bandında yapılabilir mi

Hamilelik döneminde anne adayında ve bebekte herhangi bir sakınca yoksa yürüyüş en faydalı egzersizlerden biridir. Dışarıda yürümeyi tercih etmeyen anne adayları, koşu bantlarını tercih etmek isteyebilir. Ancak hamilelik döneminde kanama, erken doğum, düşük gibi sorunu olmayan anne adayları doktoru uygun görürse, koşu bandını yürüyüş için kullanabilir. Fakat hamile kadınlar genellikle açık havada yürümeyi tercih ederler. Koşu bandında yürürken dikkat edilesi gerekenler ise;

  • Hız ayarının fazla yüksek tutulmaması gerekir
  • Koşu bandında dengeyi sağlayacak ayakkabılar giyilmelidir.
  • Bu şekilde 25-30 dakika yürümek uygundur. Bu süre anne adayının terlememesi ve yorulmamasına göre ayarlanabilir.
  • Yürüyüş yaparken ortamın havalandırılması gerekir. Pencerenin açılması içeriye temiz havanın girmesi sağlanmalıdır.
  • Yürüyüş yapılırken bol miktarda su içilmesi gerekir.
]]>
Hamilelikte Ödem https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-odem.html Fri, 03 Oct 2014 06:37:49 +0000 Hamilelikte ödem, anne adaylarında oldukça sık görülen ve ciddiye alınıp doktor kontrolünde olması gereken bir konudur.Gebeliğin 6. ayıyla birlikte hamile olan kadınların % 80 inde ayak bilekleri ve ayak sırtında o Hamilelikte ödem, anne adaylarında oldukça sık görülen ve ciddiye alınıp doktor kontrolünde olması gereken bir konudur.Gebeliğin 6. ayıyla birlikte hamile olan kadınların % 80 inde ayak bilekleri ve ayak sırtında olan ödemle oluşan şişlikler kadınlara büyük rahatsızlık verebilir. Özellikle yürürken anne adaylarına oldukça fazla sıkıntı vereceğinden, genellikle daha büyük ayakkabı giyilmesine neden olur. Hamileliğin son dönemlerinde artış gösteren ödemlerin azaltılması için, uzun süre ayakta hareketsiz kalmaktan kaçınmak, ayakların altına bir yastık koyarak yüksekte kalmasını sağlamak ve tuz tüketimine sınırlama koymak gerekir. Özellikle ayaklarda oluşan ödeme eller, el bilekleri, yüz ve göz kapaklarındaki ödem eşlik ederse, bu gebelik hipertansiyonuna yani preeklampsiye işaret edebilir. Bu gebelerde idrarla protein kaybı da meydana gelir. Bu nedenle mutlaka doktora gidilmesi gerekir.

Gebelik döneminde anne adayının vücudunda bazı değişimler olur. Şişliklerin oluşması rahmin büyümesiyle dolaşımın yavaşlaması ve hücreler arasında sıvı birikiminden kaynaklanır. Elle cilde bastırıldığında, doku içeriye gidiyorsa ve çukurlaşıyorsa, ardından eski haline geri dönüyorsa ödem oluştuğunu anlayabilirsiniz. Bu sorun ayakta çalışan hamilelerde, gebelikten önce ideal kilonun üzerinde olanlarda, hamileliği süresince fazla kilo alanlarda, çoğul gebeliği olanlarda ve proteinden zayıf beslenen hamile kadınlarda daha fazla görülür.

Hamilelikte ayaklarda şişme ve ödem

Hamilelik döneminde kadınlarda kan basıncı yaklaşık olarak % 40 oranında artar. Bu etken dolaşım sisteminin daha fazla çalışmasına sebep olur. Kan hacminin artması bazı durumlarda dolaşımın yavaşlamasına sebep olabilir ve şişkinliklerin oluşmasını sağlar. Ayak ve ayak bilekleri rahmin yaptığı baskıdan oluşan dolaşım yavaşlığından en fazla etkilenen alanlardır. Bu yüzden ödem daha fazla buralarda etkili olur. Hamile kadınların yaklaşık % 75 inde ödem bu alanlarda görülmektedir. Bu yaz döneminde, günün sonuna doğru, uzun süre ayakta kalma ya da oturma gibi zamanlarda daha fazla olmaktadır.

Hamilelikte Ödem

Hamilelikte ayaklarda ve ayak bileklerindeki ödemi azaltmak için

  • Bacakların yüksekte olacak şekilde tutulması
  • Ayağı sıkmayan ayakkabıların ve rahat terliklerin tercih edilmesi
  • Çorapların lastik bantlı tercih edilmemesi
  • Sıkı iç çamaşırları ve pantolonların giyilmemesi
  • Genellikle sol tarafa yatmak
  • Gün içinde en az 2-3 litre su içilmesi
  • Tuzu ve tuzlu gıdaların azaltılması
  • Kısa mesafeli yürüyüşler yapmak
  • Otururken ayak bilekleriyle dairesel hareketler yaparak, egzersiz uygulamak 
  • Soda ve kola gibi içeceklerden uzak durmak
  • Uzun süre ayakta kalmamak
]]>
Hamilelikte Folik Asit Kullanımı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-folik-asit-kullanimi.html Fri, 03 Oct 2014 06:37:39 +0000 Hamilelikte folik asit kullanımı, folik asit her anne adayına rutin şekilde önerilen bir vitamindir. B grubu vitaminlerinden olan folik asit, vitamin B9, folacin, vitamin Bc, folasin asit, folic acid gibi isimlerle de anılı Hamilelikte folik asit kullanımı, folik asit her anne adayına rutin şekilde önerilen bir vitamindir. B grubu vitaminlerinden olan folik asit, vitamin B9, folacin, vitamin Bc, folasin asit, folic acid gibi isimlerle de anılır. Bu vitamin yeşil yapraklı sebzelerde, fındık, mercimek, fıstık, yumurta sarısı, ceviz, kuru fasulye gibi baklagillerde, ay çekirdeğinde, ıspanakta bol miktarda bulunur. Fakat hamilelik döneminde sadece bu besinlerden alınan folik asit miktarı bebekteki anomali riskini azaltmakta yeterli olmayacağından, mutlaka ilaç olarak folik asit alınmalıdır.

Hamilelikte folik asit neden önemlidir

Gebeliğin ilk haftalarında bebeğin merkezi sinir sisteminde düzenleme meydana gelir. Bundan sonra bu etkiyle beyin ve omurilik gelişimi olur. Bu dönemin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi, bebekte sakatlık oluşumunu engellenmek için önemlidir. Folik asit eksikliğinden kaynaklanan bu sakatlıklar nöral tüp defektleri olarak tanımlanır. Bu sakatlıklar arasında olan spina bifida yani açık omurga rahatsızlığında, bebek bedensel olarak sakat olabileceği gibi, zeka açısından gerilik oluşabilir. Başka bir rahatsızlık ise, bebeğin beyni olmadan doğduğu anensefali sakatlığıdır. Bu bebekler genellikle doğumdan sonra ya da ilk hafta içinde ölür. Bu şekilde doğuştan sakatlıkların bir bölümü folik asit kullanımı sayesinde önlenebilmektedir. Folik asit kullanmakla sağlıklı bir bebeğe sahip olmak garanti olmamakla birlikte, nöral tüp defektli çocuk doğma olasılığını azaltır. Bebeğin sakat doğma sebebi arasında kalıtsal faktörlerde etkili olmaktadır.

Hamilelikte Folik Asit Kullanımı

Folik asit her hamile kadın için faydalı mıdır

Hamile kalmak isteyen ve yeni hamile kalan bütün kadınlar için folik asit kullanımı iyidir. Daha önceden sağlıklı bebek sahibi olan kadınlar için bile kullanılması gereken bir vitamindir. Günlük 0,4-0,5 mg miktardaki folik asit kullanımının bebekler ve anne adayları için zararı bulunmamaktadır. Folik asitin uzun süreli kullanımının bile zararı yoktur. Daha önceden nöral tüp defekti olan bebeği doğmuş kadınların sonraki bebeklerinde aynı sorunun olması daha fazla risklidir. Bu kadınlar doktora danışarak, gebelik öncesinden başlayarak, yüksek dozda yani 4-5 mg folik asit kullanmaya başlamalıdır.

Hamilelikte folik asit kullanımına ne zaman başlanmalıdır

Planlı hamileliklerde kadınlara gebelikten önce folik asit verilmektedir. Hamile kalmayı düşünen kadınlar, doğum kontrol hapı kullanımını bıraktıktan sonra, folik asit kullanmaya başlayabilir. Tama olarak döllenme zamanı bilinemese de, yaklaşık olarak döllenmeden 4 hafta önce folik asit kullanmaya başlamak uygundur. Bu sayede bebeğin gelişimi için önemli olan döllenmeden sonraki 4 haftada vücutta yeterli miktarda folik asit bulunmuş olur. Folik asit kullanırken hemen hamile kalınmasa bile, kullanmaya devam edilmelidir.

Hamilelikte folik asit kullanımı ne zaman bırakılmalıdır

Bebekteki merkezi sinir sisteminden kaynaklanan sakatlıkların önlenmesi için, döllenmeden 10 hafta sonraya kadar folik asitin kullanılması faydalıdır. Bu 28 gün süren bir adet döneminde, adetin ilk gününden itibaren 12 haftalık süreyi kapsar. Yani hamileliğin ilk 3 ayında folik asit kullanılmalıdır.

]]>
Hamilelikte Denize Girilirmi https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-denize-girilirmi.html Fri, 03 Oct 2014 06:37:33 +0000 Hamilelikte denize girilir mi, hamilelik sürecinde anne adayları yapacakları her türlü hareketi ve eylemi iyi değerlendirmelidir. Hamilelik doğal bir süreç olsa da, bu dönemde anne adaylarının bazı eylemleri kısıtla Hamilelikte denize girilir mi, hamilelik sürecinde anne adayları yapacakları her türlü hareketi ve eylemi iyi değerlendirmelidir. Hamilelik doğal bir süreç olsa da, bu dönemde anne adaylarının bazı eylemleri kısıtlanmaktadır. Hamile kaldığını öğrenen kadınlar, bu aşamadan sonra en küçük bir şeyi bile sorun haline getirebilir. Tatil planı bile yaparken, kendilerine uygun alternatifleri değerlendirirken biraz zorlanırlar. Sağlıklarını düşünürken, yapacakları tatili bile işkence haline dönüştürebilirler. Hamile kadınlar yaz tatillerinin vazgeçilmezi deniz ve kumsalı tercih ederken, denize girmenin bebekleri için problem olacağını düşünerek, tatil planı yapmakta zorlanır. Fakat bu dönemde anne adaylarının denize girmesi sakıncalı olmaz. Denize girmek aslında hamilelikte faydalı da olabilir. Suyun kaldırma kuvveti olduğundan, denize giren hamileler vücutlarında bir rahatlık hisseder. Bu yönden denize girmenin hamileler açısından bir ihtiyaç olarak görülmesi gerekir. Ancak denize girecek anne adayları bazı kurallara dikkat etmelidir. 

Hamilelikte denize girmek sakıncalı olur mu

Anne adaylarının denize girmesinde sakınca bulunmamasına rağmen, bazı kurallara dikkat etmemeleri halinde hastalıklar açısından sorun yaşayabilecekleri söylenebilir. Özellikle temizlik açısından yetersiz denizlere giren anne adayları hastalıklara karşı savunmasız olmaktadır. Burada vajinit, idrar yolu enfeksiyonu, cilt mantarı, göz rahatsızlıkları gibi hastalıkları kapabilirler. Deniz suyu havuz suyuna göre daha temiz olsa da, deniz suyuna karışmış kanalizasyon gibi yerlerden e. coli gibi mikroorganizmalar nedeniyle hastalık kapmaları olasıdır. Bu sebeplerle anne adayları denize girecekleri yerlerin seçiminde hassas olmalıdır. Deniz suyunda koli basili olması halinde, buradan ishal göz enfeksiyonu, cilt hastalıkları kapma olasılıkları fazladır. Denize giren hamile kadınlarda kramplar sıkça oluşabilir. Bu açıdan hamilelerin kıyıdan fazla açılmaması faydalı olur. Bu tür hijyen kurallarına dikkat edildiği sürece hamile olan kadınlar denize rahatlıkla girebilir. 

Hamilelikte Denize Girilirmi

Hamilelikte denize girilirken nelere dikkat edilmelidir

Anne adaylarının öncelikle denizin temiz olmasına dikkat etmesi gerekir. Denizin temizliğine dikkat ettikleri kadar, kumsalın da temiz olmasına özen göstermeleri gerekir. Bunlar hastalıklardan korunmak için çok önemlidir. Ayrıca denize girecekleri saatlerde havanın fazla sıcak olmamasına özen göstermeleri gerekir. Denizden çıktıktan sonra, ıslak giysilerle kalmamaları gerekir. Ilık bir duş alarak, kıyafetlerini değiştirmeleri ve gölge bir yerde güneşin zararlı etkilerinden korunmaları gerekir. Tatillerine devam ederken bol sıvı almaya ve düzenli olarak uyumaya dikkat etmeleri sağlıkları açısından faydalıdır.

Hamile kadınlar denize girerken hangi önlemleri almalıdır

Anne adaylarının denize girmesinde sakınca olmadığından, kendilerini bundan mahrum etmemeleri gerekir. Zarar görmemek için, temiz yerleri tercih etmeleri, sıcak olmayan sabahın erken saatlerini ve akşam üzerini seçmeleri gerekir. Deniz kenarında sıcak zamanlarda fazla durmamaları gerekir. Güneş ışınları kumsaldan bile yansıyarak, gebe kadınların olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Tatilde bol sıvı almaları ve dinlenmeleri gerekir. Doktoru tarafından herhangi bir kısıtlama getirilmemiş olan hamileler rahatlıkla denize girebilir. Bedenlerini rahatlatarak, gebelikte güzel bir tatil yapmış olurlar.

]]>
Hamilelikte Kanama https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-kanama.html Wed, 01 Oct 2014 07:00:43 +0000 Hamilelikte kanama, hamilelik döneminde kanama gebeliğin her döneminde yaşanabilir. Hamilelik döneminde yaşanan kanamanın zamanı ve şiddeti ne olursa olsun mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Bu dönemde yaşanan kana Hamilelikte kanama, hamilelik döneminde kanama gebeliğin her döneminde yaşanabilir. Hamilelik döneminde yaşanan kanamanın zamanı ve şiddeti ne olursa olsun mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Bu dönemde yaşanan kanama farklı yoğunlukta ya da renklerde olabilir. Bazen lekelenme şeklinde, bazen pembe, kahverengi ya da kırmızı olarak görülebilir.

Hamilelikte Kanamanın Nedenleri

Hamilelik döneminde yaşanan kanamanın nedeni hangi dönemde olduğuna göre farklılık gösterebilir. Gebeliğin ilk üç ayında yaşanan kanamanın nedeni daha çok düşük riskidir. Ayrıca dış gebelik ve mol gebelik gibi sorunlar karşısında da kanama yaşanabilir. Gebeliğin ortasında ya da son zamanlarında yaşanan kanama da yine farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir. Plasentanın yani bebeğin eşi önde olması, plasentanın olması gereken yerden ayrılması nedeni ile kanama yaşanabilir. Bu faktörlerin haricinde doğumun başladığını haber veren nişan kanaması da görülebilir. Kanama görüldüğü zaman nedeninin araştırılması için ihmal edilmeden doktora başvurulmalıdır.

Hamilelikte Kanamaya Neden Olan Durumlar

  • Düşük riski
  • Tam düşük
  • Kısmi düşük
  • İmplantasyon kanaması
  • Boş gebelik
  • Mol gebelik
  • Dış gebelik
  • Anne karnındaki bebeğin ölmesi
  • Erken doğum
  • Nişan kanaması
  • Plasentanın erken dönemde ayrılması
  • Plasentanın rahim ağzını kapatması
  • Cinsel birlikteliğe bağlı gerçekleşen kanama
  • Rahim ağzı iltihabı
  • Pelvik muayene
  • Servikal polip

Hamilelikte KanamaHamilelikte Normal Kabul Edilen Kanamalar Nelerdir

Hamilelik döneminde yaşanan bazı kanamalarda herhangi bir müdahaleye ya da tedaviye ihtiyaç duyulmayabilir. Ancak kanamanın normal olduğunu anlayabilmek için detaylı bir araştırma gerekmektedir. Ultrason ve tetkikler ile doktor tarafından ayrıntılı bir araştırma yapıldıktan sonra kanamanın boyutuna karar verilmelidir.

İmplantasyon Kanaması: Halk arasında üstüne adet görme olarak da bilinen kanama için gebelik döneminde herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz.

Nişan Kanaması: Nişan kanaması doğumu haber veren bir kanama türüdür. Yine herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz.

Pelvik Muayene: Gebeliğin son haftalarında doğum kanalını kontrol etmek için uygulanan bir muayenedir. Pelvik muayene sonucu hafif kanama yaşanabilir. Bu kanama için herhangi bir tedavi yapılmaz.

Hamilelikte Kanamanın Tedavisi

Kanama yaşayan anne adayının tedavi, edilmesi için ilk olarak kanamanın ne zaman gerçekleştiği, kanamaya sebep olan faktör detaylı bir şekilde araştırılarak tespit edilir. Bazen gerçekleşen kanamalar için her hangi bir müdahale gerekmezken bazı kanamalar için acil doğum ya da tıbbi müdahale gerekebilir. Anne ve anne karnındaki bebeğin sağlığı göz önünde bulundurularak uygun tedavi planlanır.

]]>
Hamilelikte Diyabet https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-diyabet.html Tue, 30 Sep 2014 00:52:11 +0000 Hamilelikte diyabet, Diyabet hastalığı kanda yüksek şekere neden olan bir hastalıktır. Bazı anne adaylarında gebelikten önce diyabet hastalığı mevcuttur. Bazı anne adaylarında ise diyabet gebelik döneminde ortaya Hamilelikte diyabet, Diyabet hastalığı kanda yüksek şekere neden olan bir hastalıktır. Bazı anne adaylarında gebelikten önce diyabet hastalığı mevcuttur. Bazı anne adaylarında ise diyabet gebelik döneminde ortaya çıkar. 200 anne adayının 5'inde gebelik döneminde diyabetin geliştiği saptanmıştır. Anne adayında şayet gebe kalmadan önce diyabet hastalığı mevcutsa gebelik döneminde diyabet hastalığını kontrol edebilmek daha güç bir hal alır.

Hamilelikte Diyabet Ne Gibi Sorunlara Yol Açar

  • Hamilelik döneminde diyabet hastalığı, anne karnındaki bebeğin aşırı kilolu olmasına yol açabilir. Aşırı iri bebeklerde gebelik döneminde ya da doğum anında bazı problemler gelişebilir. Aşırı kilolu bebeklerde doğumun sezaryen ile gerçekleşme olasılığı daha yüksektir. Aynı zamanda doğum anında doğum travması, omuz takılması ve doğumun uzaması gibi sorunlar ile karşılaşmak mümkündür.
  • Hamilelik öncesi diyabet nedeni ile anne karnındaki bebekte bazı anomalilerin görülme olasılığı daha fazladır. Fakat hamilelik diyabetinde bebekte anomali görülme olasılığı yoktur.
  • Hamilelik diyabeti nedeni ile tıp dilinde preeklampsi olarak adlandırılan halk arasında yüksek tansiyon olarak bilinen hastalığın gelişme olasılığı vardır. Yüksek tansiyon anne ve bebekte bazı sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.
  • Hamilelik diyabeti nedeni ile doğum zamanından önce gerçekleşebilir. Ya da doğumun erken yaptırılmasına neden olabilir.
  • Bebek doğduktan sonra ''hipoglisemi'' olarak adlandırılan ve kan şekerinde düşüklük yaşanabilir.
  • Doğumdan sonra bebeğin akciğerlerinin tam olarak gelişmemesi söz konusu olabilir ve bebek solunum sıkıntısı yaşayabilir.
  • Hamilelik diyabeti nedeni ile bebek ölümü yaşanabilir.

Şayet gebelik öncesi ve gebelik döneminde diyabet nedeni ile doğru ve düzenli bir tedavi uygulanıyorsa sağlıklı bir gebelik dönemi geçirilerek sağlıklı bebekler dünyaya getirilebilir.

Hamilelikte Diyabet

Hamilelik Diyabetinde Belirtiler

Çoğu anne adayı gebelik döneminde diyabet hastalığının semptomlarını fark edemeyebilir. Diyabet hastalığı rutin kontrollerde yapılan tetkikler ile ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda ise aşırı susuzluk, yorgunluk, kilo kaybı, sürekli idrara çıkma isteği ve aşırı yemek yeme gibi belirtiler yaşanabilir.

Hamilelik Diyabetinde Tanı

Hamilelik diyabetini teşhis etmek için şekerli su testi olarak adlandırılan glukoz yükleme testleri yapılır. Özellikle gebeliğin 5. ayında gebelerde tarama amacı ile 50 gram glukoz yükleme testi yapılarak diyabet hastalığı kontrol edilir. Ancak bu test tanı koymak için yeterli değildir. Tanı koyabilmek için 100 gram glukoz testi yapılmalıdır.

Hamilelik Diyabetinde Tedavi

Hamilelik diyabeti için genellikle anne adayına diyet uygulanır. Diyet çoğu zaman tedavi için yeterli olur. Ancak bazı anne adaylarında diyet yetersiz kalabilir. Bu gibi durumlarda insülin tedavisi uygun görülür.

Hamilelik Diyabeti Yaşayan Gebelerde Doğum Ne Zaman Olur

Hamilelik diyabetine maruz kalan gebelerde şayet diyabetten başka her hangi bir sorun yoksa doğum normal ve zamanında gerçekleştirilir. Fakat diyabet için insülin kullanan anne adaylarında doğum 40. haftayı geçmeden gerçekleştirilir.

Doğumdan Sonra Diyabet Devam Eder mi

Hamilelik diyabeti genellikle doğumdan sonra ortadan kaybolur. Hamilelik döneminde diyabete maruz kalan kadınlarda doğumdan 1,5 ay sonra şeker yükleme testi yapılır. Bu test sayesinde diyabet hastalığının devam edip etmediği kontrol edilir.

]]>
Hamilelikte Mantar https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-mantar.html Tue, 30 Sep 2014 00:52:00 +0000 Hamilelikte mantar, özellikle hamileliğin son trimesterinde hücresel bağışıklığın azalması nedeniyle gelişimi daha kolay olur. Aynı zamanda gebelik süresinde vajinada glikojen adındaki maddenin artması da, vajinal Hamilelikte mantar, özellikle hamileliğin son trimesterinde hücresel bağışıklığın azalması nedeniyle gelişimi daha kolay olur. Aynı zamanda gebelik süresinde vajinada glikojen adındaki maddenin artması da, vajinal mantar enfeksiyonunun oluşumunu hızlandırır. Glikojenin artmasına sebep ise, gebelik nedeniyle kandaki östrojen ile progesteron miktarının artmasıdır. Mantar enfeksiyonu erişkin kadınlarda ortalama olarak % 75 oranında etkili olur. Ancak gebelik bunu tetikleyen bir durumdur. Mantar enfeksiyonuna farklı organizmalar neden olabilir. Ancak en sık görüleni Candida Albicans adındaki maya hücresidir. Enfeksiyonların yaklaşık % 67-95 oranından bu mantar hücresi sorumludur. 

Hamilelikte mantar enfeksiyonunun sebepleri nelerdir

Gebelik döneminde oluşan mantar enfeksiyonunun en önemli sebepleri arasında kadının bağışıklık sisteminin zayıflaması, progesteron ve östrojen hormon seviyelerinin artmasıdır. Vajinal mantar enfeksiyonu özellikle yaz aylarında artış gösterir. Yazın havuzların daha fazla kullanılması, klorun etkisi, ıslak mayo gibi etkenler mantarın gelişmesine zemin hazırlıyor. Gebe kadının eşinde mantar enfeksiyonu olması da, mantar hücresinin cinsel yolla bulaşmasını sağlayabiliyor. Gebelik döneminde anne adayının daha fazla stres altında olması, vücut direncinin düşmesine neden olarak mantar enfeksiyonunu tetikleyebiliyor.

Hamilelikte mantar enfeksiyonu belirtileri nelerdir

Vajinal mantar enfeksiyonu belirtilerinden en fazla görüleni kaşıntıdır. Özellikle geceleri şiddetlenen, sıcakla birlikte artış gösteren özellikteki kaşıntı çok rahatsızlık verir. Dış genital organda yanma çoğu kadında etkili olur. Bu idrar yaparken, idrarın temas ettiği yerlerde belirgin olarak hissedilir. Bazı gebelerde cinsel ilişkide ağrı yapabilir. Ancak mantar enfeksiyonunda her zaman akıntı olmaz. Akıntı olursa, beyaz renkte, içinde süt, peynir kesiği gibi parçacıklar olur. Ayrıca kötü bir kokuya neden olmaz. Eğer koku olursa, mantar enfeksiyonuna başka bir enfeksiyonun eşlik ettiği düşünülmelidir. Vajina ve vulvada şişlik ve kızarıklık görülebilir, vajina duvarında mantar plakları oluşur. Kaşınmayla birlikte vulvada soyulma ve kanamalar oluşabilir. 

Hamilelikte Mantar

Hamilelikte mantar teşhisi nasıl yapılır

Mantar enfeksiyonunun teşhisi oldukça kolaydır. Hastanın muayenesinde, şikayetlerin dinlenmesi halinde rahatça tanı konulabilir. Buna ilave olarak laboratuvar tetkikine bile gerek yoktur. Kültür almadan, akıntı örneğinin potasyum hidroksitle işlem yapılarak, mikroskopta incelenmesi teşhisi kesinleştirir. 

Hamilelikte görülen mantar enfeksiyonuna karşı alınacak önlemler

  • Vajina bölgesi temiz ve kuru tutulmalıdır.
  • İç çamaşırlarında pamuklu olanlar tercih edilmelidir.
  • Yaz döneminde sıkı giysiler giyilmemeli, içinde rahat edilecek giysiler tercih edilmelidir
  • Sıkça iç çamaşırı değiştirilmeli yıkamada sıcak su tercih edilmelidir.
  • Yaz döneminde havuz sonrası ıslak giysilerle kalınmamalıdır

Hamilelikte mantar tedavisi nasıl yapılır

Mantar enfeksiyonu tedavisi kolay olmasına rağmen, belli oranda tekrarlama riski bulunmaktadır. Uygulanan tedavide akut yakınmalar kolayca giderilir. Tekrarlayan enfeksiyonların nedeni, mantar hücresinin vajinada sağlam dokuların derinliklerine ilerlemesi ve kullanılan ilaçlardan etkilenmemesidir. Vajinada hücreler devamlı olarak yenilendiğinden, altta kalan bu mantar hücreleri yüzeye çıkmakta ve enfeksiyonu tekrarlamaktadır. Hastada kullanılan lokal ilaçlar fitil ya da kremler halinde olur. Gebe kadının bu tedavi sırasında naylon giysi kullanmaması, çamaşırların kaynatılması, ütülenmesi, vajinanın su yerine PH değeri uygun sabunlarla yıkaması tedavinin daha kolay yapılmasını sağlayacaktır.

]]>
Hamilelikte Diş Tedavisi https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-dis-tedavisi.html Tue, 30 Sep 2014 00:51:49 +0000 Hamilelikte diş tedavisi, dönemsel olarak farklı şekillerde yapılabilir. Özellikle bebeğin gelişimini düşünerek ilk üç ayda diş tedavisinden kaçınılması gerekir. İkinci üç aylık dönemde diş tedavileri daha Hamilelikte diş tedavisi, dönemsel olarak farklı şekillerde yapılabilir. Özellikle bebeğin gelişimini düşünerek ilk üç ayda diş tedavisinden kaçınılması gerekir. İkinci üç aylık dönemde diş tedavileri daha rahat yapılabilir. Gebeliğin son trimesterinde ise, acil olmayan tedaviler doğumdan sonraya ertelenmelidir. Her zaman doktorun tavsiyesine uyulmalı, diş ve diş etinde olan sorunlarda mutlaka bebeğin durumu değerlendirilmelidir.

Hamilelikte diş tedavisi nasıl uygulanabilir

0-3 aylık dönemde: Hamilelik dönemindeki en hassas dönem ilk üç aydır. Bu dönemde bebeğin organları oluşmaya başladığından, kontrolsüz şekilde tedavi uygulanmamalıdır. Ancak anne adayının ağrı çektiği, tedavi edilmezse bebek ve anne adayının zarar göreceği durumlarda diş doktoruna danışılması gerekir.

3-6 aylık dönemde: Doğum sonrasına ertelenemeyecek kadar acil diş tedavileri, diş çekimi, kanal ve dolgu tedavisi gibi uygulamalar bu dönemde doktorun uygun görmesi halinde yapılabilir. Bu dönem hamilelikte diş tedavisi için en uygun süreçtir.

6-9 aylık dönemde: Bu dönem bebeğin iyice büyüdüğü, doğumun yaklaştığı bir süreç olduğundan, acil olmayan diş tedavileri doğum sonrasına ertelenmelidir. Bu dönemde hamileliğin ilk trimesteri gibi dikkatli olunması gerekir. Aynı zamanda bu dönemde anne adayı büyüyen karnı nedeniyle koltukta rahat oturamayacak, strese girebilecektir. Bunlar hamilelikte erken doğuma neden olabileceğinden, acil olmayan diş tedavisi doğum sonrasına ertelenmelidir.

Hamilelikte Diş Tedavisi

Hamilelikte dişler daha kolay çürür mü

Hamilelik sürecinde halk arasında yaygın inanışın tersine, dişlerden kalsiyum çekilmesi olmaz. Bu dönemdeki diş çürümeleri farklı sebeplerden kaynaklanır. Bunların en önemlisi anne adayının gebeliğin erken döneminde bulantı ve kusma sonrasında ağız ve diş sağlığına gereken önemi göstermemesidir. Bu süreçte anne adayı progesteron ve östrojen hormonları nedeniyle oluşan diş eti kanamalarından diş fırçalama ihmal edilebilir. Bu etkenler yüzünden hamilelikte diş çürükleri daha fazla görülebilir.

Hamilelikte diş tedavisi sırasında anestezi uygulanır mı

Hamilelik döneminde ilaçlar genellikle kontrollü kullanılır ya da hiç kullanılmaz. Fakat diş tedavisi sırasında kullanılan lokal anestezikler hamileler üzerinde olumsuz etkiye sahip olmadığından, doktor uygun gördüğü takdirde, diş tedavisi için kullanılabilir.

Hamilelik döneminde diş tedavisinde röntgen çekilebilir mi

Zorunlu bir durum yoksa hamilelikte röntgen çekimi yapılmamalıdır. Zorunluluk olduğunda, ağızda 1-2 röntgen çekimi önlem alınarak yapılabilir. Anne adaylarına kurşun önlük giydirilerek çekim yapılabilir. Her ne kadar çekim karın bölgesinden uzakta olsa da, kurşun önlük koruyucu olacaktır. Diş röntgenlerinde radyasyon oranı azaltılmıştır. Anne adayları dışarıdan bile daha fazla radyasyona maruz kalabilir. Ancak tedbirli davranmakta fayda vardır.

Hamilelikte diş tedavisinde ilaç kullanımı

Hamilelik döneminde anne adayının kullanacağı her türlü ilaçta doktorun önerileri dinlenmelidir. Diş tedavisi sırasında kullanılan antibiyotiklerin içinde penisilin türevleri bebek açısından zararlı değildir. Fakat tetrasiklin grubundan olan antibiyotikler, terasiklin renklenmesi denilen geri dönüşü olmayan renklenme yapabilir. Bu nedenle daha dikkatli kullanılmaları gerekir. 

Hamilelikte diş beyazlatma yapılabilir mi

Diş beyazlatma estetik bir uygulama olarak kabul edildiğinden, bu hassas dönemde yaptırılmaması daha uygundur. Bunun doğum sonrasına ertelenmesi gerekir. Bu uygulamanın diş ve diş eti sorunlarını tetikleyebileceği unutulmamalıdır.

Hamilelik gingivitisi (Prepnancy gingivitis) 

Hamilelikte erken dönemde diş etinde şişlik, kızarıklık ve kanama me]]> Hamilelikte Varis https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-varis.html Tue, 30 Sep 2014 00:51:11 +0000 Hamilelikte varis, anne adaylarını etkisi altına alabilen bir sorundur. Varis yüzeysel venlerin genişleyerek, kıvrılması ve cilt yüzeyinde görünür şekilde belirginleşmesidir. Hamilelik döneminde genellikle bacaklard Hamilelikte varis, anne adaylarını etkisi altına alabilen bir sorundur. Varis yüzeysel venlerin genişleyerek, kıvrılması ve cilt yüzeyinde görünür şekilde belirginleşmesidir. Hamilelik döneminde genellikle bacaklarda meydana gelse de, çok ileri aşamalarda vulvada ortaya çıkabilir. Daha önce varis hastalığı olmayan kadınların hamilelikle birlikte varis olma oranı % 4-8 arasındadır. Ailesinde genetik olarak varis olan anne adaylarında genellikle ilk gebelik sırasında varis meydana gelir. Her hamilelik döneminde ortaya çıkan varisler, daha önceki hamileliklerde ortaya çıkan varislere göre daha şiddetli olur. Gebelik döneminde olan varisler daha çok baldır ve diz arkasında oluşur. Büyüdükçe daha fazla şikayete neden olan varisler, bacaklarda dolgunluk hissine, ağrıya ve estetik bozukluğa neden olur.

Hamilelikte varis görülme sebepleri nelerdir

Bu dönemde varis görülmesine neden olan çok sayıda etken bulunmaktadır. Bu etkenler içinde en önemlisi gebelik döneminde anne adayında meydana gelen hormonal değişimlerdir. Çünkü bu etki toplardamar çeperlerinde oluşan genleşmeyi ve gerilmeyi arttırır. Bunun dışında varis oluşumuna sebep olabilen etkenler arasında aşağıdakiler sayılabilir.

  • Hamilelikte rahmin ve bebeğin giderek büyümesi sonucunda, toplardamarın dönüş yolu olan leğen kemiğinde meydana getirdiği baskı nedeniyle
  • Gebelik nedeniyle vücutta artan kan ve sıvı nedeniyle, bacaklardaki damarlarda olan basıncın artması
  • Vücudun ağırlaşması nedeniyle bel kemiğinde eğrilik meydana gelmesi
  • Çoğul gebelikler nedeniyle vücuttaki basınç ve bel kemiğindeki eğrilikte artış olması
  • Gebelik döneminde alınan kiloların aşırı ve orantısız olması
  • Bu dönemde varisten korunma için önlem alınmaması

Hamilelikte VarisHamilelikten varislerin anne adayına ve bebeğe etkileri nelerdir

Varis oluşumu nedeniyle bacaklarda ya da leğen kemiği etrafında olan toplardamarlardaki kan artmakta, bununla anneye ve bebeğe yeteri kadar kan sağlanamadığından, ani şekilde ayağa kalkma gibi zamanlarda kalbin fazla çalışması, ani hareketlerde baş dönmesi, bayılma gibi etkiler meydana gelebilir. Varis oluşumuyla kan dolaşımının yavaşlaması, bacaklarda çatlama, çirkin görünüm, kaşıntı, ani kramplar meydana gelebilir. Tedavi edilmediğinde, bacaklarda şişme artmakta, derin venlerde göllenme, damar boyutunda kalınlaşma olmaktadır. Varislerin ilerlemesi anne karnındaki bebeğin yatış pozisyonuyla alakalıdır. Damarlardaki aşırı büyüme, anne adayı ve bebeğin yaşamını tehlikeye atacak kadar ciddi sonuçlara neden olabilir.

Hamilelikte varis prematüre doğumlara sebep olur mu

Yapılan araştırmalara göre devamlı ayakta kalan kadınlarda prematüre doğum yapma oranı yüksek olarak belirlenmiştir. Anne adayının devamlı ayakta olması, vücutta ihtiyaç duyulan kanın varis nedeniyle pıhtılaşmış alanlarda tıkalı kalması nedeniyle anne ve bebeğe kan akışının yetersiz olmasına neden olacaktır. Bu rahatsızlıklar kolayca tedavi edildiğinden, prematüre doğum yapma olasılığı ortadan kaldırılmaktadır.

Hamilelikte varis ne zaman tedavi edilmelidir

Hamilelikte oluşan varislerin çoğu kısa sürede tedavi edilebilir. Ancak bazı varislerin tedavisi daha zor olmaktadır. Gebelik döneminde oluşan varisler, doğumdan sonra 2-3 ay süresince devam ederse, tedavi amacıyla kalp ve damar uzmanına gidilmelidir. Varisler ileri aşamada akciğer embolisine neden olabileceğinden, mutlaka tedavi edilmelidir. Anne adayının fiziksel olarak dış görünümünü bozan, bununla psikolojik olarak olumsuz etki yapan varislerin tedavisi oldukça önemlidir.   

Vulva varisleri normal doğumu engeller mi

Dış genital bölgede oluşan varisler genellikle normal doğum için engel teşkil etmezler. Ancak bu durumda epizyotomi kanama oranını artıracağından, mümkün olduğu kadar dikiş yapılmasından kaçınılması gerekir. Fa]]> Hamilelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-dikkat-edilmesi-gerekenler.html Tue, 30 Sep 2014 00:51:01 +0000 Hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler, Gebelik dönemi anne adayı için yeni bir sürecin başlangıcıdır. Gebelik dönemi anne adayı için yeni ve farklı bir dönemdir. Bu dönemde artık anne adayının her hareketi karnı Hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler, Gebelik dönemi anne adayı için yeni bir sürecin başlangıcıdır. Gebelik dönemi anne adayı için yeni ve farklı bir dönemdir. Bu dönemde artık anne adayının her hareketi karnındaki bebeği etkiler. Hamilelik sürecinde anne adayı ve karnındaki bebeğin sağlığı için dikkat edilmesi gereken bir çok husus vardır.

İlaç Kullanımı: Gebelik döneminde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri ilaç kullanımıdır. Hamilelik dönemi ilaç kullanımı için uygun bir dönem değildir ve bu dönemde zorunluluk olmadığı sürece ilaç kullanımı tavsiye edilmemektedir. Anne adayının kullandığı ilaç karnındaki bebeği olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle de kullanılacak ilaçlar mutlaka doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Doktor izni olmadan basit bir ağrı kesici bile kullanılmamalıdır. Herhangi bir sorun nedeni ile doktor ilaç reçete etmiş ise kullanılacak ilaçların kullanım şekline harfiyen uyulmalıdır. Çünkü kullanılan ilaçların çoğu anne karnındaki bebeğe ulaşarak bebeğe zarar verebilir.

Hamilelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yeteli Ve Dengeli Beslenme: Hamilelikte dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biride yeterli ve dengeli beslenmektir. Hamilelik döneminde sağlıklı beslenme hem anne adayının normal oranlarda kilo alması için, hem de anne karnındaki bebeğin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinden alarak gelişimini sağlıklı tamamlaması için önemlidir.

Sigara Ve Alkol: Sigara, alkol ve uyuşturucu maddelerin normalde bile ne kadar zararlı olduğunu bilmeyen yoktur. Gebelik dönemi hassas bir dönem olduğu için bu dönemde anne karnındaki bebeğin gelişimi ve sağlığı için bu tür maddelerden mutlaka uzak kalınmalıdır.

Hijyen: Hijyen herkes için her dönem önemli bir konudur. Hijyen kurallarına gebelik döneminde daha dikkat edilmelidir. Çünkü gebelik döneminde vücuda alınan bir enfeksiyon ve hastalık anneyi etkileyebileceği gibi anne karnındaki bebeği de olumsuz yönde etkiler.

Kanma: Gebelik döneminin başlangıcında yaşanabilen hafif kanama her hangi bir risk oluşturmayabilir. Ancak kanamanın devamlılığı, yoğunluğu, yüksek ateş, aşırı bulantı-kusma ve şiddetli baş ağrısı yaşanıyorsa mutlaka vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Bu tür şikayetler ciddi sorunların habercisi olabilir.

Rutin Kontroller: Hamilelik döneminde muayenelere zamanında gidilmesi ve uygulanacak tahlillerin zamanı geçmeden yapılması gerekir. Çünkü hamilelik döneminde her tahlilin belli bir zamanı vardır. Bu zaman geçirilirse geç kalınmış olabilir.

Kıyafet Seçimi: Hamilelik döneminde dikkat edilmesi gereken konulardan biri de kıyafet seçimidir. Bu dönemde vücudu sarmayan, sıkmayan rahat kıyafetler giyilmelidir. Ayrıca ayakkabı seçimi de çok önemlidir. Topuklu ayakkabılar gebelik dönemi için uygun değildir.

Çay-Kahve: Çay ve kahve kafein barındıran içeceklerden olduğu için gebelik döneminde mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

Egzersiz ve Spor: Hamilelik dönemini rahat geçirmek için doktor tavsiyesi ile mutlaka spor ve egzersize vakit ayrılmalıdır.

Röntgen: Hamilelik dönemi röntgen için kesinlikle uygun bir dönem değildir. Mecburi bir tetkik için mutlaka önce doğum uzmanına danışılmalıdır.

Diş Bakımı: Gebelik döneminde dişler normal dönemden daha hassas olur. Bu nedenle diş bakımına özen gösterilmelidir. Aksi takdirde gebelik döneminde diş çürükleri nedeni ile diş kayıpları yaşanabilir.

]]>
Hamilelikte Kabızlık https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-kabizlik.html Tue, 30 Sep 2014 00:50:55 +0000 Hamilelikte kabızlık, genellikle sıkça rastlanan yakınmalardan biridir. Bu sorun bazı kadınlarda hamilelik öncesinde hareketsiz yaşam tarzı, lifli besinlerin tüketilmemesi gibi nedenlerle olan kabızlık sorununun hamil Hamilelikte kabızlık, genellikle sıkça rastlanan yakınmalardan biridir. Bu sorun bazı kadınlarda hamilelik öncesinde hareketsiz yaşam tarzı, lifli besinlerin tüketilmemesi gibi nedenlerle olan kabızlık sorununun hamilelik sürecinde devam etmesiyle etkili olur, bazılarında gebelik nedeniyle hormon düzeylerindeki değişimlerden kaynaklanır. Hormonların artması bağırsaklardaki kas dokusunun gevşemesine neden olur, büyüyen rahmin bağırsaklara baskı yapmasıyla kabızlık sorunu yaşanmaya başlar. Anne adayının hassas bir dönemden geçmesi nedeniyle, bu sorun daha fazla etkili olabilir. Kabızlığın tedavisi gerekmemesine rağmen, bağırsaklarda oluşan gaz sorununun giderilmesi tavsiye edilir. Özellikle beslenmeye dikkat edilmesi koruyucu bir önlem olabilir. Dışkılama sıklığını azaltan kabızlık, dışkıda sertleşme, rektal bölgede dolgunluk, şişkinlik ve dışkının tam boşaltılamaması etkilerini gösterir. Bağırsak hareketlerindeki yavaşlama, sıvı tüketiminin azalması, sıvının fazla miktarda emilmesi kabızlığı yaşanmasına neden olabilir. 

Hamilelikte kabızlık neden olur

  • Hamile kalan kadınların çoğunda görülen kabızlık, bu dönem artan progesteron hormonu yüzünden bağırsaklardaki düz kaslarda gevşekliğe sebep olması ve bağırsaklardaki hareketin azalması ile oluşabilir.
  • Büyüyen uterusun bağırsaklara yaptığı baskı ve karnın içinde bağırsakların sıkıştırılması kabızlığa neden olabilir.
  • Hamilelikte kansızlık çeken anne adaylarının kullandığı demir ilaçları ile kabızlık çekilebilir. Bu ilaçların bol miktarda suyla alınması etkilerini biraz azaltabilir. Demirin doğal besinlerle alınması doktor tarafından uygun görülen hamileler bu yolu tercih edebilir.
  • Anne adaylarının bu dönemde aşırı kilo alması ve hareketsiz bir yaşam sürmesi kabızlığa neden olabilir.
  • Bu dönemde anne adaylarının liften zayıf besinlerle beslenmesi, suyu az içmesi, stresli yaşam tarzı, düzensiz beslenme gibi etkenler kabızlık sebebidir.

Hamilelikte kabızlık nasıl önlenir

Hamilelikte Kabızlık
  • Lif yönünden zengin olan sebze ve meyvelerin tüketilmesi gerekir.
  • Bitki ve meyve çaylarının içilmesi kabızlık açısından faydalıdır.
  • Posa açısından zengin, protein içeren kuru baklagillerin tüketilmesi gerekir.
  • İçilen sıvı miktarının arttırılması kabızlık açısından çok faydalıdır. Günlük sıvı tüketimi 10-12 bardak olmalıdır. Bu bağırsakların hareketlerini kolaylaştırır, dışkıyı yumuşatıcı etki yapar.
  • Stresten uzak bir yaşam düzeni oluşturulmalıdır.
  • Düzenli şekilde yemek düzeni kurulmalıdır. Her gün aynı saatlerde yemek yenilmelidir.
  • Yemek düzeni günlük olarak 3 öğün yerine, 6 öğüne bölünmelidir.
  • Sabah kahvaltısı yapmadan önce aç karnına bir bardak ılık su içilmelidir.
  • Tuvalet ihtiyacının ertelenmemesi gerekir.
  • Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır.
  • Bunlar kabızlığın önlenmesini sağlamazsa, doktorun önerisiyle bağırsak hareketlerinin yumuşatılmasını sağlayan ilaçlar kullanılabilir.

Hamilelikte kabızlık tedavisi nasıl yapılır

Her türlü önleme rağmen engellenemeyen kabızlık sorununda, anne adaylarının doktora gitmesi gerekir. Özellikle dışkının kanlı, sümüksü bir maddeyle kaplı olması halinde, doktora gidilmesi ihmal edilmemelidir.Bu sorun için gelişigüzel ilaçların kullanılmaması gerekir. Hamilelik döneminde kabızlığın giderilmesinde laksatif pürgatif grubu ilaçlar faydalı olabilir. Bunun dışında başka ilaçların kullanılmaması gerekir. Erken doğum riski taşıyan anne adaylarında, bu tür ilaçlar rahim kasılmalarına sebep olabilir. İçeriğinde salin olan ilaçlarda, hamileler için ödem yapıcı etki yapabilir. Vücutta besin ve mineral emilimini azaltan lubrikan içerikli ilaçlarda kullanılmamalıdır. Doğumla birlikte kabızlığın etkisi de ortadan kalkar. Eğer kabızlık doğumdan sonra devam ediyorsa, mutlaka doktora gidilmelidir.

]]>
Hamilelikte İlaç Kullanımı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-ilac-kullanimi.html Tue, 30 Sep 2014 00:50:45 +0000 Hamilelikte ilaç kullanımı, hamilelik dönemi bazı şikayetleri beraberinde getiren zorlu bir süreçtir. Gebelikten önce var olan rahatsızlıklar ya da gebelik döneminde oluşan bazı sıkıntılar nedeni ile bu süreçte Hamilelikte ilaç kullanımı, hamilelik dönemi bazı şikayetleri beraberinde getiren zorlu bir süreçtir. Gebelikten önce var olan rahatsızlıklar ya da gebelik döneminde oluşan bazı sıkıntılar nedeni ile bu süreçte de bazı ilaçlar kullanılabilir. Gebelik döneminde ciddi rahatsızlıklar sonucu anne adayı tedavi ve ilaçtan mahrum bırakılmaz. Fakat gebelik döneminde ilaç kullanmanın bazı kuralları vardır. Bu kurallara uyarak anne sağlığı ve anne karnındaki bebeğin kullanılan ilaçlardan etkilenmesi önlenebilir.

Hamilelikte en önemli kural kullanılacak ilacın doktor tavsiyesi ile kullanılmasıdır. Doktorun önerdiği dozlarda ve kullanma talimatına uygun bir şekilde kullanılmalıdır. Gebelik döneminde neredeyse her tıbbi sorun için kullanılması uygun görülen ilaçlar vardır.

Son adet tarihinden sonra gelen 31-71 gün arasında anne karnındaki bebeğin cinsel organları oluşmaya başlar. Bu dönemde anne karnındaki bebekte oluşan olumsuzluklar bazı anomalilere yol açabilir. Çok acil bir durum söz konusu değil ise bu dönem ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.

Son adet tarihini takip eden 30 gün ilaç kullanımında kural ya hep ya hiç mantığıdır. Bu dönemde kullanılan ilaçlar embriyoyu bazen etkilemezken bazen düşüğe yol açabilir.

Hamilelikte İlaç Kullanımı

Gebelik fark edilmeden ilaç kullanılmışsa ya da kullanılmak zorunda ise mutlaka bir doktor ile görüşülmeli ve o doğrultuda ilaç kullanımı gerçekleştirilmelidir. Doktor ilacın içeriğini ve etkilerini kontrol ederek uygunluğunu tespit etmelidir. Gebelikte kullanılan ilaçlar yarattığı etkilere göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırmaya göre A kategorisine dahil olan ilaçlar gebeliğe ve anne karnındaki bebeğe her hangi bir zarar vermez ve gebelik sürecinde gönül rahatlığı ile kullanılabilir. Aynı şekilde B kategorisine dahil olan ilaçlar da kullanılabilir. Ancak C kategorisine dahil olan ilaçlar meydana gelen rahatsızlığa bağlı olarak sağlayacağı fayda zarardan çok ise, aynı zamanda mutlaka kullanılması gerekiyorsa kullanılmalıdır. D ve X kategorisine dahil olan ilaçlar hayati bir risk bulunmadığı sürece kullanılmamalıdır.

Hamilelik döneminde kullanılacak ilacın kategorisi her ne olursa olsun doktor gözetimi haricinde asla kullanılmamalıdır. Çünkü her gebelik ve hastalık kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Kullanılan bir ilaç gebenin birisine faydalı olmuşsa diğer gebeye faydadan çok zarar verebilir.

]]>
Hamilelikte Basur https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-basur.html Tue, 30 Sep 2014 00:50:19 +0000 Hamilelikte basur, anne adayında daha önceden olan yakınmaları arttıran sorunlardan biridir. Basur rektum ve anüs arasındaki toplardamarlarda oluşan varis oluşumlarıdır. Hamilelik dönemi bunların baskıyla birlikte d Hamilelikte basur, anne adayında daha önceden olan yakınmaları arttıran sorunlardan biridir. Basur rektum ve anüs arasındaki toplardamarlarda oluşan varis oluşumlarıdır. Hamilelik dönemi bunların baskıyla birlikte daha fazla yakınmaya sebep olması yüzünden, bazı tedbirler alınmalıdır. Toplardamarların kıvrılması, kan akımının azalması nedeniyle damarların belirgin hale gelmesiyle oluşurlar. Bu oluşumlar dışkılamada ıkınma nedeniyle yırtılıp kanama neden olabilir. Özellikle kabızlık çekildiğinde bu daha belirgin olur. Kanamayla birlikte ağrı ve dolgunluk hissi belirgin olur. Basurların ilerleyen aşamalarda ele gelen kitleler meydana gelir. Kan akımı yavaşlarsa, damarda pıhtı oluşumuyla birlikte damarda tam tıkanma oluşabilir. Hamilelik döneminde basur kan kaybına sebep olacağından, anne adayında demir eksikliğinden anemi gelişme riski bulunmaktadır. Çünkü günde 15 ml kan kaybı yaşanması, vücudun demir ihtiyacının tükenmesine yetecektir.   

Hamilelikte basur neden yaygındır

Bu dönemde artmış kan basıncıyla birlikte, vücutta alt bölümlere toplar damar basıncı yükselir. Rahmin büyümesi ve toplar damara baskı yapmasıyla kan akımında yavaşlama olur. Bu nedenle yüzeysel venlerde varisleşme etkisi görülür. Hamilelikte progesteron hormonu nedeniyle damardaki düz kasların gevşemesi, varis oluşumlarını arttıran bir etkendir. Basur hamilelikte meydana gelen varislerin en fazla görülenidir.

Hamilelikte basur tedavisi nasıl yapılır

Basur tedavisi ilaçla ya da cerrahi yöntemlerle yapılabilir. Bunun tercihi basurun derecesine göre belirlenir. İlaç tedavisinde bölgesel yani lokal uygulanan krem, oral yoldan ilaçlar ya da fitil kullanılabilir. Hamilelikte oluşan basurlarda bölgesel lokal tedaviler tercih edilir. Bunun yanı sıra anne adayına uygulanan düzenli beslenme ile basurların yakınmaları azaltılır. Bu tedaviler yakınmaları gidermediğinde, gebeliğin ilk üç ayından sonra ağızdan alınan ilaçlar kullanılabilir. Buna doktorun önerisiyle geçilir. Bunlarla kontrol altına alınamayan basurlar için, doğum sonrasında cerrahi tedavi uygulanabilir.

<Hamilelikte Basurp>Hamilelikte basur oluşumlarının azaltılması için alınacak önlemler nelerdir

Kabızlığın önlenmesi: Kabızlık ıkınmaya neden olduğundan, basur belirtilerini arttırıcı etkiler yapar. Bu nedenle lifli gıda alımına önem verilmeli, alınan sıvı miktarı arttırılmalı, düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Gerekiyorsa doktor kontrolünde ilaç kullanılarak, kabızlık önlenmelidir. Kabızlığın tedavisi yapılmadığında, basur tedavisi de başarılı olmaz.

Pakelerin içeriye itilmesi: Dışkılamayla dışarıya çıkan pakeler yani basur memelerinin parmakla içeriye itilmesi gerekmektedir. Bunu vazelin sürerek yapabilirsiniz. Basur memelerinin dışarıda bulunması halinde, daha kolay tıkanabilir ve kuruma etkisi gösterir. Bu da hastaların ağrı çekmesine neden olur.

Kegel egzersizleri: Bu egzersizlerin vajina girişi ile makat arasındaki bölgede bulunan kasların güçlendirilmesini sağlaması nedeniyle, basur tedavilerini destekleyici olduğu söylenebilir. Her gün 50-100 defa kegel egzersizi yapılmalı ve kan dolaşımı hızlandırılmalıdır. Bunun için parmağın vajina girişine sokulması ve kaslarla sıkıştırılması gerekir. Bu hareket perinedeki tüm kasların çalışmasını sağlar. 

Hamilelikte basur oluşumu normal doğuma engel olur mu

Basur oluşumlar nadir olarak doğuma engel olabilir. Bunlar doğumdan önce tedavi edilmelidir. Büyümüş ve kolay kanama eğilimi olan basurlar, doğum sırasında olan ıkınmayla kanayacağından, şiddetli ağrıya yol açar. Doğumdan sonra gerileme göstermiş olan basur oluşumları, genellikle normal doğuma engel olmayacak kadar hafiftir.

]]>
Hamilelikte Yolculuk https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-yolculuk.html Mon, 29 Sep 2014 04:46:08 +0000 Hamilelikte yolculuk, anne adaylarının biraz daha dikkat olmaları gereken zamanlardır. Keyifli bir hamilelik dönemi geçirmek, sağlıklı bir bebek sahibi olabilmek için, bu süreçte anne adaylarının biraz emek vermesi g Hamilelikte yolculuk, anne adaylarının biraz daha dikkat olmaları gereken zamanlardır. Keyifli bir hamilelik dönemi geçirmek, sağlıklı bir bebek sahibi olabilmek için, bu süreçte anne adaylarının biraz emek vermesi gerekir. Ancak bu dönemin başından itibaren aktivitelerden uzak kalmaya çalışmak hem psikolojik açıdan kadının strese girmesine, hem de bebeğin strese girmesine neden olabilir. Bu nedenle aktivitelerin kurallara uygun şekilde yapılması gerekir. Yolculuğa çıkmakta bunlardan birisidir. Hamilelik dönemi kadının normal yaşantısına ciddi değişimler gerektirmemelidir. Önemli olan sağlıklı ve güvenli yolculuklar için biraz daha dikkatli olunmasıdır. Anne adayının yolculuk için kendini hazır hissetmesine rağmen, mutlaka doktora danışılmalıdır. Gebeliğin 6. ayına kadar başka bir sorun yaşanmadıysa, genellikle anne adaylarının yolculuğa çıkması kısıtlanmaz. Bu dönemde ters giden bir şeyler yoksa bebek ve anne sağlıklıysa, yolculuk için bir sakınca olmaz. Ancak anne adayı yolculuk sırasın da hem kendinin, hem de bebeğinin rahatını düşünmelidir. Her türlü önlemi almalı, zorlayıcı durumlardan kaçınmalı ve olabilecek sorunları düşünerek davranmalıdır.

Hamilelikte yolculuk nasıl olmalıdır

Hamile kadınlar gereken önlemlerin alınması halinde rahatlıkla seyahate çıkabilir. Aslında yolculuğa çıkmak anne adayının ruh haline faydalı da olmaktadır. Doğum ve sonrasında yaşanacak günlere iyi bir hazırlık olur. Ancak hamileliğin ilk üç ayında bazı kadınlarda düşük riski olması, son üç ayda erken doğum riskinin bulunması nedeniyle, daha dikkatli olunmalıdır. Herhangi bir risk olmasa bile, anne adaylarının seyahat edecekleri yerlerde bir sağlık kuruluşunun olmasına dikkat etmesi gerekir. Yolculuklar kara, hava ya da deniz yoluyla olabilir. Fakat yolculuğun özelliğine göre önceden planlama yapılmalıdır.  

Hamilelikte yolculuk etmek riskli midir

Yolculuk planı yapan anne adayları bazı konulara dikkat etmelidir.

  • Acil bi durum söz konusu olduğunda, anne adayı kendi doktoru ile takip edildiği hastaneden uzakta olacaktır.
  • Uzun süren bir yolculuk yapılacaksa, hareketsiz kalacak anne adaylarında venöz tromboembolizm adı verilen, bacak damarlarında kan pıhtılaşma sorunu yaşanabilir.
  • Yolculuklarda bulaşıcı hastalıklar açısından riskli yerlere gidiliyorsa, anne adayındaki hastalık riski dikkate alınmalıdır.
  • Uçak yolculuğu yapılacaksa, uçaktaki tıbbi hizmetler, oksijen seviyesinin düşüklüğü, rahat hareket edilecek ortamın olmaması gibi etkenler dikkate alınmalıdır.

Hamilelikte YolculukHamilelikte kara yolculuklarında dikkat edilmesi gerekenler

Normalde olduğu gibi hamilelik döneminde de emniyet kemeri kullanımına dikkat edilmelidir. Emniyet kemerinin alt kısmının kalçanın üstünden rahmin alt kısmında kalacak biçimde, üst kısmı iki göğsün arasından rahmin üstünden dolaşacak biçimde takılması gerekir. Hamilelikte emniyet kemerinin hatalı takılmasından dolayı, zarar görmüş anne adayları ve bebekler vardır. Fakat olabilecek kaza sırasında emniyet kemerinin faydası düşünüldüğünde, bu tür zararlara karşı kemerin takılmasına dikkat edilmelidir. Uzmanlar araç içindeki hamilelerin emniyet kemerini omuz ve dizlerden geçirip takmasını, hava yastıklarının kapanmamasını önerirler.

Hamilelikte uçak yolculuklarında dikkat edilmesi gerekenler

Hava yollarını kullanacak gebe kadınların genellikle 37. haftaya kadar yolculuk etmelerine izin verilmiştir. Bu dönemden sonra hava yolu firmaları hamile kadınları uçak yolculuğuna kabul etmezler. Bu nedenle uçak yolculuğu yapmayı düşünen anne adayları, önceden kaç haftalık hamile olduklarına dair doktor raporu almaları ve yolculuk için bir sakınca bulunmadığını belgelemeleri gerekir. Gebelikte risk bulunmuyorsa, uçak yolculuğu sorunsuz olarak tamamlanır. Bebek ve anne adayında sorun yoksa yolculukta bebeğin kalp atışlarında değişi]]> Hamilelikte Gaz https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-gaz.html Mon, 29 Sep 2014 04:45:51 +0000 Hamilelikte gaz, anne adaylarının en çok yakındıkları sorunlardan biridir. Bu sorunlar hamilelerde gaza bağlı şişkinlik, gazı çıkarmada zorlanma ya da gaz sıkışması olarak ifade edilir. Gaz nedeniyle oluşan bu so Hamilelikte gaz, anne adaylarının en çok yakındıkları sorunlardan biridir. Bu sorunlar hamilelerde gaza bağlı şişkinlik, gazı çıkarmada zorlanma ya da gaz sıkışması olarak ifade edilir. Gaz nedeniyle oluşan bu sorunların en büyük nedeni hamilelik dönemindeki hormonlara bağlı olarak, sindirim sisteminde olan düz kaslardaki gevşemedir. Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde rahmin büyümesiyle bağırsakların sıkışması, midenin baskı altında olması ve organların boşalmasının gecikmesi gibi etkenler gaz sorununun yaşanmasını sağlar. Midede oluşan gaz havanın yutulmasıyla oluşmaktadır. Bu gazın bir bölümü geğirme yoluyla dışarıya atılır. Kalan bölümü ise bağırsaklara geçer. Bağırsaklarda oluşan gazın bir kısmı beslenme sırasında bağırsak bakterilerinin besinleri parçalamasıyla oluşur.

Hamilelik döneminde gaz sancıları ne zaman başlar

Hamile kalan kadınlarda genellikle ilk aylardan itibaren gaz sanıları olmaya başlar. Bu sorun doğum zamanına kadar devam edebilir. İlerleyen süreçlerde anne adaylarında daha etkili olabilen gaz sancıları, hamileliğin doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi gerekir.

Hamilelikte gaz sancılarının azaltılması için ne yapılabilir

  • Yemek sırasında suyun fazla miktarda içilmemesi gerekir. Su içme daha çok öğün aralarında olmalıdır.
  • Suyun pipet yada şişe yerine, bardakla içilmesi gerekir.
  • Karbonat içeriği olan içecekler içilmemelidir.
  • Yemek sırasında besinler uzun süre çiğnenmelidir.
  • Sakız çiğnenmemelidir.
  • İçecek ve yiyeceklerde yapay tatlandırıcı olmamasına dikkat edilmelidir.
  • Her gün düzenli yürüyüş yapılmalıdır.
  • Alkol ve sigara kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Gaz yapabilecek yiyeceklerin tüketilmemesi gerekir.

Gaz yapan besinler nelerdir

Gaz yapan besinler kişiye göre farklı olabileceği gibi, genel olarak yağlı gıdalar, kuru fasulye, mercimek, nohut gibi baklagiller, bezelye, dondurma, turşu, karpuz, kavun, erik, turp, salatalık, leblebi, soğan, lahana, karnabahar, soda, süt gibi yiyecekler gaz yapıcıdır. Hamilelikte gaz sorunu yaşayan anne adayları mümkün olduğu kadar bunlardan uzak durmalıdır.

Hamilelikte Gaz

Hamilelikte gaz yapan etkenler

Hamile olan kadınlarda normal insanlara göre daha fazla gaz oluşur. Bu normal olarak kabul edilse de, bazı hamilelerde gaz sorunu dış etkenler tarafından tetiklenmekte ve daha fazla sorun yaşanmaktadır. Öncelikle bu sebeplerin belirlenmesi ve gaz sorununun azaltılmasına çalışılmalıdır. Yenilen besinlerden oluşan gaz sorunu, besinlerin kısıtlanmasıyla önlenebilir. Ancak hamilelik döneminde progesteron hormonunun etkisiyle bile, gaz sorunu yaşanabilir. Sindirim sürecini yavaşlatan progesteron hormonu, şişkinlik ve gaz oluşumuna neden olabilir. Bebeğin büyümesi de, sindirim sistemine baskı yaparak gaza neden olabilir. Bunların etkisini azaltmak hamilelik sürecinin daha rahat geçmesine neden olabilir. Yemek seçimine dikkat edilmesi, besin günlüğünün tutularak beslenme düzeninin sağlanması, hareket edilmesi, bacakların yukarıya kaldırılması, öğünlerde az ve sık yemek yenmesi gibi önlemler anne adaylarına yardımcı olacaktır.

Hamilelikte olan gaz sorununda ne zaman doktora gidilmelidir

Hamilelik sürecinde gaz sorunu olması normal karşılansa da, bazı anne adaylarında daha fazla rahatsızlık verebilir. Bununla başa çıkamayan hamileler doktordan destek alabilir. Doktor tarafından gebelere beslenme değişikliği yapılarak, şiddetli yakınmalarını önleyebilmek için hazmı kolaylaştıran ya da gazı giderecek ilaçlar verilebilir. Bu yapılanlar yakınmaları önlemediğinde ya da şikayetlerin artması halinde gastroenterolog tarafından muayene edilmelerinde fayda vardır. Gaz sancısı bazı anne adaylarında doğum sancısı ya da erken doğum tehdidi nedeniyle oluşabilecek sancılarla karıştırılabilir. Bu nedenle özellikle ritmik sancılarda mutlaka doktora gid]]> Hamilelikte Mide Bulantısı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-mide-bulantisi.html Mon, 29 Sep 2014 04:45:37 +0000 Hamilelikte mide bulantısı, gebelik anne için mucizevi olduğu kadar meşakkatli ve uzun bir dönemdir. Bu zorlu ve uzun süreçte anne adayı birçok değişim yaşamaya başlar. Ortaya çıkan bu değişimler gebeliğin ve ge Hamilelikte mide bulantısı, gebelik anne için mucizevi olduğu kadar meşakkatli ve uzun bir dönemdir. Bu zorlu ve uzun süreçte anne adayı birçok değişim yaşamaya başlar. Ortaya çıkan bu değişimler gebeliğin ve gebelik hormonlarına bağlı olarak yaşanır. Hamilelik döneminde mide bulantısı hamileliğin en yaygın belirtilerinden biridir. Hamilelik döneminin özellikle ilk 3 ayı yaklaşık tüm gebelerin %70'i mide bulantısına maruz kalabilir.

Mide bulantısına neden olan en önemli etkenler gebelik nedeni ile artan hormonlar ve psikolojik farklılıklardır. B-HCG gebelik hormonunun artmasına mide bulantısına neden olan en önemli etkendir. Çoğul gebeliklerde B-HCG hormonunda daha fazla artış yaşanarak mide bulantısı ile beraber kusma daha fazla yaşanır. Gebeliğin üçüncü ayından itibaren B-HCG hormonu düşmeye başlar ve mide bulantısı yavaş yavaş ortadan kaybolur. Gebelikte mide bulantısına neden olan diğer faktörler stres, halsizlik, kokulara karşı hassasiyet, yorgunluk ve duygusal değişimler olarak sıralanabilir. Bazı gebelerde ise yaşanan mide bulantısı için herhangi bir neden bulunamaz.

Hamilelik döneminde mide bulantısı özellikle gebeliğin beşinci haftasında başlar. Mide bulantısının en üst seviyelerde yaşandığı dönem gebeliğin ikinci ayıdır. Ancak bazı gebelerde daha erken haftalarda da başlayabilir. Gebeliğin üçüncü ayı tamamlandıktan sonra çoğu gebenin mide bulantısı şikayeti ortadan kalkar. Çok nadir durumlarda bulantı daha fazla hatta gebelik tamamlanıncaya kadar sürebilir.

Hamilelikte mide bulantısı yaşayan gebelerin çoğu endişeye kapılabilir. Ancak yaşanan mide bulantısı anne ve bebek için herhangi bir risk faktörüne neden olmaz. Anne adayı gebeliğin başlangıcında özellikle sabah bulantıları nedeni ile fazla yemek yiyemediği için ilk üç kilo alamayabilir ve hatta kilo kaybı yaşayabilir. Ancak endişe edilmesine gerek yoktur. Çünkü üçüncü ay tamamlandıktan sonra şikayet azalacağı için anne adayı gebeliğini sağlıklı bir şekilde sürdürecektir.

Hamilelikte Mide Bulantısı

Hamilelikte Mide Bulantısını Azaltmak İçin Neler Yapılabilir

  • Hamilelik döneminde mide bulantısını kontrol altına almak için sık aralıklar ile azar azar beslenilmelidir.
  • Yemek yedikten sonra mideyi rahatlatacak hafif aktiviteler, yürüyüşler yapılabilir.
  • Midede şişkinliğe yol açmayacak yiyecek ve içecekler tüketilmelidir.
  • Yağ oranı düşük ve az baharatlı gıdalar ile beslenilmelidir.
  • Zencefil çayı tüketmek yaşanan mide bulantısını hafifletebilir.
  • Yoğurt ve peynir yine mide bulantısını hafifleten gıdalar arasındadır.
  • Pirinç pilavı, haşlama patates, az yağlı makarna ve ekmek tüketmek mide bulantısına çözüm olabilir.
  • Özellikle sabah bulantılarında sabah uyandıktan 5-10 dakika sonra leblebi, tuzlu kraker yemek bulantıyı bastırabilir.
  • Su ve sıvı içecekler yemek ile beraber değil yemeklerden sonra içilmelidir.
  • Stresten uzak kalmak ve fırsat buldukça dinlenmek mide bulantısını iyi gelebilir.

Hamilelikte Mide Bulantısı Nasıl Tedavi Edilir

Hamilelikte yaşanan mide bulantısı çok şiddetli boyutlarda yaşanıyorsa ve bulantıya kusma eşlik ediyorsa anne adayında sıvı kaybı yaşanabilir. Anne adayının yaşadığı sıvı kaybı kilo kaybı ve beslenme bozukluğuna yol açarak annenin bedenindeki bebeğe zarar verebilir. Eğer evde alınan önlemler ile mide bulantısı kontrol altına alınamıyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Mide bulantısına karşı uygulanacak ufak önlemler ile mide bulantısı kontrol altına alınabilir.

Bazı gebeler yaşadıkları mide bulantısı nedeni ile hastane ortamında tedavi edilmelidir. Bu durumlarda mide bulantısını azaltmak ve anneyi rahatlatmak için serum takılabilir. Serum annenin beslenmesine katkıda bulunarak beslenmesine yardımcı olur. Bazı gebelerde ise yaşanan mide bulantısı ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Ağız ya da damar yolu ile uygulanan]]> Hamilelikte Şeker Yüklemesi https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-seker-yuklemesi.html Mon, 29 Sep 2014 04:45:21 +0000 Gebelikte şeker yüklemesi, bu dönemde oluşan şeker hastalığının belirlenebilmesi için 24. ve 28. haftalar arasında yapılmaktadır. Özellikle ailede birinci dereceden akrabalarda şeker hastalığının olmasında, ön Gebelikte şeker yüklemesi, bu dönemde oluşan şeker hastalığının belirlenebilmesi için 24. ve 28. haftalar arasında yapılmaktadır. Özellikle ailede birinci dereceden akrabalarda şeker hastalığının olmasında, önceki gebeliklerinde şeker hastalığı sorunu olanlarda, nedeni açıklanamayan gebelik kaybı yaşamış olanlarda, gebelikten önce obezite sorunu olanlarda bunun takip edilmesi oldukça önemlidir. Bu gebeliğin sorunsuz yaşanmasına, anne ve bebeğin sağlıklı olmasına katkı sağlayacaktır. Hamilelikte fetusun ihtiyaçlarının karşılanabilmesi, gelişiminin sorunsuz olması için, kadında hormonal değişimler olur. Sağlığı yerinde olan anne adayları bundan fazla etkilenmez. Fakat risk taşıyan gebeliklerde anne adayları buna ayak uyduramadığından, bebekte ve kendilerinde sorun yaşamaya başlar. Hamilelikte bebeğin glikoz ihtiyacını karşılamak için, kadında insülin direnci oluşur ve bir sorun yaşanmadığında, insülin direnci kendiliğinden düzene girer.

Hamile kadınlarda gebeliğin ikinci trimesterinde ya da sonrasında şeker hastalığının oluşması durumu gebelik şekeri yani gestasyonel diyabet olarak tanımlanır. Fetusun gelişebilmesi için, plasentadan salgılanacak HPL adlı hormon fetusa yeterli glikozun gidebilmesi için, kan şekerini düşürecek etkiyi frenlemektedir. Bu nedenle hamilelikte doğal hiperglisemi eğilimi oluşur. Hamile kadınlar 24. haftadan sonra diyabetik hale gelebilir.

Hamilelikte şeker yükleme testiyle nasıl yapılır  

Anne adaylarına 24. ve 28. haftalar arasında şeker yükleme testi yapılmalıdır. Yapılan test sırasında anne adayına 50 gram glikoz içirilmektedir. Kandaki glikoz seviyesi bundan bir saat sonra kontrol edilir. Yapılan tespitte kandaki glikoz seviyesi 140 mg/dl altında olduğunda anne adayında gebelik şekeri olmadığı belirlenir. Ancak değerin bunun üzerinde çıkması halinde, 3 saat sürecek 100 gram glikoz verilerek test yeniden yapılır. 3 saatlik yüklemeden sonra, anne adayının gebelik şekeri kesin olarak teşhis edilebilir. Uygulanan şeker yükleme testi sonrasında anne adaylarının aşırı fiziksel faaliyetlerden kaçınması ve yemek yememesi gerekir. Bunlar testin doğru sonuç vermesine etki edecektir.

Hamilelikte Şeker Yüklemesi

Hamilelikte şeker hastalığı kimlerde görülebilir

Şeker hastalığı anne adaylarının yaklaşık % 5 inde etkili olabilir. Bunların % 90 ı gestasyonel diyabet hastalığı özelliğini taşımaktadır. Bazı hamileler bu açıdan daha fazla risk taşımaktadır. Bunlar;

  • Daha önceki gebeliğinde ölü doğum yapan, anomali bulunan bebeği olan, 4 kg daha ağır bebek doğurmuş olan, birden fazla düşük yapan anne adayları
  • Daha önceki gebeliğinde şeker hastalığı olan anne adayları
  • Gebelikten önce kilo sorunu olan ve 35 yaşından fazla olan anne adayları
  • Ailesinde birinci derece akrabalarında şeker hastalığı olan anne adayları
  • Gebelik döneminde amnios sıvısı artan anne adayları
  • Anne karnında bebeğin ölmesi halinde
  • İdrarda glikoz tespit edilmesi halinde anne adayında şeker hastalığı olma riski artmaktadır.

Hamilelikte şeker yükleme testi uygulanmasının önemi nedir

Şeker yükleme testi yapılmayan anne adaylarında, şeker hastalığının oluşması halinde kan şekeri seviyesi kontrol altında tutulamaz. Bu durumda gebe kadınlar böbrek enfeksiyonları, dirençli vajinal mantarı gibi hastalıklara karşı korunmasız kalacaklardır. Bebekte anomali gelişimi normal gebeliklerdeki risk gibi olsa da, kan şekerinin aniden yükselmesi bebeğin anne karnında kaybedilmesi olasılığını arttıracaktır. Tedavisini aksatan, kan şekeri normalden yüksek olan anne adaylarında bu risk daha fazladır. Kan şekerinin yüksek olması bebeğin aşırı kilolu doğmasına, amnios sıvısında artışa, doğumda bebeğin oksijensiz kalmasına, akciğerlerin tam gelişememesi nedeniyle solunum zorluğu çekilmesine, sarılık oluşmasına neden olabilir. İleri dönemlerde bebeğin kalp hastal]]> Hamilelikte Kusma https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-kusma.html Mon, 29 Sep 2014 04:45:08 +0000 Hamilelikte kusma, genellikle gebeliğin 6. haftasıyla birlikte yaşanan şikayetlerden biridir. Bu süreçte oluşan bulantılar kusma, iştahsızlık, kilo verme ve kokulara karşı hassasiyetle birlikte değerlendirilir. Bulan Hamilelikte kusma, genellikle gebeliğin 6. haftasıyla birlikte yaşanan şikayetlerden biridir. Bu süreçte oluşan bulantılar kusma, iştahsızlık, kilo verme ve kokulara karşı hassasiyetle birlikte değerlendirilir. Bulantı ve kusma daha çok sabahları etkili olduğundan, buna sabah hastalığı denilmektedir. Hamilelikte bulantı ve kusma gün boyu sürdüğünde, ayaktan ilaç tedavisine cevap vermediğinde, kadının beslenmesine engel olduğunda, günlük işlerini aksattığında, genel sağlığını bozduğunda ya da kilo vermesine neden olduğunda, ileri tetkiklerin yapılması ve tedavi edilmesi gerekir. Normalde hamilelikte bulantı ve kusma görülürken, bunun şiddetli yaşanması sadece gebelerin binde dördünde etkili olur. Bu sorun daha çok genç yaşında ilk gebeliğini yaşayanlarda görülür. Genellikle kilolu olanlarda, çoğul gebeliklerde ve sosyo kültürel seviyesi yüksek olan anne adaylarında daha sık görülür.

Hamilelikte kusma nedenleri nelerdir

Hamileliğe bağlı ortaya çıkan fizyolojik estradiol ile HCG hormonlarının normalden fazla artması ya da bunların seviyesinin normal sınırlarda olmasına rağmen, anne adayının duyarlılığının fazla olması bulantı, kusma ve kokulardan tiksinme gibi bazı belirtilere sebep olabilir. Çoğul gebelik ve mol gebelik gibi durumlarda HCG daha fazla üretildiğinden, kusma şikayetleri daha fazla olur. 

Hamilelikte kusmanın ayırıcı tanısı

Hamilelerde oluşan her kusma ve bulantıyı gebeliğe bağlamak doğru olmaz. Şiddetli olan, tedaviye cevap vermeyen bulantı ve kusma, ilk trimesterin bitmesinden sonra devam eden veya ikinci trimesterde başlayan yakınmalarda, diğer hastalıklar değerlendirmeye alınmalıdır. Bu belirtilere neden olabilecek hastalıklar arasında hepatit, mol gebeliği, pankreatit, safra kesesi iltihabı, zatürre, mide ve on iki parmak bağırsağı ülseri, sindirim sisteminde tıkanma, beyin tümörleri, over kisti boğulması gibi sorunlar bulunmaktadır. Bunlar nadir olarak görülse de, yine de tanı aşamasında dikkate alınmalıdır. 

Hamilelikte kusmanın anne adayı ve fetus üzerindeki etkileri

Hamilelikte erken dönemde anne adaylarında aşırı bulantı ve kusma olması halinde, gebeliğin sağlıklı geçtiği, düşük olma olasılığının azaldığı bilinmekte, ancak bunun bilimsel olarak açıklaması yapılamamaktadır. Fakat kusmanın kontrol altına alınamaması halinde bu olumlu etkiler tersine dönebilir. Anne adayında kilo kaybı yaşanır, elektrolit dengesizliği oluşabilir, yetersiz besin alındığından bebekte gelişim geriliği oluşabilir. Anne adayları uygun şekilde tedavi edildiği takdirde, ilerleyen dönemlerde sorun yaşanmayacaktır.

Hamilelikte Kusma

Hamilelikte kusma tanısı ve tedavi yaklaşımları

Hamilelikte bulantı ve kusma yakınması olan anne adayları genel bir muayeneden geçirilerek, ultrason incelemesine tabi tutulurlar. Bu şekilde gebelik haftası belirlenir. Ayrıca inceleme sırasında mol gebelik ya da çoğul gebelik tespiti yapılabilir. Bu durumda tedavide farklı yaklaşımlar söz konusu olabilir. Yapılan tam idrar tetkiki sırasında, aç kalınan süre belirlenebilir. Çünkü açlık süresinin artması idrarda aseton başta olmak üzere, keton maddelerin artmasına neden olur. Keton miktarının yüksek olması oranında, gebelikteki bulantı ve kusma şiddetli olur. İdrarın yoğunluğu ve rengi genel sağlık üzerine bilgi edinilmesini saplar. Vücudun susuz kalması, idrar yolu enfeksiyonları bu şekilde tespit edilebilir. Kusma şikayeti nedeniyle anne adayı ayaktan ilaçsız tedaviyle, yine ayaktan ilaçlı tedaviyle ya da yatarak serum ve ilaç tedavisiyle tedavi edilebilir. Bunlar yakınmaların derecesine göre tercih edilir.

Hamilelikte kusma yakınmasının azaltılması için anne adaylarına öneriler

  • Genellikle kusma ve bulantı sabahları etkili olduğundan, yatağın kenarında kraker, bisküvi gibi yiyecekler bulunmalıdır. Sabahları bunlardan yedikten sonra yataktan kalkılmalıdır.
  • Günlük ö]]> Hamilelikte Spor https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-spor.html Mon, 29 Sep 2014 04:44:56 +0000 Hamilelikte spor, uygun kurallar dahilinde yapıldığında, son derece faydalı olacaktır. Yapılacak sportif aktiviteler doktor tarafından onaylanmış ve uygun olanların tercih edilmesi gerekir. Hamileliğin herhangi bir ri Hamilelikte spor, uygun kurallar dahilinde yapıldığında, son derece faydalı olacaktır. Yapılacak sportif aktiviteler doktor tarafından onaylanmış ve uygun olanların tercih edilmesi gerekir. Hamileliğin herhangi bir risk taşımaması halinde, anne adayının spor yapmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Fakat yine de sportif faaliyetlerin gebeliğin ilk trimesterinden yani ilk üç aylık döneminden sonra yapılması daha uygun olacaktır.

    Hamilelikte spor yapmanın faydaları nelerdir

    • Anne adaylarında meydana gelecek yorgunluk ve uyku sorunlarının azaltılmasında etkili olur.
    • Anne adaylarının fiziksel ve psikolojik açıdan kendilerini iyi hissetmesine yardımcı olur.
    • Hamilelik sürecinde kadında olan duruş ve vücut bozukluklarını gidermeye yardımcı olur.
    • Doğum sonrasında kadının vücudundaki toparlanmayı kolaylaştırır.
    • Normal doğum sırasında süreyi kısaltır, doğumu kolaylaştırarak, sancıların azalmasına sebep olur.
    • Anne adayında bel ve sırt ağrılarının azaltılmasını sağlar.
    • Hamile kadınların stresini azaltarak, kendine güvenmelerini sağlar.
    • Anne adayının bu dönemde aldığı kiloların düzenli olmasını sağlar.
    • Hamilelik sürecinde oluşan ödem ve şişliklerin azaltılmasında faydalıdır.
    • Hamilelik döneminde gelişebilecek gestasyonel diyabet riskinin azalmasına neden olur.

    Hamilelikte Spor Hamilelik döneminde ilk üç aylık süreçte anne adayları normal dönemlerden kendilerini daha yorgun hisseder. Bu yüzden sıkça dinlenme ihtiyaçları olur. Bu süreçte sportif aktivitelerin uzun sürelerde yapılması nedeniyle, vücut ısısı artacağından gebeliğe olumsuz yansımalarda bulunacaktır. Bu yüzden ilk trimesterde spor yapılacaksa, kısa sürelerde olan ve yorucu olmayan sporlar tercih edilmelidir. Daha ileri dönemlerde anne adaylarında bu yorgunluk hissi azalacağından, spor yaparken daha rahat olabilirler. Ancak tercihlerini yine fazla yorucu olmayan egzersizler yönünde kullanmalı ve kendilerine dinlenmek için zaman ayırmaları tavsiye edilir.

    Hamilelikte spor yaparken nelere dikkat edilmelidir

    • Spor sırasında vücutta sıvı kaybı olacağından, spora başlamadan ve daha sonra bol miktarda sıvı alınmasına dikkat edilmelidir.
    • Spor sırasında göğüslerin desteklenmesi için, buna uygun olan sutyen tercih edilmeli, ayakkabı ve giysi seçiminde özen gösterilmelidir.
    • Hamilelikte ikinci trimesterde yani 3. ve 6. aylarda vücudun ağırlığı artacağından, vücut dengeleri değişecektir. Bu yüzden spor yaparken daha dikkatli olunmalıdır.
    • Hamilelikte üçüncü trimester döneminde yani son üç ayda anne adayında kilo daha fazla olacağından, bu dönemde spor yapmamaları daha iyi olacaktır.
    • Hamilelik döneminde yapılan sportif aktivitelerin açık havada olması tercih edilmelidir. Sıcak ve nemli ortamlardan kaçınılmalıdır.
    • Karşılıklı mücadele isteyen sporları yapmaktan kaçınılmalıdır.
    • Hamileliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde rahme giden kan akımını azaltacağı için, sırt üstü yatılarak yapılan sporlardan uzak durulmalıdır.
    • Hamilelik döneminde kalori ihtiyacı artacağından, yapılan sporlar dikkate alınarak kalori düzeni oluşturulmalıdır.
    • Hamileliğin erken döneminden itibaren vücutta bulunan eklemlerde daha fazla esneklik meydana gelir. Üçüncü trimestere girildiğinde ise, vücut sıvısı artış gösterdiğinden, eklemlerin hareketlerinde kısıtlanma olur. Bu dönemde gevşeme yüksek düzeyde olduğundan, anne adayı için yaralanma riski artar. Bu yüzden spor yapılırken eklemler zorlanmamalı, ani ve aşırı hareketlerden kaçınılmalıdır.
    • Egzersiz sırasında yatar durumdan ayağa kalkmak için yapılacak hareketlere dikkat edilmelidir. Aniden ayağa kalkma durumunda tansiyon belirgin şekilde düşebilir. Bu yüzden yavaşça kalkılmalı ve mutlaka bir yerden destek alınmalıdır.
    • Anne adayı spor yaparken nabzını kontrol altında tutmalı, kalp atım hızı 140 üzerine çıkarsa]]> Hamilelikte Sigara https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-sigara.html Mon, 29 Sep 2014 04:44:40 +0000 Hamilelikte sigara, sigara içerisinde binlerce zararlı madde içermektedir. Bu maddelerden en çok bilineni ve anne karnındaki bebeğe en çok zarar vereni karbononooksit ve nikotindir. Sigara kullanan anne adaylarında bu zara Hamilelikte sigara, sigara içerisinde binlerce zararlı madde içermektedir. Bu maddelerden en çok bilineni ve anne karnındaki bebeğe en çok zarar vereni karbononooksit ve nikotindir. Sigara kullanan anne adaylarında bu zararlı maddeler nedeni ile bebek zarar görür. Anne karnındaki bebeğe ulaşan oksijen miktarı bu maddelerden dolayı azalarak bebeğin gelişimi olumsuz yönde etkilenir. Sigara kullanan annelerde düşük ve erken doğum riski daha fazladır. Anne karnındaki bebek annenin günde yalnızca bir tane içtiği sigaradan bile olumsuz etkilenir. Bu nedenle sigara kullanımı gebelik döneminde kesinlikle önerilmemektedir.

      Sigara anne karnındaki bebeği besleyen ve gelişimini sağlayan damarlarda daralmalara yol açabileceğinden dolayı bebekte oksijensizlik ve beslenme geriliği meydana gelebilir.

      Hamilelikte Sigaranın Zararları

      Erken Doğum: Gebeliğin gerçekleşme zamanı 38-40 haftaları arasında normal olarak kabul edilmektedir. Sigara doğumun 38. haftadan daha erken dönemlerde gerçekleşmesine yol açabilir.

      Erken Membran Rüptürü: Doğum eylemi anında açılması gereken su kesesinin zamanından daha erken açılmasıdır. Bu gibi olasılıkta bebek gelişimini tamamlamadan doğum yoluna ilerleyebilir.

      İntrauterin Gelişme Geriliği: Sigara nedeni ile bebeğe ulaşan oksijen ve besin öğelerinde azalma yaşanabilir. Bu durumda anne karnındaki bebekte gelişim geriliği söz konusu olabilir.

      Hipertansiyon: Sigaranın içinde bulunan nikotinin damarları büzücü ve daraltıcı etkisi, vardır. Bu etkileri ile gebelikte tansiyon yükselerek bebeğin beslenmesi olumsuz yönde etkilenebilir. Ayrıca annenin sağlığı da risk altına girerek sorunlu bir gebelik dönemi yaşayabilir.

      Hamilelikte Sigara

      Preaklampsi: İdrarda aşırı protein, yüksek tansiyon, vücutta biriken ödem, ve görme problemleri gebelikte preaklampsi olarak tanımlanır. Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak tanımlanan preaklampsi nedeni ile anne ve karnındaki bebeğin hayati ciddi anlamda tehlikeye girebilir.

      Plasentanın Erken Ayrılması: Normal şartlarda plasenta doğum eylemi anında ayrılmalıdır. Hamilelikte sigara kullanımı ile plasenta henüz bebek anne rahminde iken zamanından daha erken ayrılabilir ve ciddi anlamda kanamaya yol açabilir.

      Prematür Bebek: Doğum sonrası bebeğin ciddi anlamda solunum sıkıntısı yaşamasıdır. Erken doğan bebeklerde henüz akciğer gelişimini tam olarak tamamlamadığı için bebek için hayati risk taşıyan solunum sıkıntısı yaşanabilir. Sigara kullanan annelerin bebeklerinde çok fazla rastlanan bir sorundur.

      Süt Miktarının Azalması: Sigara doğum sonrası lohusalık döneminde süt miktarının azalmasına yol açabilmektedir.

      Hamilelikte Sigaranın Uzun Dönemde Zararları

      • Sigara kullanan annelerin bebeklerinde astım ve bronşit gibi hastalıkların görülme olasılığı çok daha fazladır.
      • Sigara kullanan annelerin bebeklerinde öğrenme problemleri görülebilir.
      • Hamilelik döneminde sigara kullanan annelerin bebeklerinde ileri vadede davranış bozukluğu, dikkat eksikliği, hiperaktivite gibi problemler ile karşılaşılma olasılığı daha yüksektir.

      Hamilelik döneminde sigara kullanımı ile oluşabilecek bütün bu sıralanan zararlar,içilen sigaranın miktarı ile yakından ilişkilidir. Hamilelik dönemi kadın için yeni bir hayatın başlangıcıdır ve annelik fedakarlık gerektiren bir olgudur. Bunu bilerek hareket etmek ve gebelik döneminde en doğrusu asla sigara içmemek gerekir. Gebelik döneminde sigara içilen ortamlardan da mümkün olduğunca uzak kalmak gerekmektedir.

       

       


       

      ]]>
      Hamilelik https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelik.html Mon, 29 Sep 2014 04:44:18 +0000 Hamilelik, kadında yumurtalıklardan atılan yumurta ile erkeğin sperminin döllenmesi nedeniyle yaşanan 40 haftalık süreci yani 280 günlük bir dönemi içerir. Döllenme elde edildikten sonra 8. haftaya kadar geçen süre Hamilelik, kadında yumurtalıklardan atılan yumurta ile erkeğin sperminin döllenmesi nedeniyle yaşanan 40 haftalık süreci yani 280 günlük bir dönemi içerir. Döllenme elde edildikten sonra 8. haftaya kadar geçen süreç embriyotik dönem, doğuma kadar devam eden süreç ise fetal dönem olarak adlandırılır. Genç yaştaki kadınlarda döllenme olduktan sonra, hemen ilk günde gebelik tespiti yapılabilir. Buna sebep olan etken adet düzensizliği bitinceye kadar vücutta üretilmiş yumurtaların hepsinin döllenmeye uygun olmasıdır. Kadında yaşın ilerlemesi doğurganlığın azalmasına neden olur. Döllenme meydan geldiğinde, ilk 8-10 saatin içinde kusma meydana gelir. İleri yaştaki kadınlarda  bu belirtiler bir hafta ile 2 ay arasında oluşabilir. Ergenlik döneminde oluşan hamilelikte ilk 12 saat içinde belirlenebilir. Çünkü ergenlik dönemindeyken yumurtaların tam olgunlaşmaması nedeniyle spermin yumurtayı döllenmesi 5-20 dakikayı bulmaktadır. Hamilelik için en önemli belirti adetin gecikmesidir. Ancak kadınlarda olan her adet gecikmesi hamilelik olarak yorumlanmamalıdır. Günlük yaşamın içindeki değişimler, stres, çeşitli rahatsızlıklar, psikolojik nedenler adet düzensizliğine sebep olabilir. Adetin gecikmesine eşlik eden iştah artışı, bulantı ve kusma, göğüslerde farklılık, kokulara karşı hassasiyet oluşması, fetal hareketler, yorgunluk, idrar sorunları gibi etkenlerin olması halinde gebelik değerlendirilmelidir.

      Hamilelik evreleri nelerdir

      Başlangıç aşaması: Hamileliğin meydana gelmesi yumurta ve spermin birleşimiyle olur. Bunun etkisiyle embriyo meydana gelir. Embriyo meydana gelmesi genellikle doğal yollarla olsa da, bazı gebeliklerde tüp bebek tedavisiyle elde edilebilir.

      Perinatal dönem: Bu dönem gebeliğin 22. haftasından itibaren başlar, doğumdan sonra 7. güne kadar devam eder.

      Postnatal dönem: Bu dönem doğum anından itibaren, yaklaşık olarak 6 hafta kadar devam eder.

      Hamilelik süreci ne kadar devam eder

      Hamile olan kadınların doğum tarihi son adet kanamasından sonra 40 hafta kadar kabul edilir. Fakat genellikle doğumlar 37. ve 42. haftaları arasında olur. Normal olarak gebelik dönemi 38 hafta olarak devam eder. Bu yüzden 37 haftadan önce gerçekleşen doğumlar preterm, 42 haftayı geçen doğumlar ise postterm olarak adlandırılır. 42 haftayı aşmış olan hamileliklerde anne adayı ve bebekte sorunlar gelişebilir. Bu etkiler nedeniyle hamileliklerde bu süre geçirilmeden erken dönemde müdahale edilir. Doğumların % 5'i zamanında, % 50 oranı tahmini doğum zamanına göre bir haftalık rötarla, kalan bölümüyse 2 haftalık gecikme sonucunda gerçekleşir. 

      Hamilelik

      Hamilelikte doğum eylemi nasıl gerçekleşir

      Doğumun başlaması rahim kasılmalarıyla olur. Bu kasılmaların düzenli ve ritmik hale gelmesiyle birlikte, vajinal doğum gerçekleşir. Ancak bazı hamileliklerde oluşan komplikasyonlardan ya da doğumun gecikmesiyle sezaryenle doğum gerçekleşebilir.

      Hamilelik teşhisi nasıl yapılır

      Hamileliğin başladığı farklı yollarla belirlenebilir. Bu belirlemeyi gebe kalan kadın kendisi yapabileceği gibi, bir sağlık merkezinde tıbbi testle de belirlenebilir. Gebe kalmış kadınlarda bulantı ve kusma, iştah değişimi gibi etkiler meydana gelir. Fakat bu belirtilerin her gebelikte olması beklenmemelidir. Kadına uygulanacak kan ve idrar testinde hCG tespiti yapılırsa, gebelik teşhisi konulabilir. Gebelik testlerinin bunu belirlemesi plasentadan salgılanan hormonlarla olmaktadır. Embriyonun rahim içine yerleşmesinden yaklaşık 12 gün sonra testlerle gebelik tanısı konulabilir. Ancak evde uygulanan testlerde bu kadar sürede gebelik belirlenemez. Erken dönemde gebeliğin belirlenebilmesi için, ultrason tetkiki yapılmalıdır. Hamileliğin başlangıcı olarak, son adetin ilk günü alınmaktadır.

      Hamileliğin fizyolojisi

      İlk üç aylık dönem: Hamileliğin]]> Hamilelikte Şeker Hastalığı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-seker-hastaligi.html Mon, 29 Sep 2014 04:43:38 +0000 Hamilelikte şeker hastalığı, kanda şeker seviyesinin yükselmesiyle oluşur. Şeker hastalığı hamile kadınlarda daha önceden var olabilir. Fakat bazı hallerde gebelik döneminde ortaya çıkabilir. Gebelikte şeker olar Hamilelikte şeker hastalığı, kanda şeker seviyesinin yükselmesiyle oluşur. Şeker hastalığı hamile kadınlarda daha önceden var olabilir. Fakat bazı hallerde gebelik döneminde ortaya çıkabilir. Gebelikte şeker olarak tanımlanan gestasyonel diyabet, hamileliğin 24. haftasından sonra yapılan tarama testleriyle belirlenebilir. Anne adayında kan şekerinin yükselmesi, bebekte de kan şekeri yükselmesine sebep olur. Özellikle gebeliğin son trimesterinde bebekte olan insülin salınımı artış gösterir. Bu nedenle bebekte kilo alımı yükselir, akciğerlerinde gelişim geriliği olur, kalp hastalığı ve sinir sistemi hastalıkları oluşabilir. Hamilelikten önce şeker hastalığı bulunan anne adaylarının gebelikten önce kadın doğum ve endokrinoloji doktoru ile diyetisyen kontrolüne girmesi ve bu konuda danışmanlık alması gerekir. Özellikle bebeğin sinir sisteminin desteklenmesi için, folik asit desteğinin alınması gerekir. 

      Hamilelikte şeker hastalığının teşhisi nasıl yapılır

      Hamile kadınlardaki şeker hastalığının belirlenmesi 24. ve 28. haftalarda uygulanan şeker yükleme testiyle yapılır. Riskli gebeliklerde bu testin daha erken dönemde yapılması ve gerektiği takdirde belirli aralıklarla tekrar edilmesi gerekir. Yapılan test sonucunda, gerekli görülürse ayrıntılı şeker yükleme testleri uygulanabilir. İlk testte anne adayına 50 gram glikoz verilmektedir. Bir saat sonra kandaki şeker seviyesi 140 mg/dl üzerinde belirlenirse, 3 saat sürecek 100 gramlık glikoz ile test tekrarlanır. Bu şekilde şeker hastalığına kesin tanı konulabilir. Test sonucu alınana kadar kadının yemek yemeden, aktivitelerden kaçınması, doğru sonuç alınmasını sağlar.

      Hamilelikte Şeker Hastalığı

      Hamilelikte şeker hastalığı riski yüksek olan anne adayları kimlerdir

      • Daha önceki gebeliklerinde şeker hastalığı olanlar
      • Genetik olarak ailesinde yakın akrabalarında şeker hastalığı olanlar
      • Önceki gebeliklerinde ölü doğum yapanlar ya da anomalisi olan bebek doğuranlar
      • Daha önceden dört kilodan fazla ağırlığı olan bebek doğuranlar ya da düşük yapmış olanlar
      • Hamilelikte amnios sıvısının artması
      • Anne karnında bebeğin ölmesi halinde
      • Aşırı kilolu olanlar
      • Yaşı 35'ten fazla olan gebeler
      • İdrar testinde glikoz belirlenenler

      Hamilelik döneminde şeker hastalığı nasıl kontrol altına alınabilir

      Şeker yükleme testi sonucunda anne adayına koyulan şeker hastalığı teşhisi, diyet, egzersiz ya da insülin kullanımıyla kontrol altına alınabilir. Hamile olan kadınlarda, diğer şeker hastalarında olduğu gibi ağızdan kullanılan şeker ilaçları alınmaz. Yapılan tedaviyle gebelikte bebeğin tehlikeye girmesine, doğumdan sonra sorun yaşanmasına engel olunur. İnsülin kullanımı dışında, anne adayları kilolarına uygun şekilde diyet uygulamalıdır. Bu dönem boyunca anne adayında kan şekeri seviyesi devamlı olarak takip edilmelidir. Şeker hastalığı tanısı konulan anne adayları çikolata, dondurma, şerbetli tatlı, şeker içeren besinlerden uzak durmalıdır. Besinlerinin arasında kepekli makarna, esmer pirinç, bulgur yer almalıdır. Beyaz undan yapılan yiyecekler tüketilmemelidir. Doktorun önerdiği egzersizler düzenli olarak yapılmalıdır. Bunun için yürüyüş ve yüzme ideal egzersizler arasındadır. Bunlar kan şekerini kontrol etmekte yardımcı olur. Gestasyonel diyabet tespit edilen hastalar, doğum yaptıktan sonra 6 hafta içinde 75 gram oral glikoz testiyle yeniden değerlendirilmektedir. Bu yine gebelikte yapılan şeker yükleme testi gibi açken glikoz verilmesini takiben, 1-2 saat içinde kandaki şeker seviyelerine bakılmasıyla yapılır. Testin normal çıkması halinde, 3 yılda bir kan şekeri kontrolü yapılması gerekir. Hamilelikte olan şeker hastalığının daha sonraki gebeliklerde tekrarlama olasılığı % 60 oranındadır. 

      ]]>
      Hamilelikte Cinsellik https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-cinsellik.html Mon, 29 Sep 2014 04:43:31 +0000 Hamilelikte cinsellik, gebe kalmış olan kadınların doktorla konuşmaktan çekindiği konuların başında gelir. Bu toplumda olan yanlış düşüncelerden kaynaklanmaktadır. Hamilelik döneminde kadınların cinsellik hakkı Hamilelikte cinsellik, gebe kalmış olan kadınların doktorla konuşmaktan çekindiği konuların başında gelir. Bu toplumda olan yanlış düşüncelerden kaynaklanmaktadır. Hamilelik döneminde kadınların cinsellik hakkında yetersiz bilgiye sahip olmaları nedeniyle, bu dönemde bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bu yetersiz bilgiler nedeniyle, hamilelikte cinsellik açısından yasaklar dönemi yaşanmaya başlar. Hamilelik kadınların bedensel ve ruhsal değişimler yaşadığı bir süreçtir. Cinsel arzular bu dönemde artma ve azalma süreçlerinden geçer. Bu yüzden hamilelik dönemini yaşayan anne adayları, eşleriyle birlikte bilgilendirilmelidir.

      Hamilelikte cinselliğin anne adayı üzerindeki etkileri nelerdir

      Hamileliğin ilk üç aylık döneminde: Hamileliğin başlangıcı olan bu dönemde anne adayları kokulara karşı daha hassas olurlar. Uykuya karşı istekleri artar, bulantı ve kusma etkileri yoğun olarak yaşanır. Bu dönemde bazı anne adaylarında oluşan tiksinme duygusu eşinin nefesine, vücut kokusuna bile dayanamayacak düzeyde olabilir. Genellikle ilk hamileliğini yaşayan anne adayları bunu daha yoğun şekilde yaşayabilir. Çünkü bu kadınlarda stres ve kaygı duyma üst seviyededir. Cinsel ilişki sonucunda bebeğinin ve kendisinin zarar göreceğini düşündüklerinden, bu olumsuzluklar stres yaşamalarına neden olur. Bu düşüncelerin etkisiyle cinsel arzuları azalır ve cinsel ilişki ikini plana itilmeye çalışılır. Bu düşüncelerle eşinden uzaklaşamaya başlar. Cinsel ilişki sırasında cinsel uyaranların dışında, ağrı olması, cinsel bölgede kanlanma artışı olması nedeniyle ödemleşme olması yüzünden cinsel ilişki sırasında ağrı duyulmaya başlar. Ancak ilk üç aylık hamilelik döneminde anne adayları genel olarak orgazmı daha yoğun yaşayabilir, çünkü cinsel bölgede nemlenme oranı daha fazladır. Yani anne adayları hamileliklerinin bu döneminde cinselliği daha yoğun ve hissederek  yaşama olanağına sahiptir.

      Hamilelikte Cinsellik

      Hamileliğin ikinci üç aylık döneminde: Hamileliğin bu döneminde anne adayları vücutlarında meydana gelen fiziksel değişimlere kendi çabalarıyla uyum sağlamaya çalışır. İlk üç aylık dönemde meydana gelen olumsuz etkiler yok olmaya başladığından, anne adayları kendilerini daha sağlıklı hissetmeye başlar. Bu dönem bir kadının hamileliğini kabul etmiş olduğu süreçtir. Hamileliğin olumsuz etkilerinden kendilerini kurtarırlar. Bedenlerinde yaşanan değişimler kadınlar tarafından kabul edilir, ruhsal açıdan yaşanan zorluklar aşılmaya başlar. Ayrıca bebeğin hareketlerini hissetmeye başladıklarından daha mutlu olmaya başlamışlardır. Fiziksel şikayetleri giderek azalmaktadır. Bu nedenle cinsel ilişkiye karşı kadınlar daha fazla ilgi duymaya başlarlar. Ayrıca bu dönem genital bölgede kanlanma arttığından, cinsel ilişkideki orgazm daha yoğun yaşanır.

      Hamileliğin son üç aylık döneminde: Hamilelik döneminde ikinci üç aylık dönemde azalmış olan yakınmalar, son üç aylık dönemde yeniden etkili olmaya başlar. Bu yakınmalar nedeniyle anne adaylarında tekrar cinsel istek azalmakta ve cinsel ilişkiye girme isteği yeniden ikinci plana itilmektedir. Doğumun giderek yakınlaşması nedeniyle anne adaylarında korku hisleri uyanmakta ve cinsellik sekteye uğramaktadır. Bu dönem anne ve bebeğin iletişimi arttığından, kadın tarafından cinsel ilişkiden bebeğin zarar göreceği düşünülür. Bu yüzden anne adayları cinsellikten kaçınmaya başlar. Bunun dışında büyüyen rahmin cinsel ilişkide bazı pozisyonlarda ağrıya neden olması da, cinselliği olumsuz etkileyen sebeplerdir. Bunu aşmak için, çiftler kendilerine uygun olacak pozisyonları belirlemelidir. Bu dönemde pelvis bölgesindeki kanlanma arttığı için, cinsel ilişki daha fazla haz alınacak düzeyde olur.

      Lohusa döneminde: Doğumdan sonraki bu dönem kadınlarda yorgunluk belirtilerinin daha yoğun yaşandığı görülür. Bebeğin doğmasıyla birlikte uykusuz bir dönemin başlaması yorgunluğu arttırı]]> Hamilelikte Kaç Kilo Alınmalı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-kac-kilo-alinmali.html Mon, 29 Sep 2014 04:42:52 +0000 Hamilelikte kaç kilo alınmalı Hamilelik dönemi anne adayı için fiziksel ve ruhsal birçok değişime yol açan uzun ve zorlu bir süreçtir. Hamilelik döneminde ortalama olarak 9-12 kilo kadar alınması uzmanlar tarafında Hamilelikte kaç kilo alınmalı Hamilelik dönemi anne adayı için fiziksel ve ruhsal birçok değişime yol açan uzun ve zorlu bir süreçtir. Hamilelik döneminde ortalama olarak 9-12 kilo kadar alınması uzmanlar tarafından normal kabul edilmektedir. Fakta bu kilo aralığı normal kilolar ile gebelik sürecine giren anne adayları için geçerlidir.

      Fazla kilo sorunu olan anne adayları gebelik sürecinde 6-8 kilo kadar almalıdır. Çünkü kilo fazlalığı olduğu için alacağı kilolar bazı komplikasyonlara yol açabilir. Gebeliğe fazla kilo ile başlayan anne adayları gebelik boyunca fazla kilo almamak için kilo aldırıcı özelliği yüksek olan gıdalardan kaçınmalıdır.

      Gebelik döneminde aşırı zayıf başlayan anne adayları ise normal kilo aralığından daha fazlasını alabilir. Zayıf anne adayları için 15-16 kilo kadar almak normal kabul edilmektedir. Gebelik döneminde normal sınırlarda kilo artışı yaşayabilmek için en önemli ayrıntı sağlıklı ve doğru beslenme alışkanlığıdır.

      Açıklanan ortalama açıklamalar haricinde gebelik döneminde alınması gereken kilo anne adayının sağlık durumuna, gebeliğe başladığı kiloya ve bedeninde taşıdığı bebeğin durumuna göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle hamilelik döneminde ne kadar kilo artış yaşanması gerektiğini anne adayı doktoru ile görüşmelidir. Önemli olan gebelik döneminde uygun miktarda ve kontrollü bir şekilde kilo artışı yaşayarak gebeliği normal kilolarda tamamlamaktır. Normal oranlarda kilo artışı yaşayan anne adayının gebelik süreci daha sağlıklı ilerleyecek ve aldığı kiloları doğumdan sonra kolaylıkla verebilecektir.

      Hamilelikte Kaç Kilo Alınmalı

      Gebelik planlayan ve aşırı kilo fazlalığı olan anne adaylarının, gebelik dönemine dahil olmadan önce bir diyetisyene başvurarak, uygun  bir diyet ve egzersiz programı ile normal kilo aralığına ulaşması gerekir. Çünkü fazla kilo ile başlanan bir gebeliğe birde gebelik döneminde eklenen kilolar nedeni ile gebelik süreci ve doğum ile alakalı bazı sıkıntılar oluşabilir. Gebeliğe fazla kilo ile başlayan anne adaylarının gebelik döneminde herhangi bir diyet yapması önerilmemektedir.

      Gebe kalmayı planlayan ve aşırı zayıf olan anne adaylarının da yine uygun bir beslenme programı ile normal kiloya ulaşması ve gebeliği normal kilolara ulaştıktan sonra düşünmeleri gerekir.

      ]]>
      Hamilelikte Stres https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-stres.html Mon, 29 Sep 2014 04:42:46 +0000 Hamilelikte stres, stres herkesin bildiği gibi kişiyi zorlayan, bazı kısıtlamalara yol açan ve kişiyi engelleyen olaylar karşısında verilen tepkilerin tümü olarak tanımlanabilir. Stres aslında kişinin üzerinde hiss Hamilelikte stres, stres herkesin bildiği gibi kişiyi zorlayan, bazı kısıtlamalara yol açan ve kişiyi engelleyen olaylar karşısında verilen tepkilerin tümü olarak tanımlanabilir. Stres aslında kişinin üzerinde hissettiği gerginlik ve baskı ile sınırlı bir kavram değildir. Stres belirgin bir süreç olarak değerlendirildiğinde, kişinin olayları planlama, değerlendirme, düşünme gibi pek çok kavramdan oluşur. Stresten korunabilmenin en iyi yolu kişinin stres altına girmesine neden olan olayları fark ederek gerekli önlemleri almasıdır.

      Stresin hamilelik üzerinde de birçok yönde olumsuz etkileri vardır. Gebelik sürecinde yaşanan stres düşük, erken doğum, olması gerekenden düşük kilolarda bebek dünyaya getirme gibi birçok probleme yol açabilir. Gebelik döneminin 18-20. haftalarında yoğun strese maruz kalan anne adaylarının kan dolaşımında CRH adı verilen hormonun fazlaca bulunduğu belirtilmektedir. Yapılan çalışmalara göre CRH hormonunun fazlalığı erken doğum riskini arttırmaktadır. Plasenta ve beyin tarafından salgılanan CRH hormonu gebelik ile yakından ilişkilidir. CRH hormonu anne bedeninde prostoglandin olarak adlandırılan ve rahim kasılmalarına neden olan bazı maddelerin üretimini tetikler. Stres yaşandığında beyinde salgısı gerçekleşen ilk hormon CRH hormonudur. Zamanından önce doğan bebeklerin az ağırlıklı olması normaldir. Gebelikte yaşanan stres doğumun vaktinde gerçekleşmesine rağmen doğan bebeğin düşük ağırlıkta olmasına yol açabilir. CRH ve strese neden olan diğer hormonlar, plesantaya giden damarlarda daralmaya yol açarak anne karnındaki bebeğe daha az oksijen ve gıda maddesi ulaşmasına yol açmaktadır. Bu durum karşınsa anne karnındaki bebekte gelişim geriliği gözlenir.

      Hamilelikte Stres

      Stresin Gebelik Üzerindeki Etkileri

      Yapılan araştırmalara göre stres gebelik döneminde bazı istenmeyen durumların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Gebeliğin başlangıç dönemlerinde yoğun strese maruz kalan anne adaylarında hipertansiyon ve preeklampsinin daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Gebelik dönemi hem anne adayı hem de yakınları için oldukça farklı ve özel bir dönemdir. Bu dönemde anne adayının, duygularında, vücudunda ve yaşam tarzında birçok değişiklik yaşanır. Bu yaşanan değişimler aile içinde ya da çevrede bazı sorunları beraberinde getirebilir. Stres bu sorunların başında gelir. Gebelikte yaşanan stres ciddi boyutlara ulaştığında gebeliğe zarar verebilir. Yoğun yaşanan stres, uykusuzluk, anksiyete, halsizlik, iştah artması ya da kapanması ve bazı ağrılara yol açabilir. Yoğun stres şayet uzun dönem devam ederse enfeksiyonlara karşı mücadele edememe, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve diyabet gibi daha ciddi sorunları beraberinde getirebilir.

      Hamilelikte Stres İle Başa Çıkmak İçin Neler Yapılabilir

      Strese maruz kalan anne adaylarının yapması gereken ilk şey strese neden olan faktörleri belirlemek ve bu faktörler ile başa çıkmanın yolarını aramaktır. Stresle başa çıkabilmek için düzenli uyku ve düzenli beslenme şarttır. Ayrıca alkol ve sigaradan mutlaka uzak durulmalıdır. Mümkün olduğunca egzersiz yapmaya zaman ayrılmalıdır. Egzersiz anne adayının daha güçlü ve enerjik olmasını sağlar. Aynı zamanda bel ve sırt ağrılarını, yorgunluk hissinin giderilmesine yardımcı olur.

      ]]>
      Hamilelikte Nefes Darlığı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-nefes-darligi.html Mon, 29 Sep 2014 04:42:22 +0000 Hamilelikte nefes darlığı, rahmin devamlı olarak büyümesi nedeniyle diyafram kaslarına uygulanan basınçla, akciğerlerin sıkışması ve genişlemesinin önlenmesiyle oluşur. Ayrıca hamilelik döneminde oksijen ihtiyac Hamilelikte nefes darlığı, rahmin devamlı olarak büyümesi nedeniyle diyafram kaslarına uygulanan basınçla, akciğerlerin sıkışması ve genişlemesinin önlenmesiyle oluşur. Ayrıca hamilelik döneminde oksijen ihtiyacının artması da nefes darlığında etkilidir. Hamilelerde ikinci trimesterde başlayan şikayetler, son aylarda iyice artış gösterir. Hamilelerde hafif fiziksel aktivitelerde, kısa mesafeli yürüyüşlerde, bir kaç basamak merdiven çıkmakta bile nefes darlığının oluşması mümkündür. Bu normal bir durum olarak kabul edilir. Geçici olduğundan, bebekte bile olumsuz etkilere neden olmaz. Gebeliğin son dönemlerinde bebeğin aşağıya inmesiyle birlikte, sorun daha normal seviyelere iner. 

      Hamilelikte nefes darlığı sebepleri nelerdir

      Gebelikte nefes darlığı çekilmesi yaygın olarak görülmektedir. Hamileliğin ilerlemesiyle birlikte nefes darlığının oluşması söz konusu olabilir. Bazı kadınlarda erken dönemde bile etkili olabilir. Gebelik süresinde vücudun daha fazla oksijene ihtiyaç duyması nedeniyle, vücut farklı yollara başvurabilir. Bu döneme uyum sağlayabilmek için, hormonlarda yükselme görülür. Bu etki akciğerleri etkileyerek, beyinde solunum merkezini uyarır. Gebe kadında her bir dakikada alınan nefes sayısını arttırır. İlerleyen dönemde uterusun büyümesi de diyaframa baskı yapmaya başlar. Anne adayı bu durumda solunum için daha fazla çaba sarf etmeye çalışır. Bebeği iri olan anne adayları, çoğul gebeliği olanlar ya da amnios sıvısı fazla olanlarda solunum daha güç olur. Bu durumda anne adayının çok zorlanması halinde, doğumdan önce destek alınması faydalı olur. 

      Hamilelikte Nefes Darlığı

      Hamilelikte oluşan nefes darlığında ne yapılabilir

      Hamilelik döneminde oluşan nefes darlığı genellikle normal kabul edilir. Bunun zararsız ve geçici olduğu bilinir. Ancak bu durumlarda aşırı aktivite yapılmasından uzak durulması gerekir. Hareketlerin yavaş yapılması, hızlı eylemlerden uzak durulması gerekir. Oturma sırasında dik olmak, omuzları arkaya yaslamak, geceleri başı yüksek yastıkla desteklemek rahatlatıcı olur. Solunum zorluğu doğumdan sonra başka bir sebep yoksa normale dönecektir. Hızlı ve kesik nefes alıp vermek, vücutta oksijen almada zorlanma olduğunu, stres yaşandığını gösterir. Nefes darlığı olan anne adayları oturma sırasında kambur durmaktan kaçınmalıdır. Rahatça nefes alacakları şekilde oturmalı, gerekirse uzanmalıdır. Kapalı alanlarda kalmak yerine, açık havada oturması ya da camları açarak ortamın havalandırması uygun olacaktır. Hamile kadınların bu sorunları yaşaması halinde, her fırsatta dinlenmeleri, stresin etkisine girmemeleri gerekir. 

      Hamilelikte nefes darlığı ciddi bir rahatsızlığın belirtisi olabilir mi

      Hamile olan kadınlardaki nefes darlığı ciddi hastalıklara da işaret edebilir. Kadının zatürre, astım gibi solunum sorununun olması halinde, gebeliğin etkisiyle daha ciddi sorunlar oluşabilir. Gebelik sürecinde kan pıhtılaşmasında olan değişimden kaynaklanan akciğer embolisi sorunun yaşanması riski yüksektir. Bu nadiren görülse de, oldukça ciddi bir sorundur. Ani bir şekilde nefes darlığı sorununun ortaya çıkması halinde, mutlaka destek alınmalıdır. 

      Nefes darlığına eşlik eden hangi belirtilerde doktora gidilmelidir

      • Astım sorununda kötüleşme olması
      • Hızlı solunum olması
      • Nabzın hızlanması, kalp çarpıntısı ya da kalpte zayıflık
      • Nefes alışta göğüste ağrı ya da acı hissedilmesi
      • Solgun cilt, dudak kenarları, parmaklar ve tırnaklarda mavilik
      • Oksijen yetersizliği olması
      • Öksürüğün devamlı hale gelmesi, kan gelmesi, ateş ve titremenin olduğu öksürük
      ]]>
      Hamilelikte Uçak Yolculuğu https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-ucak-yolculugu.html Mon, 29 Sep 2014 04:41:58 +0000 Hamilelikte uçak yolculuğu, anne adayları açısından kaygıya neden olan bir durumdur. Normalde hamileliğinde bir sorun olmayan kadınlarda uçak yolculuğu yapılması tehlikeli olmaz. Bu konuda yapılan araştırmalar ilk Hamilelikte uçak yolculuğu, anne adayları açısından kaygıya neden olan bir durumdur. Normalde hamileliğinde bir sorun olmayan kadınlarda uçak yolculuğu yapılması tehlikeli olmaz. Bu konuda yapılan araştırmalar ilk üç aylık dönemde düşük riski oluşturmadığı tespit edilmiştir. Uçakla yapılan yolculukların doğuma 4 hafta kalıncaya kadar yapılabileceği belirtilmiştir.

      Uçak yolculuğunda uçağın içinde meydana gelen değişimler nelerdir

      Deniz seviyesinden yükselme sırasında atmosfer basıncında ve oksijen seviyesinde azalma meydana gelir. Belirli bir yükseklikte, çevre ısısının düşmesiyle birlikte insan yaşamı tehlikeye girer. Bu yüzden uçuş sırasında kabin basıncı ile oksijen seviyesi, uçak dışı koşullardan insanların bulunacağı özelliklere göre ayarlanmaktadır. Kabin basıncı uçaklarda genellikle 6000-8000 feet yüksekliğe göre ayarlanır. Bu ortalama 1800-2400 metre yüksekliğe eşdeğerdir. Bu ortamda bile uçağın içindeki nem oranı % 10-20 seviyelerinde olur. Bu kuru hava hissedilmeyecek seviyede sıvı kaybı meydana getirir. Sağlığı yerinde olan kişiler, vücutlarındaki fizyolojik değişimlerle bu ortama uyum sağlayabilir. Meydana gelen sıvı kaybını önleyebilmek için, uçuştan önce bol miktarda su içilmelidir. Bu tedbirler ticari uçuş yapan uçaklarda alınmaktadır. Ancak küçük uçaklarda kabin basıncı ayarı olmadığından, hamilelerin kesinlikle böyle uçaklarla yolculuk yapmaması gerekir. Çünkü hamile kadınların ve bebeğin oksijen ihtiyacının sağlanması için, kadının vücudu daha fazla çalışacak ve zorlanacaktır.

      Hamilelikte Uçak Yolculuğu

      Uzun süreli uçak yolculuklarında hamile olmanın yaratacağı riskler nelerdir

      Uzun süre hareketsiz olma bacaklarda ödem, diz arkasında toplardamarda baskı, kuru hava nedeniyle kan yoğunluğunda artma, bacaklarda derin venlerde pıhtı oluşma riskini arttırmaktadır. Pıhtının yerinden koparak akciğerlere gitmesi halinde, akciğer embolisi denilen yaşamı tehdit eden bir durum yaşanabilir. Uçakta oturma alanı dar olduğundan, buna ekonomi sınıf sendromu denmektedir. Yaşlılarda ve kan pıhtılaşma etkenlerinin artış gösterdiği hamilelik durumunda risk daha yüksek olmaktadır. Bu yüzden uzun sürecek uçuşlarda, uçak içinde gezinmek ve dizlerin uzun süre kıvrılmış şekilde tutulmaması gerekir. 

      Uçak yolculuğu bebek için risk oluşturur mu

      Yapılan çalışmalar az olsa da, bu konuda doğumsal sakatlığın artmasıyla ilgili bir tespit yapılamamıştır. Gebeliğin ilk üç aylık döneminde uçan hostesler üzerinde yapılmış bir araştırmada, meydana gelen düşüklerde % 30 oranında bir artış gözlenmiştir. Ancak bu konuda kesin veriler bulunmamaktadır. Kabul edilen kurallara göre, tıbbi bir sorun bulunmadığında hamileler 36. haftaya kadar yani 8 aylık oluncaya kadar uçak yolculuğu yapabilir.

      Hamilelikte hangi durumlarda uçak yolculuğu önerilmemektedir

      Acil sorunların yaşanma olasılığı olması halinde, riskin yüksek olduğu durumlarda, müdahalenin hemen yapılmasının hayati risk olacağı hallerde, hamileler uçak yolculuğu yapmamalıdır. Düşük tehdidinin olması, erken doğum riskinin bulunması, tansiyon yüksekliği sorununun olması, diyabet hastalığı, ağır kansızlık, plasenta sorunları, bebekteki gelişim geriliği gibi etkenler uçak yolculuğu yapılmamasını gerektirir. 

      Hamilelikte uçak yolculuğu sırasında nelere dikkat edilmelidir

      Uçak yolculuğu yapacak hamile kadınlar, öncelikle havayolu şirketinin gebelerle ilgili olan politikasını öğrenmelidir. Firmalar gebeler için uyguladığı üst sınırlar 28. ile 36. haftalık hamilelik dönemidir. Özellikle 28. haftadan sonraki uçuşlarda genellikle doktor raporu talep edilebilir. Seyahat edilecek yerlerdeki sağlık kuruluşları sorgulanarak, sağlık sigortanızın buradaki geçerliliği öğrenilmelidir. Yolculuk sırasında rahat giysiler tercih edilmeli, kan dolaşımına yardımcı olması açısından varis çorabı giyilmelidir. Uçağa binm]]> Hamilelikte Oruç Tutmak https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-oruc-tutmak.html Sun, 28 Sep 2014 06:45:35 +0000 Hamilelikte oruç, genelde doktorlar tarafından tavsiye edilmemektedir. Gebelik süreci, kadının hayatında beslenmesine en fazla önem vermesi gereken bir süreçtir. Artış gösteren vitamin, protein ve mineral isteği göz önünd Hamilelikte oruç, genelde doktorlar tarafından tavsiye edilmemektedir. Gebelik süreci, kadının hayatında beslenmesine en fazla önem vermesi gereken bir süreçtir. Artış gösteren vitamin, protein ve mineral isteği göz önünde tutulmalı ve düzenli bir beslenme programı ile sağlıklı besinler tüketilmelidir.

      Anne adayının gebelikte oruç tutması, kişilerde düzensiz kilo almasına ya da hızlı kilo kaybetmesine yol açabilir. Özellikle ramazan ayında oruçlu olmak isteyen anneleri pek çok sıkıntılar bekleyebilir.

      Hamilelikte oruç tutulmasının zararları;

      Anne adayının oruçlu olması gerek bebeğin gelişimi açısından gerekse annenin sağlığı açısından tehlikeler oluşturabilir. Oruç tutmak için plan yapan gebeler eğer bu kararlarında ısrarcı tavır gösteriyorlar ise çeşitli risk faktörlerini de göz önünde tutmaları gerekir.

      Hamileler için oruç neden tehlikeli;

      Ramazan ayın da iftarı beklemek için uzun süreli aç kalma durumları olmaktadır. İlk evvela tansiyon düşmenize neden olabilir ve devamında halsizlik, baş dönmesi, sinirli haller beklenen sorunlar arasındadır. Bunların dışında çeşitli mide problemlerine yol açacağı için gastrit sorununun oluşmasına neden olabilmektedir. Eğer gebeliğin sıkıntılarından biri olan mide yanması ve mide ekşimesi gibi sorunlarınız varsa oruç tutmanız bu sıkıntılarınızın artış yaşamasına yol açacaktır.

      Hamilelikte Oruç Tutmak

      Oruçlu olan hamileler güzel beslenemez ise;

      Oruçlu gebelerin iyi beslenmemesi durumunda anne adayında, ödem, şişlik, kansızlık, diş dökülmeleri ve en önemlisi de düşük gibi erken doğum sorunlarına neden olabilmektedir. Ayrıca uzun süre tutulması gereken oruçlar da ağrılı bebek doğumları gerçekleşebilmektedir. Doğumda zorluk yaşanması ve bebeğin eksik doğması da yaşanacak sıkıntılar arasındadır.

      Her şartta oruçlu olmak isteyen annelere tavsiye;

      Hamile de olsam oruç tutmayı bırakmam diyenler dikkat! İlk olarak doktorunuz ile bu isteğiniz hakkında görüşün. Size çeşitli testler yapmayı yeğleyecektir. Özellikle çeşitli riskler taşıyıp, taşımadığınıza bakacaktır. Eğer kontroller dâhilinde hiç bir sıkıntınız çıkmaz ise dengeli ve bol vitaminli ve mineraller besinler tüketmeniz önerecektir. Sonrasında almanız gereken ilaçların ve ek takviyelerin saatlerinde değişmeler gerçekleşecektir. Bu süreçte beslenmenize fayda gösterecek ürünleri listenize dâhil edecek ve almanız gereken gıdaları size önerecektir.

      Oruç tutan annelerin ekstra alması gerekenler;

      Oruç tutan gebelerin doktorun önerdiği ilaçlar dışında alması gereken her hangi bir ek takviye ürünlerine lüzum yoktur. Fakat anne ve bebeğin gelişimi biraz geriden geliyor ise çeşitli ek takviyeler ile bu durumun önüne geçilebilinir. Demir ve omega gibi çeşitli vitamin depoları gebelik sürecinde doktor tavsiyesi ile alınmasında yarar olan vitaminlerdir. Oruç tutan anne adayının da bu besinleri sahur vaktinde veya iftardan sonra alması önerilebilinir.

      Oruç tutan anne adayının egzersiz programı nasıl olmalı;

      Hamilelerin oruç tutması halinde fazla spor yapmamaları önerilmektedir. Özellikle su kaybının fazla yaşanmasına neden olacağı için oruç sürecinin bitimine dek hafif tempolu yürüyüşler dışında çeşitli egzersizlerden faydalanmamaları uygun olur. Ancak doğuma alıştırma ve kolaylık katması açısından nefes egzersizleri uygulanabilir. Şayet oruç tutan gebe kadının yorulmasına neden oluyor ise yapılmamasında fayda vardır.

      ]]>
      Hamilelikte Beslenme https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-beslenme.html Sun, 28 Sep 2014 06:45:20 +0000 Hamilelikte beslenmeye normal zamanda uygulanan beslenme alışkanlıklarında biraz daha fazla dikkat edilmelidir. Birçok gebe kadın bedeninde yolculuk yapan miniğin gelişimi için dengeli ve düzenli beslenemediği konusunda çeli Hamilelikte beslenmeye normal zamanda uygulanan beslenme alışkanlıklarında biraz daha fazla dikkat edilmelidir. Birçok gebe kadın bedeninde yolculuk yapan miniğin gelişimi için dengeli ve düzenli beslenemediği konusunda çelişki yaşayabilir. Bazen gebeliğin ilk aylarında anne adayları kilo alamadığı için bedeninde hayat mücadelesi veren bebeği için endişelenebilir. Aslında çoğu zaman bu konuda endişelenmek hem zamansız hem de gereksizdir. Çünkü gebelikte mide bulantısı, kusma ve iştah kaybı nedeni ile ilk aylarda kilo alabilmek mümkün olmayabilir. Gebeler bu gibi durumlarda farklı diyet listeleri uygulayabilmekte ve kendilerini belli beslenme programlarına karşı zorlamaktadır. Bu gibi durumların özel gebeler hariç herhangi bir bilimsel gerçekliliği mevcut değildir. Gebelik döneminde diyet programları uzman bir diyetisyen tarafından anne adayının özel durumu göz önünde bulundurularak ve anne adayını takip eden doktorun tavsiyeleri doğrultusunda hastaya özel olarak planlanmalıdır.

      Unutulmaması gereken ayrıntı, anne bedeninde can bulan bebeğin büyümesi, sağlıklı gelişmesi, fiziksel, ruhsal ve zihinsel açıdan her şeyin normal seyretmesi, annenin sağlığı ve hamilelikte beslenme alışkanlığı ile alakalıdır. Hamilelik gerçekleşmeden önce anne fiziksel gelişimini tam olarak tamamlamalıdır ki sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilsin. Besin ögelerinin yeterli oranda olması ve yaş aralığı, hem anne adayı hem de bedeninde taşıdığı miniğin sağlığını koruyabilecek en önemli ayrıntılar dandır,  çünkü anne bedeninde can bulan bebek gebelik dönemi boyunca annenin tükettiklerinden seçerek alır, beslenir ve gelişir.

      Normal bir gebelik döneminde anne adayının kendi ihtiyacını karşılayacak gıdalara ilaveten tükettikleri ile bebeğin gelişimine yardımcı olduğu için ortalama 10 – 12 kilo kadar alması gereklidir. Gebelik döneminde bu artışı gerçekleştirebilmek için gebe bir kadın gün içinde 500 gr kalsiyum, 20 gr kadar protein, 20 gr demir ve 300 kalorilik enerji alması önemlidir.

      Hamilelikte hangi besin ögeleri tüketilmelidir

      Proteinler: Hamilelik döneminde artış gösteren protein ihtiyacını giderebilmek için beyaz et, kırmızı et, süt ve süt ürünleri, balık, fasulye, barbunya gibi protein kaynağı gıdaların tüketilmesine özen gösterilmelidir.

      Kalsiyum: Kalsiyum, anne bedeninde bulunan bebeğin 8 haftaya ulaştığı andan itibaren kemik ve diş gelişimi için en önemli mineraller dendir. Hamilelikte beslenme programında kalsiyuma mutlaka yer verilmelidir. Gebelik sürecinde, normalde vücudun ihtiyaç duyduğu kalsiyum oranı iki kat artar. Kalsiyum yönünden zengin içeriğe sahip gıdalar, peynir, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzeler olarak sayılabilir.

      Hamilelikte Beslenme

      Hamilelikte beslenmenin doğru ve düzenli olması için süt ve süt ürünlerinde yağsız süt ve süt ürünlerini tercih etmek en doğru yaklaşım olacaktır.

      Demir: Gebelikte demir oldukça önemli bir mineraldir. Bu nedenle hamilelikte beslenme programına özellikle gebeliğin 4. Ayından itibaren folik asitli demir ilaçları dahil edilmelidir. Gebelikte özellikle 4. Aydan sonra demir eksikliği ile alakalı olarak kansızlık(anemi) meydana gelebilir.

      Kansızlık problemini fazlasıyla yaşayan gebelerde demir içerikli ilaçlara gebeliğin daha erken döneminde başlanabilir. Fakat gebeliğin erken dönemlerinde mide bulantısı ve kusma yoğun yaşandığı için demir ilaçlarının kullanımı bir müddet askıya alınabilir.

      Lifli gıdalar: Lifli gıdalar normal yaşantıda da oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Lifli gıdaların hamilelikte beslenme programına dahil edilmesi ile bu dönemde sıkça karşılaşılan kabızlık ve bağırsak tembelliğinin engellenmesine yardımcı olunabilir.

      Gebelikte sıvı tüketimi: Gebelik döneminde bolca sıvı ve su tüketimi hem anne adayı hem de bedeninde taşıdığı minik i]]> Gebelikte Balık Yağı https://www.hamilelikbelirtileri.org/gebelikte-balik-yagi.html Sun, 28 Sep 2014 06:44:41 +0000 Balık yağı, omega3 olarak adlandırılan ve birçok doymamış yağ asidi içeren bir maddedir. Bu yağların insan vücudunda normalde üretimi gerçekleşmez, mutlaka dışarıdan takviye olarak alınmalıdır. Aslında balı Balık yağı, omega3 olarak adlandırılan ve birçok doymamış yağ asidi içeren bir maddedir. Bu yağların insan vücudunda normalde üretimi gerçekleşmez, mutlaka dışarıdan takviye olarak alınmalıdır. Aslında balık yağı sadece gebeler için değil insan vücudu için kullanılması gereken bir maddedir. Balık yağı takviyesi hem annenin hem de anne karnındaki bebeğin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Balık yağı genellikle balık, ceviz, ayçiçeği ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Anne karnındaki bebek balık yağı(omega3)ihtiyacını anne sayesinde karşılar. Eğer anne gerektiği kadar balık yağı alamaz ise bu şartlarda anne karnındaki bebek annenin deposundan balık yağı ihtiyacını karşılamaya başlar. Annede bulunan en önemli omega3 deposu beyin dokusudur. Eğer anne yeteri kadar omega3 alamaz ise bebek alamaz ise bebek annenin beyin dokusundan ihtiyacını karşılayarak, annenin beyin dokusunda hasara neden olabilir.

      Balık yağının anne karnındaki bebek üzerindeki etki yerleri, beyin, göz ve sinir sistemidir. Anne için balık yağının, gebelik zehirlenmesi, hipertansiyon, erken doğum ve doğum sonrası depresyon gibi olumsuzlukları önleyici etkisi vardır. Yapılan bazı bilimsel araştırmalara göre balık yağı eksikliği yaşanan gebeliklerde doğan bebeklerin düşük kilolu olduğu tespit edilmiştir. Gebelikte balık yağı ihtiyacını tam olarak karşılayan anne karnındaki bebeklerde, zihinsel ve fiziksel kabiliyetlerde artış, meme ve prostat kanseri riskinde azalma olacağına dair çalışmalar mevcuttur.

      Anne karnındaki bebeğin beyin ve sinir gelişimi daha gebeliğin son 3 ayında gerçekleşmektedir. Özellikle gebeliğin son üç ayında balık yağı tüketmenin önemi bebek için büyüktür. Doğum gerçekleştikten sonraki 3 aylık dönemde yine balık yağı tüketimi önemlidir.

      Ancak balık yağı bilinçli bir şekilde tüketilmelidir. Aksi halde vücuda zarar verebilir. Balık yağını fazla oranda tüketmek kanama riskini açığa çıkarabilir. Dolayısı ile kan yoğunluğunu azaltıcı ilaçlar kullanan gebelerin balık yağ tüketmesi önerilmez.

      Gebelikte Balık Yağı

      Balık yağı ihtiyacı, ceviz, balık ve sebzelerden karşılanacağı gibi, tablet şeklinde eczanelerden de vücuda takviye amaçlı temin edilebilir. Ancak eczanelerden temin edilen tabletlerin bir kısmı balık karaciğeri içerikli olduğu için kullanılacak tabletin içeriğine dikkat etmek gerekir. Bu tabletler aşırı oranda A vitamini içerebilir. Aşırı A vitamini anne karnındaki bebeğe zarar verebilir. Bu nedenle gebelik döneminde tüketilecek balık yağı tabletlerinin balığın karaciğerinden değil de, gövdesinden üretilmiş olmasına dikkat etmek gerekir.

      Vücuda alınan her şeyin doğal olanı daha sağlıklı olduğu için, gebelikte balık yağı tüketimi daha çok doğal yollardan karşılanmaya çalışılmalıdır. Hafta içerisinde 1-2 defa balık, 1-2 defa yeşil yapraklı sebzelerden tüketerek dışarıdan alınacak balık yağı tabletlerine ihtiyaç kalmayabilir. Ancak anne adayı bu tür gıdaları alamıyorsa haftada 3 defadan fazla olmamak kaydı ile tablet şeklindeki balık yağlarından yararlanabilir. Gebelikte balık yağı tabletleri mutlaka doktorun tavsiyesi doğrultusunda kullanılmalıdır.

      ]]>
      Hamilelik Testleri https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelik-testleri.html Sat, 07 Dec 2013 22:38:18 +0000 Hamilelik testleri, esasında gebelik hormonunun saptanması için tercih edilen bir takım testlerdir. Hamileliğin ilerleme göstermesi ile birlikte kanda git gide artış gösteren B-HCG, yeterli bir eşik düzeyini aşması ile idrar Hamilelik testleri, esasında gebelik hormonunun saptanması için tercih edilen bir takım testlerdir. Hamileliğin ilerleme göstermesi ile birlikte kanda git gide artış gösteren B-HCG, yeterli bir eşik düzeyini aşması ile idrar da gözükmeye başlar ve idrarda hamilelik testinin vermiş olduğu pozitiflik ile sağlamlaşır.

      Kanda bakılan hamilelik testleri sayesinde de B-HVG hormonun miktarını saptamak mümkün olmaktadır. Onun için adet günün gecikmesine gerek kalmadan bir şüpheniz var ise gebeliğin varlığını ya da yokluğunu bu test sayesinde öğrenebilirsiniz.

      İdrar testleri ile hamileliğin, varlığı saptanmış ise yanlışlık olma olasılığı düşüktür. Fakat yokluğunun saptanması halinde, erken gebelik olma olasılığı göz önünde tutulmalıdır. Bunun için birkaç gün sonra idrar ile yapılan hamilelik testlerinin tekrar, uygulanması gerekebilir. Çok erken oluşan gebeliklerin idrarda çıkması genelde düşük ihtimaldir. Bu duruma en etkin çözümü kan da gebelik testi verecektir.

      Hamilelik Testleri

      Kan vasıtasıyla bakılan BETA-HCG hormonu, idrar testinin tanımlayamadığı yahut ultrason eşliğinde görülmeyen hamileliklerin tespitinde uygulanmasının yanında, düşük, dış gebelik, mol gebeliği, gibi bir takım durumların tanımlanmasında ve takibinde de kullanılan önemli bir testtir. Bunun nedeni ise idrarda gebelik testinin HCG hormonunun anne adayının kanından, idrarına geçiş yapması sonucunda idrarda gebeliği saptama mantığı uygulanır. Kandan geçen bir hormonun, en kesin çözümü kan ile öğrenilecektir bu yüzden gebelik şüpheleriniz var ise en kestirme yol olarak kanda hamilelik durumunuza baktırıp kesin sonucu öğrenebilirsiniz.

      Hamilelik testlerinden idrar ile saptanılanı adet döneminin gecikmesi ile kesin sonuç verirken, kanda hamilelik testi, adet gecikmesine gerek kalmadan günün her hangi bir saatinde aç karnına vereceğiniz bir tüp kan ile öğrenilebilinir.

      ]]>
      Erken Gebelik Belirtileri https://www.hamilelikbelirtileri.org/erken-gebelik-belirtileri.html Mon, 02 Dec 2013 07:24:21 +0000 Erken gebelik belirtileri, özellikle planlı gebeliklerde gebeliği müjdeleyen belirtiler olarak ortaya çıkabilir. Erken gebelik belirtilerinin boyutu ve sıklığı gebeden gebeye farklılık gösterebilir. Erken gebelik belirtileri, özellikle planlı gebeliklerde gebeliği müjdeleyen belirtiler olarak ortaya çıkabilir. Erken gebelik belirtilerinin boyutu ve sıklığı gebeden gebeye farklılık gösterebilir. Erken gebelik belirtileri adet döneminden önce yaşanan belirtilere çok yakındır. Hamilelik şüphesi olmayan bir kadın oluşan belirtileri adet öncesi yaşadığı belirtiler ile karıştırabilir. Aynı zamanda gebe kalmaya çalışan bir kadın adet öncesi belirtileri gebelik olarak yorumlayabilir. Bu nedenle açığa çıkan belirtilerin nedenin tam olarak bilmek için gebelik testi yaptırmak doğru bir yaklaşım olacaktır.

      Adet Gecikmesi: Adet gecikmesi gebeliğin en erken belirtilerindendir. Adet gecikmesi gibi hafif bir vajnal kanama yine erken gebelik belirtisi olabilir.

      Göğüslerde Hassasiyet: Erken gebelik belirtileri arasında göğüslerde hassasiyet en yaygın şikayetlerdendir. Göğü gebeliğin erken döneminde eskisinden büyük ve daha hassas bir yapıda olur.

      Hamile Gibi Hissetmek: Çoğu anne adayı gebeliği henüz kesinlik kazanmadan kendini gebe gibi hissedebilir. Bu hisse neden olan bazen yorgunluk, unutkanlık ve ruhsal dengede değişim olabilir. Özetle anne adayı kendini eskisinden daha farklı hissedebilir.

      Yorgunluk: Yoğun yaşanan yorgunluk ve halsizlik erken gebelik belirtilerinin başında gelir. Eskisinden daha çabuk uykunun gelmesi, sabahları uyanmak istememek gebeliğin başlangıcında açığa çıkabilir. Bu dönemde yorgunluğa neden olabilecek faktörlerden uzak kalmak ve vakit buldukça dinlenmek gerekir.

      Bulantı: Gebelik döneminde gebelerin %90'ının yaşadığı bir sıkıntıdır. Bazı gebelerde bulantı sabahları yoğun olurken, bazı gebelerde gün boyu devam edebilir. Mide bulantısını bastırmak için azar azar ve sık aralıklarla beslenmek gerekir. Erken gebelik belirtisi olan mide bulantısı çoğunlukla 3. ay gebelikten sonra azalır.

      Erken Gebelik BelirtileriSık İdrara Çıkma: Sık aralıklarla idrara çıkma dışarıdan fark edilecek boyutlara ulaşabilir. Gebelik nedeni ile gelişen rahim mesaneye baskı uygular ve tuvalet ihtiyacı artabilir. Bu belirti gebelik tamamlanıncaya kadar sürebilir ve gebeliğin son üç aylık döneminde daha bariz bir şekilde artabilir.

      Baş Dönmesi Ve Bayılma Hissi: Uzun zaman ayakta kalmak ya da oturur pozisyonda iken birden ayağa kalkmak baş dönmesine neden olabilir. Bazı vakalarda bayılma gerçekleşebilir. Baş dönmesi erken gebelik döneminde kan basıncının normal dönemden daha düşük olmasından kaynaklanır. Düzenli ve dengeli beslenmek ve bol sıvı tüketmeye özen göstermek gerekir.

      Kokulara Karşı Hassasiyet: Gebelik nedeni ile gerçekleşen hormonal değişimin yol açtığı bir belirtidir. Hamilelerin çoğunluğu bazı kokulara karşı aşırı hassas olabilir ve mide bulantısı yoğun olarak yaşanabilir.

      Aşerme Ya Da Herhangi Bir Besinden Tiksinme: Gebelik öncesinde çok severek tüketilen bir besine karşı aşırı tiksinti oluşabilir. Ayrıca daha önce hiç sevilmeyen bir yiyeceğe karşı aşırı istek duyulabilir.

      Vücut Isısında Artış: Erken gebelik belirtileri arasında gebelik hormonlarına bağlı olarak  vücut ısısında artış yaşanabilir.

      Şişlik: Erken gebelik belirtileri arasında şişlik hissi hormon değişiminden dolayı bariz bir şekilde artış gösterebilir.

      ]]>
      Hamilelikte Sırt Ağrısı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-sirt-agrisi.html Fri, 29 Nov 2013 02:26:47 +0000 Hamilelikte sırt ağrısı gebelerin çoğunluğunun yaşadığı bir hamilelik getirisidir. Hamilelikte sırt ağrısının şiddeti gebeden gebeye farklılık gösterebilen ve olağan bir durumdur. Yapılan ar Hamilelikte sırt ağrısı gebelerin çoğunluğunun yaşadığı bir hamilelik getirisidir. Hamilelikte sırt ağrısının şiddeti gebeden gebeye farklılık gösterebilen ve olağan bir durumdur. Yapılan araştırmalara göre bütün gebelerin %50 - %75'i sırt ağrılarına maruz kalabilir. Hamilelikte sırt ağrısı, gebeliğin her döneminde yaşanabileceği gibi anne karnındaki bebeğin büyümesi ile alakalı olarak gebeliğin son dönemlerinde şiddetini artırabilir. Sırt ağrısı nedeni ile anne adayı zor anlar yaşayabilir ve hatta sırt ağrısı anne adayında uyku problemi yaratacak boyutlara kadar ulaşabilir. Ancak bu ağrıları kontrol altında tutmak ya da en aza indirmek mümkündür.

      Hamilelikte sırt ağrısı birçok nedenden dolayı açığa çıkabilen bir sorundur. Bazı gebelerde henüz gebeliğin başlangıcında bel ağrısı olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle gebeliğe normal kilodan fazla kilolarla başlayanlarda ve gebelikten önce sırt ağrısı yaşayanlarda hamilelikte sırt ağrısı daha şiddetli yaşanabilir.

      Hamilelikte Sırt Ağrısı Nedenleri:

      Ağırlık Merkezi: Anne bedeninde her geçen gün büyüyen bebek ve annenin aldığı kilolar nedeni ile ağırlık merkezinde ön tarafa doğru kayma yaşanır. Bu sayede vücut duruşu değişime uğrayarak hamilelikte sırt ağrısına neden olur.

      Stres: Stres vücutta birçok alanda olumsuz etkilere neden olabilen bir faktördür. Gebelikte alt karın bağlarında gevşemeye yol açar ve hamilelikte sırt ağrısı yaşamak kaçınılmaz olur.

      Duruş Pozisyonu: Duruş pozisyonu bozuklukları, uzun saatler ayakta kalmak, öne doğru eğilerek iş yapmak hamilelikte sırt ağrısı yaşamaya yol açabilen etkenlerdir.

      Gebelik Hormonları: Vücudun doğum anına hazırlanabilmesi için, gebelikte hormon salgılarında artış yaşanır. Bu hormon artışı alt karın bölgesinde ve eklemlerdeki bağlarda gevşemeye neden olur. Oluşan bu gevşeme omurgaların desteğini bozarak sırt ağrılarına yol açabilir.

      Hamilelikte Sırt Ağrısı

      Hamilelikte Sırt Ağrısını Önlemek İçin:

      Hamilelikte sırt ağrısını önlemek her zaman mümkün olmayabilir. Ancak alınabilecek bazı önlemler ile ağrıyı hafifletilebilir.

      • Yerden bir şey alırken direkt eğilmemek gerekir.
      • Sırt üstü yatmak hamilelikte sırt ağrısını şiddetlendirebilir. Bu nedenle sırt üstü yatmamak gerekir.
      • Fırsat buldukça dinlenmek ve ayakları her fırsatta yukarı kaldırmak hamilelikte sırt ağrısını hafifletmek için etkili yöntemler arasındadır.
      • Rahat olmayan ayakkabılar yine hamilelikte sırt ağrılarına yol açabilir. Bu nedenle rahat ayakkabılar tercih edilmelidir.
      • Hamilelikte sırt kaslarını çalıştıracak egzersizler ağrıyı hafifletmek için yardımcı olabilir.
      • Sıcak duş ve hafif masaj ağrı hissini azaltarak rahatlama sağlayabilir.
      • Hamilelikte sırt ağrısı çok ciddi boyutlarda yaşanıyorsa doktora başvurarak, doktorun reçete edeceği ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir.
      ]]>
      Hamilelikte Vajinal Akıntı https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelikte-vajinal-akinti.html Mon, 02 Dec 2013 07:28:03 +0000 Hamilelikte vajinal akıntı, gebeliğin neden olduğu fizyolojik ve tedavi gerektirmeyen bir durumdur. Hamilelikte vajinal akıntı, bazen vajinaya bağlı olarak gelişen enfeksiyonlardan da kaynaklanabilir. Olu Hamilelikte vajinal akıntı, gebeliğin neden olduğu fizyolojik ve tedavi gerektirmeyen bir durumdur. Hamilelikte vajinal akıntı, bazen vajinaya bağlı olarak gelişen enfeksiyonlardan da kaynaklanabilir. Oluşan enfeksiyonlar bakteri, parazit ve mantar nedeni ile oluşabilir. Hamilelik döneminde bütün vücutta farklı değişimler meydana gelir. Bu değişimlerden en fazla etkilenen bölge, bebeğin gelişimine ev sahipliği yapacak olan vajinadır ve dolayısı ile hamilelikte vajinal akıntı sıklıkla görülebilir.

      Gebelik nedeni ile açığa çıkan hormonlar vajina içinde bulunan flora düzeyini bozarak hamilelikte vajinal akıntının artmasına yol açar. Hamilelikte vajinal akıntı renksiz ve süt kıvamında olur. Gebelik ilerledikçe akıntının boyutu artarak renk ve kıvam değişimine uğrar. Oluşan akıntının rengi koyulaşmış, kokusu kötü, kaşıntı ve yanmaya da neden oluyorsa  mutlaka bir enfeksiyon olasılığı vardır. Bu durumda doktora başvurmak gerekir. Çünkü bu tür akıntılar erken doğuma neden olabilir. Enfeksiyon nedeni ile açığa çıkan hamilelikte vajinal akıntıya karşı muhakkak önlem alınması gerekir. Ayrıca bol sıvı tüketmek, cinsel birliktelikte hijyene özen göstermek, uzun süre idrar tutmamak alınabilecek önlemler arasındadır.

      Hamilelikte Vajinal Akıntı

      Gebelikte oluşabilecek kanlı akıntı önemli bir ayrıntıdır. Bu durumda zaman kaybetmeden doktor bilgilendirilmelidir. Çünkü gebeliğe bağlı bir sorun gelişme olasılığı vardır ve ihmal edilmemelidir. Hamilelikte vajinal akıntı nedeni ile panik yapmaya gerek yoktur ve anne karnındaki bebeğe her hangi bir zararı olmaz. Şayet hamilelikte vajinal akıntı iltihaplı ise ve mantarlar nedeni ile oluşmuşsa, doktor tedavisi ile sorun giderilecek ve doğum anında bebeğe geçmesi önlenecektir. Yeni doğan bebeklerde görülen pamukçuk hastalığı mantar iltihabı ile alakalı olarak gerçekleşmektedir. Ayrıca bebekte iltihap nedeni ile pamukçuk meydana gelse bile, pamukçuk tehlikeli bir hastalık değildir ve kolaylıkla tedavi edilebilir.

      ]]>
      Hamilelik Belirtileri Ne Zaman Başlar https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelik-belirtileri-ne-zaman-baslar.html Fri, 06 Dec 2013 06:58:19 +0000 Hamilelik belirtileri ne zaman başlar sorusu herkes için farklı olacaktır. Bazı belirtiler vardır ki, hamile kalanlarda sıkça yaşanan olaylardır. Bunlar ilk haftadan başlayarak, 3. aya kadar yaşanabilir. Bunlar halk a Hamilelik belirtileri ne zaman başlar sorusu herkes için farklı olacaktır. Bazı belirtiler vardır ki, hamile kalanlarda sıkça yaşanan olaylardır. Bunlar ilk haftadan başlayarak, 3. aya kadar yaşanabilir. Bunlar halk arasında aşerme olarak adlandırılan belirtilerdir. Bazı kişilerde daha az görülürken, bazılarında daha yoğun yaşanmaktadır. Dikkatli ve vücudunu iyi tanıyan bayanların bu belirtileri gözden kaçırması çok zordur. Tahlillerle kesinleşmeden hamile olduğunu anlayan bir çok kadın bulunmaktadır. 

      Hamilelik belirtileri nelerdir

      Adet gecikmesi: Hamileliğin en kesin belirtisi olarak kabul edilir. Adet kanaması yerine görülen açık renkli bir kanama hamileliği düşündürmelidir.

      Göğüslerde hassasiyet: Belirtilerin en önemlilerinden olan göğüslerdeki ağrı, şişme ve dokunulduğunda hassasiyet hamileliği düşündüren unsurlardandır.

      Mide bulantısı: Erken dönemde hissedilen mide bulantılarına kusma da eşlik edebilir. Hamileliğin ilk haftasından itibaren bulantılar görülebilir.

      Aşırı yorgun ve uykusuz olma hali: Anne adaylarının erken yorulması, halsizlik hissetmesi erken belirtiler arasındadır. Uygunsuz saatlerde uyumak ve sabahları zor uyanmak belirtiler arasında yer alır. 

      Hamilelik Belirtileri Ne Zaman Başlar

      İştah açılması ve yiyeceklerden tiksinme hissi: Yemeklere aşırı düşkünlük ve bazı yiyecekleri yemek istememek hamilelik belirtileri arasındadır.

      Kokulara karşı hassasiyet: Duyulan farklı kokulara karşı tepkiler vermek, hamile kalındığının göstergeleri arasındadır. Bu kokular gebeleri rahatsız ederek mide bulantılarına sebep olur.

      Sıkça tuvalete çıkma isteği: Hamileliğin ilk dönemlerinde başlayan şikayetler son ana kadar devam edebilir.

      Vücut ısısında meydana gelen artışlar: Ateş basması diye tabir edilen bir durumdur. Hamile kalanlarda sıkça rastlanmaktadır.

      Ruh halinde meydana gelen farklılıklar: Anne adaylarının hormon değişikliklerinden dolayı ağlama krizleri, davranışlardan alınma, gülme gibi etkiler yaşaması bu dönemde normal sayılmalıdır.

      ]]>
      İlk Hamilelik Belirtileri https://www.hamilelikbelirtileri.org/ilk-hamilelik-belirtileri.html Tue, 26 Nov 2013 07:27:52 +0000 İlk hamilelik belirtileri, beklenen adet 10 kadar geciktikten sonra yaşanmaya başalar. Adet gecikmesi gerçekleşmeden önce hamilelik belirtisi açığa çıkmaz. İlk hamilelik belirtilerini yaşamak için gebeliğin yaklaş İlk hamilelik belirtileri, beklenen adet 10 kadar geciktikten sonra yaşanmaya başalar. Adet gecikmesi gerçekleşmeden önce hamilelik belirtisi açığa çıkmaz. İlk hamilelik belirtilerini yaşamak için gebeliğin yaklaşık 1 - 1,5 aylık olması gerekir. Çünkü bu dönemlerde gebelik henüz oluşum aşamasındadır. Gebelik tam olarak rahme yerleştikten sonra kanda yapılan gebelik testi ile gebelik hormonlarının artığı gözlenir ve geciken adetin ardından ilk hamilelik belirtileri ortaya çıkar. Hamilelik belirtileri gebelik hormonlarına bağlı olarak oluşum gösterir.

      İlk Hamilelik Belirtileri:

      Adet Gecikmesi: Kadın hamile olup olmadığını ilk olarak adet gecikmesi yaşadığında anlayabilir. Fakat geciken her adet gebelik belirtisi olmayabilir Adet gecikmesinin birden fazla nedeni olabilir.

      Yiyeceklere karşı hassasiyet: Gebelik başlangıcında bazı yiyeceklere karşı aşırı tiksinme ya da aşırı istek ilk hamilelik belirtileri arasındadır.

      Mide Bulantısı Ve Kusma: Mide bulantısı gebeliğin ilk günlerinde sabah ilk uyanıldığında yoğun bir şekilde yaşanabilir.

      İlk Hamilelik Belirtileri

      Baş Dönmesi: Baş dönmesi yine ilk hamilelik belirtileri arasındadır. Baş dönmesi ile beraber baygınlık hissi de yaşanabilir.

      Sık İdrara Çıkma: Hamileliğin ilk üç aylık döneminde tuvalet ziyaretlerinde artış yaşanabilir.

      Göğüslerde Hassasiyet: İlk hamilelik belirtisi olarak gebeliğin başlangıç döneminde göğüslerde dolgunluk hissi ve hassasiyet yaşanabilir. Gebelik ile beraber gerçekleşen göğüs değişimleri meme dokusunda oluşan hormonal uyarımla alakalıdır.

      Üstüne Adet Görme: İlk hamilelik belirtisi olarak gebelik rahme yerleştiği dönemde leke şeklinde kanama görülebilir.

      Kokulara Karşı Duyarlılık: Sigara, parfüm ve bazı yemek kokularına karşı hamileliğin ilk günlerinde daha hassas olunabilir.

      Yorgunluk: İlk hamilelik belirtisi olarak yaşanan yorgunluk çoğu gebenin maruz kaldığı şikayetler arasındadır. Bazen yorgunluk çok şiddetli bir şekilde gelişebilir ve yapılan iş ile kesinlikle alakalı değildir. Genel olarak gebeliğin 5. ayından sonra geçer.

      Ruhsal Değişimler: Ruhsal dengede değişim ilk hamilelik belirtisi olarak birçok gebenin maruz kalabileceği şikayetler arasındadır. Anne adaylarında yaşanan değişimler gebeliğe hazır olup olmadıkları ile alakalı olarak farklılık gösterebilir.

      ]]>
      Hamilelik Belirtileri https://www.hamilelikbelirtileri.org/hamilelik-belirtileri.html Tue, 18 Dec 2012 01:43:41 +0000 Hamilelik Belirtileri Siz hamile olduğunuzdan kuşku duymadan önce, vücudunuz gelişmekte olan embriyoyu desteklemek amacıyla bazı önemli değişiklikler geçirmeye başlamış olacaktır. Östrojen, progesteron ve HCG (Huma Hamilelik Belirtileri

      Siz hamile olduğunuzdan kuşku duymadan önce, vücudunuz gelişmekte olan embriyoyu desteklemek amacıyla bazı önemli değişiklikler geçirmeye başlamış olacaktır. Östrojen, progesteron ve HCG (Human Chorionic Gonadotrophin) gibi hamilelik hormonlarındaki yükselmeler yeni döllenen ve yerleşen yumurta için besleyici ve korunmuş bir ortam oluşturmak amacıyla senkronize olacaktır.

      Ben Ne Zaman Bir Şey Hissedeceğim

      Kadınların çoğunluğu hamileliğin 6. haftasına gelinceye kadar hamilelik belirtilerini yaşamaya başlamazlar; ancak bu açıdan kişiler arasında büyük değişiklikler olabilir. Bazı kadınlar vücutlarını o kadar iyi tanırlar ki, hamile kaldıkları andan itibaren bir şeylerin olmaya başladığını bilirler. Hamile kalmaya çalışıyorsanız hamilelik belirtileri ve değişiklikleri hakkında uyanık olmanız gerekir. Doğurganlık tedavisi gören ve hamile kalmak için destek alan çiftler hamilelik göstergelerini genellikle hemen fark ederler.

      Bilmek İstediğimden Emin Değilim

      Hamile kalmaya çalışıyorsanız, muhtemelen bu konuda fazla ümitli olmamanız gerektiğini bilirsiniz. Hamilelik testi sonucunun negatif çıkması veya adet görme nedeniyle yaşanan kaçınılmaz düş kırıklığı birçok kadının tanıdığı bir deneyimdir. Unutmayın; hormon tabanlı doğum kontrol ilaçları kullandıysanız, bu ilaçları bıraktıktan sonra hamile kalmanız için 12 aya varabilen bir süre geçmesi gerekebilir.

      Ama Ben Hiçbir Fark Hissetmiyorum

      Bu hamilelik belirtilerinin tamamını veya çoğunu yaşamıyorsanız merak etmeyin. Bazı kadınlar hamileliklerinin ilk dönemlerini kendilerini her zamankinden farklı hissetmeden ya da çok az bir değişiklikle geçirebilirler. Bu, mümkün olan her hamilelik belirtisini yaşayan kadınlardan daha fazla risk altında bulundukları anlamına gelmez.

      Fiziksel Değişiklikler

      Meydana gelen fiziksel değişikliklerden biri rahim, vajina, serviks ve vulvaya giden kan miktarında artış olmasıdır. Bu dokular hamileliğin ilk döneminde belirgin bir mavimsi veya morumsu renk alır. Birçok kadın bunu fark etmez. Ancak, doktor tarafından yapılan leğen kemiği muayenesinde ya da özellikle dikkatli bir eşleri varsa bunlar fark edilir. Açlık hissi tüm benliğinizi kaplamış olabilir. Karnınızda kemirici bir boşluk hissi saatlerce sürebilir. Yemek yediğiniz zaman bu histen ancak kısa bir süre uzaklaşabilirsiniz ama tamamen kurtulmanız mümkün değildir. Mesanenizi boşalttığınız zaman fazla miktarda idrar çıkmasa bile sık sık tuvalete gitme ihtiyacı duyarsınız. Önceleri bunun olası bir idrar yolu enfeksiyonu olduğunu veya çok fazla kafein almaktan kaynaklandığını düşünürsünüz. Ama son haftalarda korunmadan cinsel ilişkiye girdiyseniz içinizde bazı kuşkular belirebilir.

      Bulantı ve midenin altüst olması: Bunun kusma ihtiyacı duyma noktasına kadar olması gerekmemekle birlikte, gün ve gece boyunca gelip giden bir huzursuzluk hissedebilirsiniz.

      Göğüslerin ağrılı, ağır ve hassas olması: Göğüs uçları çok hassaslaşabilir ve kendini size hissettirecek dereceye kadar karıncalanabilir. Göğüs başı çevresinin rengi her zamankinden daha koyu renk alabilir. Göğüsleriniz adet dönemlerinizden hemen önceki gibi, hatta daha da rahatsızlık verici durumda olabilir.

      Az bir miktar vajinal kanama: Bu kanama regl kanaması kadar yoğun olmaz, yalnızca leke yapacak kadardır. Buna implantasyon kanaması adı verilir ve yeni döllenmiş yumurta rahmin kalınlaşmış, kaslı duvarına tutunduğunda meydana gelir. Hamileliğin en belirgin işaretlerinden biri zamanı gelen reglin olmamasıdır. Bir kadın, regl periyodunun uzunluğuna bağlı olarak, yumurtlamadan yaklaşık iki hafta sonra regl olur. Bazı kadınlarda hamilelikleri döneminde hafif bir regl olabilirse de bu pek yaygın değildir. Ağızda metalik veya asitli tuhaf bir tat: Bunu tarif etmek güçtür ama bu tat yaygın da olabilir ve bundan kurtulması çok zordur. Diş fırçalama ve güçlü aromalı ağız gargaraları bu tadı biraz gizleyebilir.

      Normalde olmayan sırt ağrısı: Sırt ağr]]>